Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!
donnie-darko-ana-sayfa

Donnie Darko (2001) Film Analizi

Eğer beyin yakıcı, içerisine gizem ve detaylar barındıran ayrıca sonunda olduğunu anlamak için kafa yormanız gereken filmleri seviyorsanız doğru adrestesiniz: Donnie Darko!

Donnie Darko yardım almadan anlaşılması neredeyse imkânsız filmlerden bir tanesi… Film IBMD puanını sonuna kadar hak ediyor (IMDB=8.1) ve bence sinema tarihinin en farklı filmlerinden bir tanesi… Filmi izlemediyseniz yazının bundan sonraki kısmını filmi izledikten sonra okumanızı tavsiye ederim.

Donnie Darko’yu anlatmaya çalışmak kolay bir iş değil. Filmde kuantum fiziğinden, kader ve özgür irade konularına, toplumsal bozulma ve insan ilişkilerinden, din ve bilim ilişkisine kadar o kadar çok gönderme var ki bunların hepsine değinmek neredeyse imkânsız… 

Benim bu yazıda yapacağım şey sizin Donnie Darko’yu seyretmiş ve filmde neler olduğunu anlamaya çalışan bir izleyici olduğunuzu var sayarak filmin genel mantığını vermek olacak. Filmi konuşmaya kitabın ortasından başlamayı düşünüyorum; aksi takdirde ayrıntılarda boğulmamız kaçınılmaz. Yazıyı okudukça ne söylemek istediğimi daha iyi anlayacaksınız…  

Öncelikle filmde primary ve tangent olmak üzere iki farklı evren olduğunu bilmeniz gerekiyor.

Primary, yani birincil evren Donnie Darko’nun yaşadığı ve zamansal kırılma yaşanmadan önce hayatını sürdürdüğü evren; tanjant evren yani teğet evren ise; birincil evrendeki her şeyin birebir kopyalandığı ancak olayların farklı yaşandığı paralel evren…

Sizi şaşırtacak bir bilgi olabilir ama filmde olayların büyük çoğunluğu tanjant evrende geçiyor. Sparrow’un kitabından öğrendiğimiz kadarıyla tanjant evren oluştuğunda her zaman metalden oluşan bir yapay doku ortaya çıkmaktadır. Metal uçak motorunun sırrı da bu. Bu dev motor ikincil evrenin oluştuğunu gösteren en net işaret…

Ancak paralel evrenler oluştuğunda çeşitli kopyalama hataları olabilmektedir. Bu kez de bir kopyalama hatası meydana geliyor ve uçak motorlarından birisi tanjant evrende kalıyor. Bu fazlalık evrende büyük bir düzensizliğe yol açıyor ve düzeltilmezse Frank’ın söylediği gibi 28 gün sonra evren yok olacak. Bunu düzeltmenin tek yolu da büyük bir portal açarak bu fazlalığı birincil evrene göndermek…

İşte tavşanın yapmak istediği şey tam olarak bu… Donnie’yi bir şekilde o portalı açmaya hazır hale getirmek aynı zamanda onu bunu yapmaya ikna etmek veya mecbur bırakmak. Bu yolla da uçak parçasını birincil evrene getirerek kendi evrenini kurtarmak… Tavşan aslında bir rehber ve dost ya da düşman olması tamamen sizin olaya nasıl baktığınıza bağlı. Tavşan konusuna tekrar geleceğiz…

Burada Neden Donnie diye düşünebilirsiniz? Yani Donnie’yi özel yapan şey ne? Sparrow’un kitabını okuduğumuzda ikincil evren oluştuğunda random yani rastgele bir yaşam alıcısı seçildiğiniz öğreniyoruz. Donnie tam olarak tanjant evrenin oluştuğu yerde olduğu için onun seçilmiş olma olasılığı yüksek… Peki, neden seçilmiş bir kişiye ihtiyaç duyulmaktadır? Başta da söylediğim gibi kopyalama sırasında tanjant evrende dengesizlik oluşturan bir metal ortaya çıkmaktadır. Bu metalin birincil evrene gönderilmesini sağlamak için seçilmiş bir kişiye ihtiyaç var.

Bu seçilmiş kişinin artan güç ve zihin kontrolü, ateş ve suyu kontrol edebilmesi ya da telekinezi gibi olağanüstü güçleri var. Bu bağlamda Donnie’nin tavşanın yönlendirmesiyle yaptıklarına bu gözle bakabilirsiniz.

  • Baltayla okul borusunu patlatmak ve onu bronz heykele saplamak (güç kullanımı)
  • Evi yakmak için ateşi kullanması (ateş kontrolü)
  • Okulu su altında bırakması ve sudan bir portal inşa etmesi (su kontrolü)
  • Uçak motorunu koparması ve zaman portalına göndermesi (telekinezi gücü)

Donnie bu güçlerinin ve diğer evrenin varlığından baştan beri haberdar değil. Tavşanın rehberliğinde ve yavaş yavaş her şeyin farkına varıyor.

Tavşan kim?

Tavşan alternatif evrende ölen ve Donnie ile irtibat kurarak kendi evrenini kurtarmaya gelen bir kişi. Sadece seçilmiş kişi onu görebilir ve konuşabilir. Tavşanın oldukça özel güçlerinin olduğunu görebiliyoruz. Alternatif evrende ölen Frenk, Donnie’ye rehberlik yapmak için zaman yolculuğu yapıyor ve zamanda geriye geliyor. İlk yaptığı şey Donnie’nin üzerine uçak parçası düşmeden onu uyandırmak oldu ve aslında bu yaptığı şey zamanda bir kırılmaya yol açtı. Bu andan itibaren seyrettiklerimizin hepsi zaman kırılmasıyla oluşan alternatif evrende geçmekte. Filmin sonlarına doğru aslında şoförünün Frenk çıkması ve Donnie’nin onu silahla gözünden vurarak öldürmesi bir çeşit paradoks olarak da görülebilir. Frank, Donnie onu vurduğu zaman aslında tavşana dönüşüyor ve zamansal yolcuğu başlıyor. Bu durum seyrettiğimiz evrenin tanjant evren olduğunun da bir kanıtı.

Burada yönlendirilmiş yani manipüle edilmiş ölülerden de bahsetmek gerekiyor. Yaşam alıcısıyla yani bu döngüde Donnie Darko ile bağlantılı olan ve tanjant evrende ölen herkes yönlendirilmiş ölü haline geliyor. Donnie’nin tanjant evrende ölen kız arkadaşı da bunlardan birisi ve aynen tavşan gibi onun da Donnie’yi biraz bir biçimde yönlendirmeye çalıştığını söyleyebilirim. Filmde her geçen dakika daha da zeki hale gelen Donnie bunu bir yerde fark ediyor ama emin olamıyor (ormanda konuştukları ve şişman adamı gördükleri sahne).

Bu arada Donnie ile irtibatlı olan neredeyse herkesin onu kaderine doğru yönlendirdiği ve onun evreni kurtarmak için olması gereken kişi olmaya doğru ittiğini söyleyebilirim. Filmde tüm bu olayların kadere gönderme yaptığı da çok açık. Donnie kendi seçimini mi yapıyor yoksa yaşadığı her şey onu sonu ölüm olan seçimi yapmaya mı zorluyor? Kaderin her şeyi hatta Donnie’nin özgür iradesiyle altığı her kararı da kapsayan bir yönünün olduğunu kavrayamayanlar bu soruya mantıklı bir cevap veremezler. Donnie tabi ki ölüm kararını kendisi aldı; ancak bu kararı alırken yaşadıkları onu yönlendirdi ve tüm bunlar tavşanın ve diğer yönlendirilmişlerin planının bir parçasıydı.

Örneğin Frank, Donnie’ye okuldaki su borularına zarar verdirmeseydi ve okul tatil olmasaydı Donnie, ona kız arkadaşı olması için soru sorma fırsatı bulamayacaktı. Ya da eğer Jim’in evi yanmasaydı Ms. Farmer onun mahkemesine gitmeyecek ve Donnie’nin annesi evden ayrılmak zorunda kalmayacaktı. Eğer ayrılmasaydı ev partisi de olmayacaktı… Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Tüm bunlar rastlantı değil tam aksine yönlendirmeydi.

Tavşan Frank, Donnie’yi öyle geri dönülemez bir pozisyona soktu ki Donnie’nin artık tek yapacağı şey portalı açmak ve kız arkadaşının hayatta olduğu o ana geri dönmekti… Kendisinin zaten çekilmez olduğunu gördüğü bu dünyada hayatta kalmasının bir anlamı kalmamıştı. Donnie yapayalnız kaldı ve aynı zamanda bir katile dönüştü. Tavşan Frank rolünü o kadar iyi oynadı ki Donnie sonunda kendi isteğiyle portalı açtı ve ikincil evren kurtulmuş oldu.

Şimdi epeyce akıl karıştırabilecek bir başka soru üzerine düşünelim.

Tanjant evreninin düzene girmesi için Donnie’nin ölmesi gerekiyor muydu?

Bu sorunun net cevabı şu: Hayır, onun ölmesi gerekmiyordu. Donnie ölmeyi kendisi seçti ve son gülümsemesi ile ölümden artık korkmadığını gördük. Tanjant evrenin kurtulması için motorun portaldan geçerek birincil evrene gelmesi yeterliydi. Ancak Donnie, yaşadığı dünyanın en kötü taraflarını gördüğü ve tecrübe ettiği için ölmeyi seçti. Aksi takdirde yataktan kalksa ve diğer odalara kaçsaydı hiçbir şey değişmeyecekti ve yaşamaya devam edecekti. Zaman yolculuğunu anlatan kitabın yazarı olan ve herkesin deli sandığı bayan Sparrow da muhtemelen tanjant evreni kurtaran seçilmişlerdendi ve onun hayatta olması da Donnie’nin ölmesinin gerekli olmadığını gösteren ip uçlarından birisi.

Son sahnede gördüklerimiz bazı kişilerin özellikle kötü bir hayatı olanların asla yaşanmayan 28 günlük sürede yaşananları birer rüya olarak hatırladıklarını gösteriyor. Frank’in gözüne dokunması, Gretchen’in Donnie’nin annesine bakması ve ona el sallaması, ayrıca diğer karakterlerin yaşadıklarını hatırlama belirtileri göstermesi onların tüm olanları bir tür rüya gibi anımsadıklarını gösteriyor.

Şimdi de filmde yer alan ince göndermelere ve detaylara göz atalım.

Uçaktan kopan parçanın nereden geldiğini hiç kimse bilemiyor. Bunun nedeni bu parçanın birincil evrenden gelmesi… Frank’in, Donnie’yi uyandırdığı ve onu kurtardığı andan itibaren zaman kırılması yaşandığını, ikincil evrenin oluştuğunu ve bu seyrettiklerimizin tanjant evrende geçtiğini unutmayalım.

Beden öğretmeni olduğunu öğreneceğimiz Ms. Farmer’ın filmin sonuna kadar çizgisini bozmadığını ve sahtekâr Jim’in hayranlarından birisi olduğunu görmekteyiz.

İngilizce öğretmeninin davranışlarını analiz ettiğimizde onun Donie’den hoşlandığını ve ona ilgi duyduğunu anlıyoruz.

Herkesin deli sandığı ama zaman yolculuğu yapmış ve bunu kitabında anlatan Sparrow’un posta kutusuna gidiş gelişlerinin filmin sonunda yaşanılan kaza sahnesiyle bir tesadüf olmadığını anlıyoruz. Eğer yaşlı kadın yolda olmasaydı Donnie’nin kız arkadaşı ölmeyecek ve Donnie portalı açmaya karar vermeyecekti. Yaşlı kadının Frank’in ölümünden sonra Donnie’nin yanına giderek ona “Fırtına yaklaşıyor, acele etmelisin!” demesi bile her şeyi bildiğinin bir kanıtı.

Frank baştan sona kadar Donnie’yi yönlendiriyor. Bunun sayısız örneği var. Örneğin sinema salonundaki bu cümlesi: “ Ben istediğim her şeyi yapabilirim sen de öyle!”

Tüm öğretmenleriyle fikir ayrılıkları yaşayan Donnie, sınıfta geçen konuşma sahnesinde Ms. Farmer’ı rezil ediyor. Hayattaki sayısız değişkenin göz ardı edilerek her şeyin korku ve sevgi ile açıklanması sahtekar Jim’in bir felsefesi ve Ms. Farmer da onun adeta esiri olmuş; Donnie’nin söylediklerini anlamak bir yana dinlemiyor bile.

Herkesin küçümsediği şişman kız aslında Donnie’ye aşık ve onu seviyor. Donnie bunu filmin sonlarına doğru anlayabilecek.

“Tüm yaşayanlar yalnız ölür…” Aslında gözden kaçan bu cümle filmde Donnie’nin zihinsel yolculuğunda çok önemli bir yere sahip. Donnie yalnız olmak ve yalnız ölmekten çok korkan birisi. Bunu çok başarılı terapisti ortaya çıkarıyor. Terapist o kadar başarılı ki onun en derin korkularını bile açığa çıkarabiliyor.

Donnie’nin terapistle olan konuşmalarında onun korkularını ve yaratıcıya olan inanç ya da inançsızlığını görüyoruz. Donnie “Eğer herkes yalnız ölüyorsa, Tanrı’yı aramak saçmalık!” deyince terapist bu seni korkutuyor mu, diye soruyor. Donnie yalnız ölmekten korktuğunu söylüyor. Ama filmin sonundaki tercihten ve huzur içindeki gülüşünden onun artık yalnız olmaktan korkmadığını görmekteyiz.

Karnından bir tür ışığın çıktığı sahnede Donnie, insanların nereye gideceklerini görmeye başlıyor. Öncelikle gördüğü şeyin ne olduğuna tam olarak anlam veremeyen Donnie bunun ne olduğu fizik öğretmeniyle yaptığı konuşmada anlayıveriyor. Bu gördüğü uzay zamanda ilerlemeyi gösteren bir birim ölçüsü…

Orman sahnesinde çok kısa bir süre görünen şişman adam büyük olasılıkla Donnie’den şüphelenen ve onu gözetleyen bir polis elemanıdır.

Dikkatle dinlerseniz sahtekar Jim’in söylediklerinin altının dolu olmadığını, onun insanların gözünü boyadığını anlayabilirsiniz. Ancak ironik bir şekilde toplum onun söylediklerini çok önemseniyor. Burada, propoganda dehası sayılan Joseph Goebbels’in meşhur sözünü hatırlatmakta yarar var. “Büyük bir yalan söylerseniz ve bu sürekli tekrar ederseniz bir süre sonra insanlar buna inanmaya başlayacaktır.” Jim, aslında bir sahtekâr ama yalanlarını o kadar tekrar etmiş ki bu yalanlarına eğitimciler bile inanıyorlar. Ancak Donnie kısa konuşmasıyla Jim’i yerle bir ediyor. Çünkü bin tane yalanı silmek için bir doğru yeterlidir. Donnie’nin yaptığı şey tam olarak bu.

Bu arada bu sahnede Jim’in kendisini savunmak için kullandığı yöntem hayli ilginç. Donnie karşısında nakavt oluyor ama kendisini kurtarabilmek için son bir hamle deniyor ve onu karalamaya çalışıyor. Alt edilemeyen düşüncelerin karalanması ve düşman ilan edilerek yok edilmeye çalışılması tarih boyunca hep yapılagelmiştir. Bu sahnede bunun tipik bir örneğini görüyoruz.

Donnie ve öğretmeninin konuştukları sahne kader ve özgür irade arasındaki ilişkinin sorgulandığı anlardan birisi. Filmin sonunda Donnie seçimini kendisi yaparak özgür iradenin zaferi ilan edilmiş gibi görünse de ben Donnie’nin yaptığı bu seçimi ne kadar kendi iradesiyle aldığı konusunda soru işaretleri olduğunu söyleyebilirim. Çünkü tavşanın kusursuz planının ve yönlendirilmiş ölüler ve yaşayanların onu bu seçime mecbur bıraktığını da gözden kaçırmamak gerekiyor.   

Donnie, Tanrı zamanı kontrol ediyorsa her şey önceden belirlenmiş demektir, diyerek insanların kaderin belirlediği yolda ilerlemek zorunda kaldığını anlatmaya çalışır. Sorgulamaya devam eder ve eğer yolu görebilseydin geleceği de görebilirdin, değil mi diye sorar. Ancak fizik öğretmeni burada Donnie’nin çelişkisini ortaya koyar. Seçim olması bile kaderin seni zorladığı bir yolun olma olasılığını ortadan kaldırdığını söyler.  

Frank sinema sahnesinde Donnie’yi, Jim’in evini yakması için yönlendirmektedir. Ev yandıktan sonra ortaya Jim’in yaptığı iğrenç işler ortaya dökülür ve Donnie artık tavşana tamamen güvenmeye başlar. 

Eddie, Donnie ile bahçede konuştuğu sahnede harika bir baba olduğunu gösteriyor. Oğlunu çok iyi anlıyor ve yaptığı tespitler tamamen doğru. Aynı şekilde Donnie’nin annesi de yaşanılan onca olumsuzluğa rağmen oğlunu asla yalnız bırakmadı ve onu hep destekledi. Donnie aile yönünden çok şanslı birisi.

Donnie, yine tavşanın yönlendirmesiyle Sparrow’a mektup yazar. Bu mektubun içeriğini filmin sonlarına doğru öğrenmekteyiz.

Donnie’nin terapistinin inanılmaz başarılı olduğunu ve Donnie’nin durumuyla ilgili doğru tespitler yaptığını görüyoruz. Örneğin şu cümlesi Donnie üzerinde çok etkili oldu: “Dünya yok olursa sadece sen ve o kalırsınız…”  Donnie’nin yalnızlıktan korktuğunu biliyor ve ona buradan yaklaşıyor. Terapistin onun ateist değil agnostik olduğunu söylemesi ve Donnie’nin onu tasdik etmesi de oldukça önemli. Filmin sonundaki rahatlığının nedenlerinden birisi de bu… Artık yalnız olmadığını iyi biliyor.

Sparrow deli olduğu düşünülen bir kadın. Onun deli olmadığını, önceden öğretmen olduğunu; zaman yolculuğuyla ilgili kitap yazdığını ve sonrasında insanlar tarafından anlaşılmadığı için kabuğuna çekildiğini biliyoruz. Filmin sonunda Donnie ile konuştuğunda her şeyin gayet farkında olduğunu gördük.  Burada ironik olan zeki ve oldukça akıllı bir kadının deli olarak nitelenebilmesi. Demek ki toplumlar tam olarak anlayamadıkları kişileri dışlamanın bir yolunu buluyor ve onu karalayabiliyorlar. Aslında Donnie karşısında rezil olan Jim’in Donnie’ye yapmaya çalıştığını toplum Sparrow’a yapmış.

Filmin sonunda gördüğümüz görüntüler bize her şeyin başa sardığını göstermektedir. Bu durumda Son 28 gün hiç yaşanmamış oldu.

Donnie Darko filminin analizini 25. Kare Youtube kanalından görsel olarak da seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir