Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

NETFLIX – DARK SEZON 3 – Final İncelemesi

Dark’ın sezon finaline nihayet kavuştuk. Beklendiğine değdi mi? Farklı görüşler olacaktır ama genel olarak sağlam bir finaldi diyebilirim. Eleştirilerim olacak. Biraz sonra bahsetmeyi düşünüyorum… Bu, final sezonuyla alaka ilk yazı olacak. Daha sonra detay çalışmaları hazırlamak istiyorum. Üç sezonu birden bir yazıda konuşmak haksızlık olur diye düşünüyorum.

Bu yazının baştan sona spoiler içerdiğini hatırlatayım.

Ne Umduk Ne Bulduk?

Fragmanlardan ve önceki sezonlardan hareketle yapılan çoğu teori ki benim söylediklerim de buna tabi ki buna dahil çöpe gitmiş oldu. Buna şaşırdım mı? Hayır şaşırmadım. Çünkü Dark’ta değişken sayısı çok fazlaydı ve yapımcıların neyi tercih edeceğini tahmin etmek çok zordu. Örneğin göl kenarında öldürülen kadının Katharina olacağını söylemiştim. Onu öldüren kişinin de annesi… Hatta Katharina’nın annesini kendi kızı olduğunu söyleyeceğine, kadının da buna inanmayıp onun deli olduğunu düşünebileceğini falan söylemiştim. Bu tamamen doğru çıktı. Zaten bunları fragmanlardan ve kendi resmi sitelerinden yapılan paylaşımlardan yorumlayarak aktarmaya çalışmıştım.

Fragmanlardaki Adam’ı görünce ben birden çok Adam olduğunu düşünmüştüm ama bu tamamen yanlış çıktı. Adam farklı görünüyordu çünkü yaşlanmaya devam ediyordu. Diğer taraftan Adam’ın döngüyü kıramayacağını ve her şeyin baştan başlayacağını söylemiştim. Bu çoğu izleyicinin beklentisiydi zaten. Aslında bu ön görü tamamen yanlış çıkmadı. Yaşlı Claudia gerçekten de hem Eve’in hem de Adam’ın üzerinde bir oyun kurgulamış. Ben soru cevap videoları 5’te Claudia’nın Adam’ın hamlesinden öte planları olabileceğini söylemiştim.

Her neyse… Bunları bir tarafa bırakabiliriz. Teoriler üzerinde konuşmak güzeldi. Yanlış ya da doğru çıkmaları değil diziyi konuşmak çok zevkliydi bence.

Şimdi sezon 3’le alakalı somut şeyler konuşabiliriz.

Karanlık Atmosfer

Finalle alakalı sanırım çoğu kişinin ortak eleştirisi karanlık atmosfer olacaktır. İlk iki sezonda seyrettiğimiz aydınlık ortamlarda geçen sahneler  bu sezonda gerçekten de çok azdı. Bunun nedeni tabi ki kıyamet sonrasında oluşan o atmosferdi ya da 1800’lerde ortanca Jonas ve diğerlerinin uğraştığı o zaman makinesini ya da tanrı parçacığını yapmaya çalıştıkları ortamın böyle karanlık bir atmosferi istemesiydi… Ancak nedeni ne olursa olsun sonuç olarak  bu kadar karanlık atmosferin bizi boğduğunu söyleyebilirim.

Sorularımıza Yanıt Bulduk Mu?

Sorularımızın çoğuna yanıt bulduk. Yanıt bulamadığımız sorular da oldu gibi görünüyor. Ancak bunlara doğrudan cevap verilmemesinin de bir nedeni var. Ben cevapsız sorular için ayrıca bir video hazırlamayı düşünüyorum. Bu yüzden bunlara değinmeden şu an için geçiyorum.

Simetrik Evrenler

Simetrik evrenlerde yaşananları seyretmek güzeldi ancak tabi ki ilk bölümler gibi heyecan vermedi bana. Orada aslında zamanlar, mekanlar ve şahıslar değişse bile aynı olayların yaşandığı gördük. Hem Eve hem de Adam’ın attığı adımlar sadece düğümü sıkılaştırıyordu. Her ikisinin motivasyon kaynağı tamamen farklıydı, amaçları farklı gibi görünüyordu ama sonuç değişmiyordu.  Dünyaların ölümü kaçınılmazdı. Adam Eve’dan; Eve da Adam’dan tamamen haberdardı. Birbirlerinin ne yapmaya çalıştıklarını iyi biliyorlardı aslında.

Bu arada ilk sezonda Noah’dan ve Adam’dan sıkça duyduğumuz ışık ve gölgenin neyi temsil ettiğini de anlamış olduk. Eve kendi tarafını ışık olarak adlandırıyordu. Zaten simetrik tarafta görülen kapının üzerinde de ışıkla alakalı bir yazı vardı.

Döngülere Yapılan Müdahaleler

Bu arada simetrik evrenler diye bilerek söyledim çünkü aslında bizler sadece iki olası evreni seyretmedik. Dünyaların kesiştiği noktalarda yani bir dünyanın diğerine müdahale ettiği anlarda bir çeşit zamansal makas oluşuyor. Tren yollarında rayları ayıran makaslar gibi düşünebiliriz bunu (s3b6). Örneğin bir makas anında simetrik genç Martha ortanca Jonas’ı kıyametten kurtarıyor ve diğer evrene alıyor. Ancak aynı anda başka bir makas olayı daha yaşanıyor ve farklı bir gerçeklik daha oluşuyor. Bu kez simetrik Marta Jonas’ı kurtarmıyor. Bartosz’un müdahalesi döngü içerisinde bir kırılmaya yol açıyor. Ancak bunların döngüye dahil olduğunu ve yaşananları değiştirmediğini unutmamak gerekiyor. Eve’in söylediği gibi çizgi aynı; yaşananlar aynı çizginin üzerinde devam ediyor Biz zaman makas atıldıktan sonra oluşan olası geleceklerin sonuçlarını da gördük aslında üçüncü sezonda. Jonas ölüyor; çünkü bu simetrik dünyadaki görevi sona erdi. Tohumu Marth’ya bıraktı ve Martha dudağı kesik elemanın annesi olacak. Eve da büyük acılar yaşıyor aynen Adam’a dönüşen Jonas gibi. Hem Jonas hem de Martha en sevdiği kişiyi kendi elleriyle öldürüyorlar.

Bu arada kırılmalar ya da alternatif gerçeklikler ilk kez yaşanmıyor. Dizi boyunca pek çok minik gelgitler yaşanıyor. Sanki büyük geçişlerden önceki minik kırılmaları seyrediyoruz bu anlarda… Bu geçişler aslında makas anlarında yaşanan değişimlerde oluşan farklı gerçekliklere işaret ediyor. Bunlar çizgi üzerinde aynı çizgi üzerinde devam eden farklı gerçeklikler ama buralarda aynı olaylar yaşanıyor. Çünkü makas anları olayların seyrini tamamen değiştirmedi henüz.

Quantum fiziğine göre ifade edersek biz görene kadar iki tane olasılık var. Aslında biz görene kadar sonsuz olasılık var Quantum fiziğinde ama sanırım dizi formatına uydurmak için ikiye düşürülmüş. Biz gördüğümüz anda bu olasılıklardan birisi gerçeğe dönüşüyor. Yani Jonas ölüyor veya diğer taraftaki Martha. Ama saatçinin söylediği gibi zamanda bir kırılma oluşturarak bu iki olasılığın aynı anda yaşandığı iki gerçeklik var edilebilir mi? Evet, var edilebilir. Zaten sonsuz simetrik döngünün mantığı bu. İki tane zıt gerçeklik oluşuyor ve bunlar varlığını devam ettiriyor. Birisinde Jonas ölüyor; diğerinde Martha ama zıt dünyalarda bunların her ikisi de yaşıyor.

Ben bu konuda söyleyeceklerimi başka bir yazıya bırakıyorum. Çünkü konuşacak gerçekten çok şey var. Biraz da finalden bahsetmek istiyorum.

İncelemenin tamamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

1 Yorum Yapıldı. “NETFLIX – DARK SEZON 3 – Final İncelemesi

  1. -SPOILER-
    özellikle final bölümünde olayların çözüme kavuştuğunu düşünmüyorum. jonas sezon boyunca sürekli biz matris hatasıyız demişti. matris hatasının içinde dejavu da vardır araştırabilirsiniz. ve final sahnesinde hannah rüyasında kıyametten bahsetti ve sonra sanırım dejavu gördüm dedi yani matris hatası tekrar gercekleşti. ayrıca ana dünyanın tek başına kalması ve döngülerin noktalanması bence imkansız çünkü son bölümde claudia adamın yanına geliyor ve bu konuşma ilk defa yaşanıyor diyor daha sonra adam jonası uyarıyor ve jonas ile martha ana dünyaya gidiyorlar. ana dünyaya gidiş aşamalarında jonasın küçüklüğü paralel marthayı görmüş ve martha da jonası görmüş pekii claudia bize ilk defa yaşandığını söylemişti ama neden ikisinin de küçüklüğü yıllar önce birbirini görmüş? ve son olarak jonas ve martha tahannus un gelini ve oğlunu köprü kapalı diyerek uyarıyorlar ve döngü son buluyor paralel evrenler yok oluyor. peki gerçekten böyle mi? madem paralel evrenler yok oluyor o zaman jonas ve martha tahannusun gelini ve oğlunu nasıl uyarıyor. yine sonsuz bir döngüye giriyor. bence senarist bizlere sanki mutlu son olmuş ve her şey normale dönmüş gibi göstermiş ama aslında olan şey sürekli bu döngünün belki de farklı şekillerde tekrar edecek olmasıydı. zamanda boşluklar matris hataları tekrar gerçekleşiyor ve hannah dejavu gördüğünü söylüyor. final sahnesindeki olaylar bile iç içe geçmiş gibi. bence diziden anlamamız gereken kurtulamayacağımız bir döngünün bir sonsuzluğun olması ve bunu bozacak tek şeyin belki de kıyamet olması. çünkü hannah rüyasında kıyametten sonra ki karanlığın hoşuna gittiğini söyledi. belki de her şey gerçek kıyametten sonra huzur bulup düzelecek. belki de yaşadığımız ve yaşayacağımız her şey boşuna bir çaba.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir