Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!
gone girl

Gone Girl (2014) – Kayıp Kız Film Analizi

Kayıp Kız, aniden ortadan kaybolan bir adamın karısına ulaşma çabalarını anlatmaktadır. Ancak bu filmin sadece görünen yüzü. film ilerledikçe sosyal hayatta karşılaşılan birbirinden çarpık ilişkilere muhteşem dokunuşlara şahit olacaksınız.

1. Çocuk sahibi olmak istemeyen Nick mi yoksa Amy mi?

Nick ve Amy

Amy’nin günlüğünde çocuk istemeyen kişinin Nick olduğu geçmektedir. Ancak Nick kız kardeşine bebeği istemeyen kişinin Amy olduğunu söyler. Peki bunlardan hangisi doğru?

Hastalık derecesinde takıntılı birisi olan Amy’nin evliliğini kurtarmak için bebek istemesi onun karakterine uygun davranış biçimi değil; çünkü Amy artık Nick’in değiştiğini ve evlendiği adam olmadığını düşünmektedir. Bu durumda sadece evliliğini kurtarmak amacıyla onun çocuk istemesi psikopat bir Amy’nin asla düşmeyeceği bir zayıflık. İçerisinde bazı doğrular olsa da Nick’i kötülemek için yalanlarla doldurduğu günlüğündeki bu kısmın doğru olmadığı açık. Amy’nin Nick’le olan sorunları henüz yeni eve taşınmadan önce başlamıştı. Dolayısıyla eve taşındıkları zaman onun çocuk istemesi söz konusu olamaz. Çocuğu istemeyen kişi Amy’dir.

Filmin sonunda final sahnesinde Amy çocuk istemekte ve boşanmak isteyen Nick’i kendisine onunla bağlamaktadır. Burada kaçırmamamız gereken nokta filmin sonundaki Nick’in artık Amy’nin istediği kişi haline dönüşmesi. Halbuki Amy ortadan kaybolduğu gün kocasına oldukça aşağılayıcı sözleri yakıştırmaktaydı. Amy final sahnesinde kendisinin zafer kazandığını; onu kendi seviyesine çektiğini ve daha zeki hale getirdiğini düşünmektedir. Bu kanıya izlediği televizyon programında kesin olarak varmıştır. Aksi olsaydı Nick’e asla geri dönmezdi. Uğruna savaş verdiği hatta katil olduğu Nick’i artık kaybedemez. Filmin sonunda onun çocuk isteme nedeni işte bu.

2. Nick, Amy’e hiç dokunmadığını söylerken ondan çocuğu nasıl oldu?

Amy ve Nick eve ilk taşındıklarında test için kliniğe gitmişlerdi ve bu sırada Nick’in spermi alınmıştı. Bu spermin belli bir süre saklandığını ona gelen mektuptan anlıyoruz. Amy büyük olasılıkla doktorlarla anlaştı ve bu spermi kullanarak hamile kaldı.  

3. Amy gerçekten kendini öldürecek miydi?

Evet; Amy ilk yaptığı planlamasında kendisini öldürmeyi düşündüğünü söylemektedir. Kusursuz bir iş çıkarmak isteyen Amy kendi cesedi bulunamazsa Nick’in cinayetle suçlanamayacağını, suçlansa da bunun kanıtlamayacağını iyi bilmektedir. Ancak takvim planlamasında bu eylemi sürekli ileriye attığı ve sonunda da onu takvimden çıkardığı görülmektedir. Amy ölümden vazgeçme nedenini kaldığı oteldeki kişilerle konuşurken şöyle anlatır: “Kötü olan ben değilim. Ben neden öleyim!”

4. Amy baştan beri bir psikopat mıydı yoksa sonradan mı bir psikopata dönüştü?

Amy en baştan beri sadece kendisini düşünen; kendisini çevresindeki herkesten daha üstün ve zeki gören birisiydi. Dikkat ederseniz hiçbir arkadaşı yok. Kendi planı için kullandığı kadını anlatırken ona hakaret ediyor. Kendi anne ve babası hariç onu seven hiç kimse bulunmuyor. Hatta onların bile Amy’yi gerçekten sevip sevmedikleri net değil. Amy kaçtığı zaman kendi anne ve babasının ne düşüneceğini umursamıyor bile. Bu arada Amy’nin önceki sevgilisine yaptıkları onun bu narsist, çıkarcı ve tehlikeli karakteri baştan beri taşıdığını göstermekte. Ayrıca sebebi ne olursa olsun kendisine yardım eden bir kişiyi gözünü bile kırmadan öldürmesi onun ne kadar tehlikeli bir psikopat olduğunu gösteriyor.

5. Her şeyi en ince noktasına kadar kurgulayan Amy parasını çaldırmak gibi bir hatayı nasıl yaptı?

Amy’de var olan erkek düşmanlığının ve diğer insanların zekâsını küçümsemesinin onun bu hataya düşmesine neden olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü o, bu kadını hiçbir zaman bir tehdit olarak algılamadı. Onu evine aldı; onunla yakınlaştı ama onu bir tehdit olarak görmedi. Onun yerine bir erkek olsaydı bu hataya asla düşmezdi.  Otel odasına geldiklerinde erkeğin bu kadını ayarttığını düşündü ama durum tam tersiydi. Kadın bu sözleriyle aslında ne kadar zeki olduğunu ve Amy’yi çözdüğünü anlatıverdi. Amy en başta bu kadına karşı gardını düşürmeseydi belki bu hataya düşmeyecekti. Sonuç olarak Amy bu kadının ne kadar tehlikeli olabileceğini hesap edemedi; tehlikeyi fark edip kaçmak istediğinde diğer kadın yine ondan önce hareket etti ve Amy otelden ayrılmadan önce onu yakalamayı başardı. 

6. Dedektif, Amy’nin hikâyesine gerçekten inandı mı?

Hayır; dedektif Amy’nin hikâyesine inanmadı. Dedektif gerçekten işini iyi yapan birisi. Amy’nin hikâyesindeki çelişkilerden onu yakaladığını ve ona inanmadığını bu bakışlardan anlıyoruz. Onu sıkıştıracak sorular soruyor ancak Amy bu sorulardan ustalıkla kaçıyor. Amy çok zeki birisi ve onun kendisine inanmadığını anladıktan sonra akıllıca hamleler yaparak onu susturmayı başarıyor. Filmin sonunda her şeye rağmen Nick ile görüşmesi Amy’e değil Nick’e inandığını göstermektedir. Ancak dedektif, FBI dosyayı kapattığı için elinin kolunun bağlı olduğunu söyler. 

7. Nick, Amy’e şiddet uyguladı mı? 

Nick’in Amy’den boşanmak istediğini, artık onu sevmediğini ve evliliklerinin yürümediğini net olarak biliyoruz. Ancak onun eşine şiddet uyguladığı doğru değil. Örneğin sorgu sahnesinde Nick savunmasının sadece gerçekler olacağını söyler ve dedektifin sorularına içtenlikle cevap verir. Ancak eşine şiddet uyguladığı söylendiğinde nasıl itiraz ettiğini görebilirsiniz. Filmin son sahnesinde Nick, Amy’nin başını duvara vurmakta ancak bu durumu tüm yaşadıklarının üzerine bir de tehdit ve şantaj görmesi sonucu bir tür sinir boşalması olarak değerlendirebiliriz.

8. Senaryoda tam olarak açıklığa kavuşmayan noktalar var mı?

Amy’nin Desi’nin evindeki kamera kayıtlarını silip silmediği karanlık bir nokta. Amy ifadesinde Desi’nin kendisini zorla kendi evine götürdüğünü söylüyor. İfadesinde söz ettiği kavgayı ve akan kanı da düşünürsek kendisinin baygın ya da en azından bağlı olarak götürülmesi gerekiyor. Kamera kayıtlarında onun eve zorla getirilmediği ve eve Desi ile birlikte girdiği görülebilir. Ve bu kayıt onun tüm hikâyesini çökertir. Her şeyi düşünen Amy’nin kayıtları düşünmemesi söz konusu bile olamaz. Ancak filmde bununla ilgili hiçbir ipucu yok. 

Şimdi diğer sorulara nispeten daha zor bir sorunun cevabını arayalım.

9. Nick; kendi kız kardeşi Margo ile duygusal (ensest) bir ilişki mi yaşıyordu?

Filmin başındaki bar sahnesinde Nick ve Margo’nun kardeş olduğunu henüz bilmiyoruz. Bu ikilinin kardeş olduğunu o an bilmediğimiz için bar sahnesi boyunca “Acaba bu ikili arasında nasıl bir ilişki var?” sorusu zihnimizi meşgul ediyor ki bu belki de yönetmenin tam olarak istediği şey. Çünkü film boyunca bu soru bizi hep meşgul edecek.

Nick’in ona sürekli hediye aldığını görüyoruz. Hediyelerin doğru seçilmemesi önemli değil; Nick kendi karısı için bile doğru hediyeyi seçemiyor. Nick aynı yerde çalıştığı ve her gün görüştüğü kendi kız kardeşine neden sürekli hediye alma ihtiyacı hisseder? Bu durum aklımızda bir soru işareti meydana getiriyor.

Nick, Margo’dan kendisi için bir içki hazırlamasını ister; ancak o masaya iki bardak koyar. Yönetmen bu durumu yakın planda çekerek bize özellikle göstermektedir.

Karakolda Nick’in babasının polis merkezinde sarf ettiği sözlerin Nick’in karısına yönelik olduğunu düşünüyoruz. Acaba gerçekten onu mu kastediyor? Nick bu sözler üzerine çok sinirleniyor ve onu konuşturmuyor bile. Karısını zaten çok sevmeyen ve boşanmak isteyen Nick neden bu kadar sinirleniyor ? Onu bu kadar geren şey ne olabilir? Acaba babasının bahsettiği kişi Margo mu? Nick’in arabada ona bu kadar düşmanca bakma nedeni onun Amy’yi sevmemesi mi? Amy’i kendisi bile sevmiyor; bu bakışların başka bir nedeni olmalı.

Amy’nin anne ve babası konuşma yaptığı sırada Nick, Margo’ya bir bakış atar. Bu sırada Margo hafif telaşlanır ve gözlerini ondan kaçırır. Margo’da herkesin içinde bana neden bakıyorsun, der gibi bir yüz ifadesi görürüz. Ayrıca Margo’nun adeta onu yönettiğini ve yönlendirdiğini de görüyoruz. Onun avukata gitmesini de Margo istemişti.

Amy’nin bıraktığı ilk ipucunda Amy’nin sözleri Nick’in öğrencisini anlatıyordu. İkinci ipucundaki sözlerde Nick’in kendisi, sevgilisi ve Amy vardı. Ancak benim en çok dikkatimi çeken III. ipucu oldu. Bu sözlerde anlatılan ve cezalandırılması gereken yaramaz kız kim olabilir? Bu notta bahsedilen hediyeler Amy’nin bahçesindeki odunluktan çıktı. Amy ortaya çıkmasaydı büyük olasılıkla o da ceza alacaktı. Her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünen Amy neden Margo’nun da cezalandırılmasını istedi? Bunun nedeni büyük olasılıkla Nick ve Margo arasındaki ilişkiyi fark etmesiydi.

Margo, Amy’nin bu malzemeleri neden kendi odunluğuna sakladığını önce anlamaz. Ama bir anda onun neden kendi odunluğunu seçtiğini anlayıverir. Burada cümlesini tamamlamaz ama söyleyeceği şey büyük olasılıkla şuydu: “Onun ilişkimizi bilmediğini sanıyordum.” Nick ona bakarak “Ben de aynı şeyi düşünürdüm.” der.

Nick bu yardım partisine geldiğinde Margo ile olan bakışmaları aralarındaki ilişkinin farklı boyutları olduğunu ortaya koymakta. Nick bakışlarıyla ona kendine gelmesini söyler; Margo da bakışlarını çekerek uzaklaşır. Ancak onu uzaktan da olsa izlemeyi ihmal etmez.

 Amy’nin cenaze kaldırıldığı gün evde içki alırken gördüğümüz bakışları bence sadece Nick’in yüzündeki gülümsemeyi fark etmesi nedeniyle değil. Annesi ölen birisi nasıl böyle sırıtabilir? Ama onunla birlikte sırıtabilen birisi daha var: Margo. Annesinin ölümü belki de onların daha rahat görüşmesini sağlayacak ve gülümseme nedenleri de bu. Amy gibi zeki birisinin bunu fark etmemesi düşünülemez ve bakışlarıyla bunu fark ettiğini ima ediyor.

Margo’nun Nick’i evde sevgilisiyle gördüğünde verdiği tepkiler net olarak kıskançlık içermekte. İlişkinin bir buçuk yıldır devam ettiğini öğrendiğinde “Bana bir buçuk yıldır yalan mı söylüyorsun?” der. Nick’in cevabı şu olur: “Eğer sana söyleseydim sen ve benim ilişkimiz biterdi.” İlk bakışta Nick’in bahsettiği bu ilişkinin abi-kardeş durumu olduğunu düşünüyoruz ama aralarında oldukça farklı bir şeylerin olduğu net. Margo’nun Amy’den hoşlanmadığını düşürsek onun bu kıskançlık tepkilerini sadece abisini korumak için verdiğini düşünmek oldukça eksik bir yorum olur. Margo az önce gördüğü kızdan kıskançlık ve sinirle bahetmektedir. Evet onun Nick’i koruma içgüdüsünün yanında kıskançlık belirtileri gösterdiği de açıkça görülmektedir. Nick’i o gece evine gönderir ve orada kalmasını istemez.

Margo bir başka sahnede onu sevdiğini ve ne olursa olsun yanında olduğunu söyler. İstediği şey aynı cümleyi ondan da duymaktır. Ancak Nick bunu anlamaz ve Margo bunun üzerine kızgınlık ve üzüntüyle evden ayrılır.

Hediyeden çıkan not; Nick’in görülmeden hareket ettiğini düşündüğünü ama yanıldığını belirtmektedir. Amy onun öğrencisi ile olan ilişkisini diğer kartlarda zaten söylemişti. Margo’nun evinden çıkan bu kart ilişkinizi biliyorum anlamına gelmektedir.

Televizyon programında Nick ve Margo’nun tüm vakitlerini barda geçirdikleri ve ikizlerin birbirini ayartabileceği söylenmektedir. Amy televizyonda bu imalı sözleri duyar duymaz Margo’nun arka bahçesindeki malzemeleri polise ihbar eder. Amy bu ihbarı yapmak için neden bu sözleri duyuncaya kadar bekledi? Televizyonda onların ensest ilişki yaşadıkları imasını duyar duymaz bu ihbarı yapması onun Margo’nun sadece cinayet ortaklığı ile suçlanmasını amaçlamadığını aynı zamanda bu ilişkinin toplum tarafından duyulmasını da hedeflediğini göstermektedir.

Margo bir diğer sahnede Nick’in kahverengi eve dair hayalini Amy’e anlatması karşısında şaşkınlık yaşar. Amy’i kendisiyle kıyasladığı açıktır.

Margo, Amy ile yaşamak zorunda kalan Nick’in bu kararını gözyaşları içinde karşılar. Bu karar sonrasında gerçekten yıkıldığı görülmektedir. Onu bu kadar yıkan ve gözyaşlarına boğan şey nedir? Margo’nun şu cümleleri aralarındaki ilişkinin aslında çok farklı bir duygusallık taşıdığını göstermektedir.

“O yaratıkla evcilik oynamanı seyredemem.” / “Onunla yaşamak istiyorsun. Kalbimi kırıyorsun.”

Filmde toplum içerisindeki çarpık, yüzeysel, çıkarcı ve bozuk ilişkiler; ikiyüzlü ve sahte insanlar anlatıldığı gibi aynı zamanda ensest ilişkinin varlığına da ustaca değinilmiştir.

Gone Girl / Kayıp Kız filminin görüntülü anlatımını / analizini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

    1. Harika bir kritik. Margo ve Nick detayını fark etmemiştim (belki de fark etmek istemiyordum) halbuki filmde defalarca vurgulanmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir