Alice Harikalar Diyarında Konusu İnceleme

Alice Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland) Konusu

“Artık Kansas’ta değiliz” repliğini bir de Tim Burton’ın algısıyla beyazperde’de izlemek isteyen sinemaseverlere özel bir yapım karşımızda. Alice Harikalar Diyarı’nın bu Burton yorumunda güçlü kız imajı öne çıkarıldı. Linda Woolverton’ın çocuk kitabından uyarlanan yapım 17 yaşındaki Alice’in sosyeteye tanıtım partisinde beyaz bir tavşanı takip ederek kendini harikalar diyarında bulmasıyla başlıyor. Aslında 10 sene öncesinde de ziyaret ettiği yeri ikinci ziyaretinde hatırlamıyor bile. Harikalar Diyarı’nda Alice’i karşılayanlar arasında koskocaman şapkasıyla Mad Hatter karakterini canlandıran Johnny Depp de mevcut. Bu yapımda Johnny Depp ve Tim Burton yedinci kez bir araya geliyorlar. Yine Tim Burton’ın ayrılmaz oyuncu ekibinden, aynı zamanda eşi olan Helena Bonham Carter’da hortlak suratlı Kırmızı Kraliçeyi canlandırıyor. Sürpriz olarak ise oyuncu kadrosunda 2009 Oscar ödül töreninde En iyi Kadın Oyuncu Oscar’ına aday gösterilen Anna Hataway de mevcut.

Alice Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland) İnceleme – Analiz

İngiliz yazar, matematikçi ve fotoğrafçı Lewis Carroll‘ın 1865 yılında kaleme aldığı Alis Harikalar Diyarında ile bu maceranın devamı niteliğindeki Aynanın İçinden, edebiyat dünyası için bir devrim niteliğindeydi. Yer yer Karındeşen Jack olduğu bile iddia edilen Carroll’ın Alice Liddell isimli, kendisi kadar gizemli bir kız çocuğundan etkilenerek yazdığı harikalar diyarı macerası, yazarının dil ve matematik bilgisi ile gözlem yeteneğinin sarsıcı bir harmanıydı. “Saçmalama Yazını (literary nonsense)” üzerine kurulu dil oyunlarıyla süslenen Alis Harikalar Diyarında, çocuk zihninin oto-sansürle zehirlenmemiş hayal gücünü, yetişkin aklın sapkın düşünceleriyle bir araya getiriyordu. Bu haliyle Alis Harikalar Diyarında, ilerleyen yüz elli yıl içerisinde hem görsel hem de yazılı birçok metni etkisi altına aldığı gibi hem çocuk ruhunun maceraperest damarına, hem de yetişkinlerin ikircikli hayal gücüne hitap eder hale geldi. Dolayısıyla, Alis en azından benim için hem çocukken VHS kasetlerden izlediğim büyüleyici bir hayal alemi, hem de büyüyünce Lewis Carroll’ın kendi kaleminden okuyup, kelime oyunlarına hayret ettiğim ayakları yere basmayan bir semboller diyarı olmayı başardı.

Tim Burton gibi hayal gücü Edgar Allen Poe hikayeleri ve Vincent Price filmleriyle şekillenmiş, geçmiş çalışmalarına bakıldığında her ne kadar Hollywood aleminin içinde konumlansa da Hollywood’un yer altı dünyasına yakışan bir yönetmenin harikalar diyarını ziyaret edecek olması ise haliyle tüm Alis hayranlarını büyük heyecana sürükledi. Filmden, tam da Lewis Carroll’ın ikircikli dünyasına yakışır bir The Nightmare Before Christmas (1993), Batman (1989) veya hiç olmadı Edward Scissorhands (1990) atmosferi beklemek de farz oldu. Ancak bizler tam bu beklentiler arasında gidip gelirken öncelikle filmin, DVD’lerinin vizyon tarihinden 12 hafta sonra piyasaya sürüleceği gerekçesiyle Odeon şirketi tarafından boykot edileceği öğrenildi. Daha sonra bu boykottan vazgeçildiği açıklansa da filmin adının böyle bir skandalla anılması bile hayranların keyfini kaçırmaya yetti. Ardından filmin gösterime girmesiyle birlikte hemen bir video oyunu piyasaya sürüldü. Bunun devamında ise tişörtten beslenme çantasına sayısız Alis Harikalar Diyarında ürünü izleyenlerin tüketimine sunulmak üzere dükkan raflarındaki ve internet sitelerindeki yerlerini aldı.

Alice Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland) Fragman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir