Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Deprem Kuşu (2019) – Gördüğünüzün Ardına Bakın…

Deprem Kuşu, beyaz perdeye aynı isimli bir romandan aktarılmış bir yapım. Senaryoları romanlardan alınan yapımlar kalitelerini ya da farklılarını hemen belli ediyorlar. Bunun nedeni romanların senaristlere ya da yönetmenlere çok nitelikli malzemeler verebilmesi… Lucy Fly ya da Teiji karakterleri işte bu yüzden bu kadar sağlam. Biz sadece onların ekran yüzlerini görüyoruz. Aslında onların ardında aslen İngiltere doğumlu bir yazarın birikimi bulunuyor. Yazar Japon kültürüne o kadar ilgiliymiş ki üniversiteden sonra Japonya’da öğretmen ve aynı zamanda bir radyoda editör olarak çalışmış. Filmin Japon kültürünü bu kadar içten bir bakışla verebilme nedeni işte bu birikimde yatıyor. Kim bilir belki de yazar Lucy karakterinde kendisini anlatıyordu.

Yazının bundan sonrası tamamen filmi seyredenler için hazırlandı ve baştan sona kadar spoiler içeriyor.

Lucy Fly, Kendisini Bir Japon Olarak Görüyor

Öncelikle Lucy Fly’ın bu yönü üzerinde biraz durmak istiyorum. Lucy Fly kendisini Japonlı olarak görüyor. O Japonya’ya tesadüfen gelmiş birisi değil. Küçükken yaşadığı o üzücü olay sonrasında ailesi ona tavır almıştı. Lucy’nin zorunlu olarak tercih ettiği sessizlik onu çevresinden koparmıştı. Tüm bunlar onun daha küçük yaşta kaçma planı yapmaya başlamasına ve Japonca öğrenmesine neden olmuştu. İşte bu nedenle onun kendisini bir Japon olarak nitelemesi ve onun film boyunca Japon kültürünü içselleştirmesi bir görüntü ya da bir yanılsama veya aldatma değil; gerçeğin ta kendisi. Japonya onun için bir sığınak. Orada her şeyden kaçtığı ve tırnaklarıyla kazarak oluşturduğu bir hayatı bulunuyor.

Lucy Yaklaşan Tehlikeyi Hissediyor

O kalabalıklar içerisinde yaşasa bile aslında yaşamına hiç kimseyi almıyor. Onun Lily’le ilk karşılaştığı zaman arkadaşına gösterdiği tepkiyi böyle de düşünmek gerekiyor. Lucy çok zeki birisi. Onun Lily’i hayatına almak istememesinin asıl nedeni söylediği gibi ortak noktalarının olmaması değil. O derinlerde bir yerde onun Teiji’yi etkileme olasılığı bulunduğunun farkında. Arkadaşının onun için “Sıkı birisi” demesi onu daha endişelendirdi ve gözlerini bu yeni rakibine dikerek uzun uzun bakmaya başladı. Bir anda hayatına giren bu kişi yakın arkadaşlarından birisiyle şarkı söylüyor, diğerinin ilgisi çekiyordu. Bunlar hep bir tehlike çanıydı aslında ve inanılmaz içgüdülere sahip Lucy Fly tehlikenin geldiğini çok önceden görebilmişti.

Söylemeden geçmek istemediğim bir detay daha bulunuyor burada. Lucy “Artık kendimi buralı hissediyorum.” derken yüzü oldukça ciddi. Belki kendisiyle alaka en önemli bilgilerden birisini paylaşıyor ve kendisini anlamasını bekliyordu. Ama karşı tarafın bu içtenliğe verdiği cevap basit, yalın ve yüzeysel bir espriden ibaret. Lily olanca yalın ve sahte bir şekilde “Japon Lucy” diyor. Lucy’nin mimiklerini özellikle de gözlerini takip edelim. Gözlerini önce Lily’e dikiyor; yüzünde çok hafif bir gülümseme var. Karşı tarafın kendisini anlamadığını fark ediyor. Sonra bakışları ve mimikleri tamamen değişiyor. Karşısında yapay-yüzeysel bir gülümsemeyle sırıtmaya devam eden birisi var. Lucy’nin bu bakışların anlamı şu: “Bir saniye önce emin değildim ama senin artık ciddiye alınacak birisi olmadığını tamamen anladım.” Zaten az sonra Lucy’nin yüzünde belki bir saniyelik sahte bir gülümseme belirecek ve ardından hemen konuyu değiştirecek.

Ancak Lucy yine burada çok kritik bir detay fark ediyor. Az önce kendisini anlamayan, söylediği ciddi bir konuda kendisine sırıtarak cevap veren Lily şimdi tamamen ciddileşti. Yüzündeki alaycı ve yüzeysel ifadeler kayboldu. Lucy gözleriyle ona derin bir bakış atıyor ve bu değişimi ya da detayı kaçırmadığını gösteriyor. Demek ki o kendisiyle alakalı konularda gayet samimi ve ciddi konuşabiliyordu. Muhtemelen dil konusunda yardıma ihtiyacı olduğu için Lucy’ye şirin görülmeye çalışıyordu. Zaten Lucy’ye “Japoncayı iyi konuştuğunu duydum.” dediği anda sahte gülümsemesi tekrar ortaya çıkıyor. Lucy tabi ki o muhteşem sezgileriyle bunu da kaçırmıyor. Bu kısa konuşmada aslında Lucy, Lily’i tamamen çözüyor.

Lucy’nin Teiji Ve Lily’i Uzak Tutma Çabası

Lucy, az önce bahsettiğim gibi öz sezileri sayesinde Lily’nin güvenilemeyecek birisi olduğunu anlamış ve onu elinden geldiğince Teiji’den uzak tutmaya çalışmıştı.

Ancak Lily de tam aksine bir an önce onunla tanışmaya can atıyordu. Bu niyetini açık açık söylediği sahne şu: Lucy’nin yüz ifadesinin nasıl değiştiğini kaçırmayalım. Hatta soruya cevap vermeyerek geçiştirmek istiyor. Ancak Lily onunla tanışmayı kafasına koyduğu için ısrar ediyor. Ancak Lily tabir yerindeyse tam bir yılan. İstediği aldıktan sonra o sırıtan ifadesini geri çekip suyun yüzünde yavaş süzülerek oradan ayrılıyor. İşte o an Lucy nasıl bir hata yaptığını daha iyi fark ediyor.

Bu arada Lucy konuştuğu kişilerin yüzüne gözlerini bile kırpmadan bakan birisi. Karşısındaki kişinin her bir davranışını analiz ediyor ve koyduğu teşhislerde kolay kolay yanılmıyor.

O aslında en başında daha ilk görüşmelerinde Teiji’ye güvenmemesi gerektiğini hissetmiş ve bunu dillendirmişti bile. Ancak Lucy tüm bu hislerini bastırmayı ve görmezden gelmeyi seçti. Peki neden? Sadece Teiji’yi çekici bulduğu için mi? Şimdi biraz da bunu irdeleyelim.

Deprem Kuşu film incelemesinin devamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

1 Yorum Yapıldı. “Deprem Kuşu (2019) – Gördüğünüzün Ardına Bakın…

  1. izlediğim en saçma filmlerden biri. 2-3 defa deprem oluyor ve bi kuş sesi duyuluyor. o deprem kuşuymuş. Senaryo ile ilgisini göremedim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir