Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Siyah Kuğu (2010)- Black Swan / Film İnceleme (Part 1)

Oyunculuk, senaryo, müzik ve kurgunun zirve yaptığı Siyah Kuğu, hayatınızda iz bırakabilecek türde bir başyapıt. Tüm oyuncuların performansları üst seviye de olsa da özellikle Natalie Portman film boyunca kelimelerin anlatmaya yetmediği inanılmaz bir performans sergiliyor. Film bittikten sonra her şeyi unutabilirsiniz ama Natalie Portman’ın oyunculuğunu asla… Muhteşem kuğu sizin büyüleyecek ve tüylerinizi diken diken edecek. Zaten Natalie Portman bu filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı da dahil olmak üzere 40’ın üzerinde seçkin ödülün sahibi olmuş.

Filmin Konusu

Genç, yetenekli ve hırslı bir balerin olan Nina için dans etmek tam bir tutkudur. Nina için dans hayatının bir parçası değildir; hayat onun için danslarından arta kalan zaman anlamına gelmektedir. Her yıl düzenlenen Kuğu Gölü adlı bale gösterisi için yeni bir baş balerin seçileceğini söyleyen yönetmenin ilk tercihi yetenekli Nina gibi görülmektedir. Ancak yönetmen Thomas geçmiş yıllardan daha farklı bir oyun sergileyeceklerini duyurur. Thomas, bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak bu kez hem saf, masum ve zarif Beyaz Kuğu’yu hem de kötülüğü, şehveti ve serbestliği temsil eden Siyah Kuğu’yu aynı kişinin canlandırmasını istemektedir.

Zarafet timsali olan Nina Beyaz Kuğu için ideal bir seçimdir ama Siyah Kuğu için ondan çok daha güçlü bir rakibi vardır: Lily. Lily, Siyah Kuğu rolü için en uygun aday gibi görülmektedir ve yönetmeni etkilemeyi başarmıştır bile.

Yazının bundan sonrası tamamen spoiler içeriyor.

Kuğu Gölü Oyununun Ana Hatları

Yönetmen Thomas filmin başındaki konuşmasında Kuğu Gölü oyununun ana hatlarını çizerken aynı zamanda filmde olacakların fotoğrafını çekiyor. Thomas, Kuğu Gölü gösterisinde sergilenecek oyunu şöyle anlatıyor:

Bakire, saf ve tatlı/küçük bir kız, bir kuğunun bedenine hapsoluyor. Bu kız özgürlüğüne kavuşmak istiyor ancak bu büyüyü bozabilecek tek şey gerçek aşk olduğu için onu bulana kadar bu bedenden kurtulma şansı bulunmuyor. Onun kuğunun bedeninden çıkma dileği bir prens tarafından gerçekleştirilmek üzereyken ve Beyaz Kuğu henüz aşkını ona itiraf edememişken; şehvetli kardeş Siyah Kuğu prensi kandırıyor ve onun aklını çeliyor. Beyaz Kuğu bu yıkılmışlıkla bir tepeye çıkıyor ve kendini öldürüyor. Ancak burada inanılmaz bir şey oluyor ve Beyaz Kuğu aradığı özgürlüğü ölümde buluyor.

Bu hikayede öğrendiğimiz detayalar filmde olanlara anlam kazandırıyor. Bu nedenle bu hikayeyi anlamadan filmi anlama şansı bulunmuyor. Aslında Thomas bu konuşmasında bu kadar etkileneceğini bilmeden Nina’nın zihnine bir amaç ekiyor. Bu amaç; her iki kuğu rolünü hak edebilmek hem de baş balerin olabilmek. Bu amaçlar zamanla Nina için kendi hayatından bile daha önemli hale geliyor.

Ancak Nina’nın annesi hariç belki de hiç kimsenin bilmediği bir yönü var. Zaten işleri karmaşık hale getiren de Nina’nın bu yönü. Nina hastalık derecesinde takıntılı birisi ve aynı zamanda şizofreni belirtileri taşıyor. Annesinin konuşmalarından yakaladığımız ipuçlarına göre Nina bir süredir şizofreni belirtileri göstermiyor. Ancak Thomas’ın ona sunduğu hedef Nina’yı o kadar kendinden geçiriyor ki kelimenin tam anlamıyla kendisini kaybediyor ve bu rolü yaşamaya başlıyor. Nina şizofrenik yönünün de etkisiyle kişilik kaymaları yaşıyor. Yaşadığı bu bölünmelerde gördüğü halüsinasyonlara o kadar inanıyor ki aklını kaybetme noktasına kadar geliyor.

Şimdi yönetmenin anlattığı hikayenin Nina’nın hayatına nasıl yansıdığına bir bakalım.

Bakire, saf ve tatlı/küçük bir kız, bir kuğunun bedenine hapsoluyor. Bu kız özgürlüğüne kavuşmak istiyor.”

Saf, temiz, bakire ve tatlı Beyaz Kuğu Nina hayatının hiçbir alanında özgür değil. Adeta hiçbir mahremiyet alanı yok. Annesi kendi evlerinde onu her an kontrol altında tutmaya onun her hareketini kontrol etmeye çalışıyor. Nina banyoda bir süre yalnız kaldığında bile hemen annesinin ona seslendiğine defalarca şahit oluyoruz. Kendi özel odasının ve hatta banyonun bile kapı kilidi bulunmuyor. Nina bir bebek odasını andıran odasında uyurken annesi sanki bir bebeğin başını beklercesine odadaki koltukta uyuyor. Annesi iş yerindeki tanıdıklarını kullanarak onun iş yerinde neler yaptığını bile öğreniyor. Evde adeta bir hapis hayatı yaşan Nina arkadaşları arasına karışabilen birisi de değil. Onu hep yalnız görüyoruz. Yaklaşık 4 yıldır bale yaptığını öğreneceğimiz Nina’nın bu hayatını değiştirme düşüncesi ya da cesareti yok. O, annesinin otoritesini boyun eğmiş bir çocuktan farksız. Ancak Thomas’ın konuşması onun zihnini o derece sarıyor ki Nina’da yani Beyaz Kuğu’nun içerisindeki kızda adım adım anne otoritesine karşı başkaldırma ve özgürlüğüne kavuşma isteği belirmeye başlıyor. Onun kendi otoritesine başkaldırdığını hissetmeye başlayan annesi ona olan tutumlarını daha da sertleştiriyor. Ancak Nina, Thomas’ın çizdiği rolü inanılmaz bir kurgusal zekâsıyla yaşamaya başlıyor ve annesi onu durduramayacağını geç de olsa anlayacak.

“Bu büyüyü bozabilecek tek şey gerçek aşk…”

Kuğu Gölü oyunu senaryosunda Beyaz Kuğu’nun prense âşık olması gerekiyor. Oyunu hayatına adapte eden ve onu yaşayan Nina’nın kendi hayatında aşık olduğu prens Thomas. Onun Thomas’a aşık olduğunu Lilly ile yaptığı konuşmadan anlayabiliyoruz. Ayrıca Kuğu Gölü oyununun sonunda herkesin şaşkın bakışları arasında Thomas’ı öpmesi de onu sevdiğini göstermektedir. Nina belki baştan beri ona aşık değildi; ancak karizmatik bir dans hocası ona dans provaları sırasında fiziksel olarak yakınlaşınca hikayenin de etkisiyle onu etkilemiş olma olasılığı yüksek.

“Onun kuğunun bedeninden çıkma dileği bir prens tarafından gerçekleştirilmek üzereyken ve Beyaz Kuğu aşkını ona itiraf edememişken; şehvetli kardeş Siyah Kuğu prensi kandırıyor ve onun aklını çeliyor.”

Nina oyunun bu bölümünü de tüylerimizi diken diken eden bir kurguyla kendi hayatında yaşıyor. Nina prensin yani Thomas’ın kendisinin tek rakibi olan Lilly’e yedek oyunculuk verdiğini öğreniyor. Nina, Lilly’nin terzinin yanına kuğu elbisesi için ölçü almaya geldiğini görüyor. Onun Siyah Kuğu’yu kendisinden daha iyi canlandırdığı gerçeğini bilen Nina, prense koşuyor ve onun fikrini değiştirmeye çalışıyor ancak bunda başarılı olamıyor.

Nina’ya göre Lilly prensin aklını çelme konusunda o kadar ileri gidiyor ki onda kaldığı gece kendi içeceğine ilaç koyarak onun sabah provaya geç kalmasına neden oluyor. O provaya geç geldiği için de Siyah Kuğu provasında Lilly oynamaya başlıyor. Bu ve benzeri bazı olayların ardından Nina, Thomas’ın aklının Siyah Kuğu tarafından çelindiğine inanıyor. Sonuç olarak Nina kurgusal dünyasında Lilly’i Siyah Kuğuyla özdeşleştiriyor ve onun prensin yani Thomas’ın aklını çelerek kendi rolünü kapmaya çalıştığını düşünüyor. Nina tüm benliği ile Beyaz Kuğu olduğuna ve kendisinin de hikayenin içerisinde yaşadığına gerçekten inanmaktadır.

“Beyaz Kuğu’nun Dönüşümü”

Özgürlüğünü elde etmek için annesiyle savaşan Nina’nın aynı zamanda Siyah Kuğu’ya dönüşmesi gerekmektedir. Nina’nın kurgusunu derinleştiren ve onu zorlayan bölüm de tam burasıdır. Nina ne yaparsa yapsın Siyah Kuğu’yu dansına yansıtamıyor ve Thomas’ı memnun edemiyor. Kötülüğü, şehveti ve serbestliği temsil eden Siyah Kuğu rolünü Thomas’ın istediği kadar etkileyici bir şekilde canlandırmayı başaramıyor. Nina, Beyaz Kuğu için tartışmasız en iyi aday olsa da Siyah Kuğu için Lilly hala en iyi adaydır.

Ancak Nina hiç kimsenin ne Thomas ne de annesinin hayal bile edemeyeceği kadar takıntılı birisidir. Nina, Siyah Kuğu’yu daha iyi oynayan Lilly’i ve onun dansını yakından izlemeye başlıyor. Onun dans ederken takındığı özentisiz ancak rahat ve etkileyici tavırlarını anlamaya çalışıyor. Nina şizofren yönünün de etkisiyle pek çok sahnede Lilly’i kendisi gibi görmeye başlıyor. Nina, Siyah Kuğu’yu daha iyi yansıtan Lilly’i yakından tanımaya ve onu Siyah Kuğu yapan özellikleri anlamaya çalışıyor. Hatta onu tanıma konusunda o kadar ileri gidiyor ki kendi oluşturduğu sanrısında onunla sevişiyor. Bu esnada onu kendisi gibi görüyor ve bu anlamda artık bütünleşmenin ya da Beyaz Kuğu’nun dönüşümünün neredeyse tamamlandığını anlıyoruz. Neredeyse diyorum çünkü Nina’nın kendi orasında Siyah Kuğu’ya dönüşüm geçirdiği esnada bunu tam olarak tamamlayamadan bayıldığını görüyoruz. Bu dönüşüm tam olarak onu yani Lilly’i öldürdüğü an tamamlanacak. Buna daha sonra değinmeyi düşünüyorum.

Birinci Bölümün Sonu

Siyah Kuğu film incelemesini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir