Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!
memento1

Memento (2000) – Akıl Defteri Film Analizi (1)

Memento, çözülmesi yani anlaşılması zor olduğu kadar çekilmesi ve kurgulanması da oldukça emek, zekâ ve yetenek isteyen bir yapım.  Ancak karşımızda Memento’dan sonra Inception, Prestij, Çelik Adam ve Batman serileri gibi çok başarılı filmlere imza atabilmiş bir yönetmen bulunmakta:  Christopher Nolan. Beyin yakıcı filmler arasında çok özel bir yere sahip olan Memento’nun bir milyon kişinin oylaması sonucu oluşan IMDB puanı 8.5…

Filmin anlaşılmasını zorlaştıran en önemli unsur onun seyircilere bir puzzle gibi yüzlerce parçaya ayrılmış bir halde sunulması. Üstelik filmde zamansal algı da alt üst edilmiş vaziyette. Film sondan başa doğru ilerlemektedir ama kendi içerisinde bile bu sıralamayı bozan sahneler bulunmaktadır. Siyah beyaz çekimler filmin kronolojik sıralamasına uyarak ileriye doğru akarken; renkli bölümler bunun tam tersidir. Dolayısıyla Memento, hem izleyiciler hem de filmin yapımcıları açısından zor bir film.

Bu yazıda filmin yüzlerce parçaya ayrılmış bölümlerinin birleştirilerek kronolojik olarak doğru sıraya konulmuş halini bulacaksınız ki bu Memento filmi analizinde karşılaştığım en zor ve vakit alan uğraş oldu. Bir başka yazıda filmin gizemlerini, filmde yer alan çok ince detayları ve filmin belki de hiç düşünmediğiniz ya da görmediğiniz yönlerini paylaşmayı düşünüyorum.

FİLMİN KRONOLOJİK SIRALAMASI

Final sahnesi dışında filmin tamamını Leonard’ın anlattığı ve onun gördüğü ya da hayal ettiği gibi seyrediyoruz. Leonard karısını öldüren John G. adlı kişinin peşindedir ve onu bulmak için olağanüstü bir çaba sarf etmektedir. Leonard sadece intikam için yaşadığını söylemektedir. Ancak final sahnesinde Leonard’ın gerçekleri işine geldiği gibi değiştirdiği ve kurguladığı hayali dünyasından çıkarız. İşte bu final konuşmasında öğrendiklerimiz ve film boyunca gördüklerimizden yola çıkarak filme puzzle parçaları gibi serpiştirilen olayları şöyle birleştirebiliriz.  

Leonard bir sigorta şirketinde çalışan ve yanlış beyanları araştıran bir elemandır. İnsanların söyledikleri yalanları veya yanıltıcı beyanları bulma konusunda uzmanlaşmıştır. Muhataplarının gözlerine ve beden dillerine bakarak onların doğruyu söyleyip söylemediklerini anlayabilmektedir. Konuştuğu kişilerin yüzüne ve gözleri bakma istediğinin temelinde onun bu uzmanlığı yatmaktadır. 

Şirket, Leonard’ı Sammy adlı bir müşteriye gönderir. Bu kişi geçirdiği bir kaza sonrasında kısa süreli hafıza kaybı yaşamakta ve neler olduğunu aklında tutamamaktadır. Sigortadan para almak isteyen bu adam aslında bir sahtekârdır. Leonard onun gözlerine baktığında adamın yalan söylediğini anlar ve onu farklı testlere soktuktan sonra onun yalan söylediğini ortaya çıkarmayı başarır.

Leonard’ın karısı evde iki kişi tarafından saldırıya uğrar. Leonard onu kurtarmak isterken başından darbe alır ve onun kısa süreli hafıza kaybı sorunu burada başlar. Kendisine son hatırladığı şey sorulduğunda karısının öldüğü anı hatırladığını söylemesinin nedeni budur. Ancak karısı saldırıda ölmemiş ve yaralı kurtulmuştur. Bu bilgiyi filmin resmi sitesinde saldırıyı anlatan gazete haberinde de bulabilirsiniz. Filmde Leonard’ın ağzından sanki Sammy’nin başından geçmiş gibi dinlediğimiz olaylar aslında Leonard’ın hikâyesidir ve Sammy, Leonard’ın ta kendisidir.

Dolayısıyla dinlediğimiz bu hikâye aslında Leonard ve karısına aittir; zaten gerçek Sammy’nin karısı yoktur ve diyabet hastası olan kişi Leonard’ın karısıdır. Leonard gerçekleri ya da anıları kendi istediği gibi değiştirmektedir. Çünkü onun peşinde olduğu şey aslında gerçekler değildir. Zaten Leonard anıların yanıltıcı olabileceğini bunların kayıt değil yorum olduğunu düşünmektedir.  

Leonard hastaneden kaçar ve Teddy’yi bulur. Kaçma sözcüğünü kullanma nedenim filmin orijinal sitesinde yer alan gazete haberinde bu ifadenin kullanılması… Burada senaryoya Teddy dahil olur. Teddy, Leonard’ın karısına yapılan saldırı olayını araştırmak için görevlendirilen polistir.  Onun Teddy’ye gitme nedeni saldırı olayı sırasında Teddy’nin evde ikinci bir saldırgan olduğuna inanan tek kişi olmasıdır. Hatırlarsanız Leonard karısına yapılan saldırı sırasında evde iki kişi olduğuna polislerin inanmadığını söylemişti. Ama Teddy ona inanmıştır. Hastaneden kaçıp onun yanına geldiğinde Leonard’ın intikam almaya hakkı olduğu düşünür. Daha sonra da adı John G. olan bu saldırganı arayıp bulmasına ve öldürmesine yardımcı olur. Hatta Leonard saldırganı öldürdükten sonra onun mutlu olduğu anın fotoğrafını bile çeker. Ancak John G. öldükten sonra hem Leonard ve hem de Teddy için olaylar çok farklı bir duruma evrilir:

Leonard, karısına saldıran bu kişiyi bulup öldürdüğü zaman hayatına anlam katan amaçtan yoksun bir hale gelir. Onu canlı tutan en önemli dürtüsü intikam alma hissidir. Bu his ortadan kalkınca yaşaması için bir amacı kalmayacak ve hatta karısının ölümüne kendisinin neden olduğu gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalacaktır. İşte bu nedenle Leonard, Teddy’nin kendisine verdiği ve John G.’yi bulmasını sağlayan dosyadan bazı sayfaları koparıp atar. Bunu yapma nedeni asla çözülemeyecek bir bulmaca meydana getirmek istemesidir.

Teddy, Leonard’ın hafıza sorunu yaşamasına rağmen onun gerçek John G.’yi öldürdüğü zaman bunu unutmayacağını düşünür ama umduğu gibi olmaz ve Leonard onu öldürdüğünü unutur. Teddy, Leonard’ın bu zaafından yararlanabileceğini düşünür ve bir plan yapar. Leonard, karısını öldürdüğünü düşündüğü John G. isimli birisi aramaktadır. Bunu çok iyi bilen Teddy, Leonard’ı isim benzerliği olan bir uyuşturucu satıcısının onun aradığı kişi olduğuna inandırmaya çalışacaktır.

Sonuç olarak gerçek John G. Leonard tarafından öldürüldükten sonra oluşan tablo şudur:Leonard, John G.’yi öldürdüğünü unutur ve başka John G.’lerin peşine düşmek ister. Teddy ise onun bu zaafından en iyi şekilde yararlanmayı planlar. Kronolojik sıralamaya kaldığımız yerden devam edelim.

Uyuşturucu satıcısı Jimmy, Leonard’ın oteldeki varlığından haberdar olur çünkü uyuşturucu alışverişini bu otelde yapmaktadır. Lobi görevlisi, Leonard’ın sürekli fotoğraf çektiğini görünce şüphelenir ve Jimmy’e ondan bahseder. Satıcı Jimmy, Leonard’ı gözlemler ve onun kendisi için zararsız birisi olduğunu düşünür. Onu görür görmez tanımasının, ondan korkmamasının ve ona hafıza adamı diye seslenmesinin nedeni buydu. Bu tanımlamanın aynısını Natali de kullanacaktır. Çünkü satıcı Jimmy, kız arkadaşı olan ve barda çalışan Natali’ye ondan bahsetmiştir.

Teddy, Jimmy ve ortağı Dodd’la uyuşturucu satın almak üzere bir anlaşma yapar. Jimmy’nin burada bahsettiği ortaklardan birisi Dodd’tur. Anlaştıkları gün geldiğinde Jimmy, Natali’ye Teddy adlı birisi ile buluşacağını söyler ve evden çıkar. Bir daha geriye dönemez çünkü Leonard onu kendi karısının katili zannederek öldürecektir.

Teddy, Leonard’ı buluşmanın gerçekleşeceği gün otel odasından telefonla arar. Ancak bu ilk araması değildir. Bunu Leonard’ın cümlelerinden anlarız. Konuşmanın başlangıcında Leonard ona Sammy’nin hikayesini ve kendi durumunu anlatır. Bu konuşma devam ederken Leonard koluna yazdığı “Telefonlara asla cevap verme” yazısını görür ve ona kim olduğunu sorar. Teddy endişe ederek telefonu kapatır.

Leonard, lobiyi arar ve odaya hiçbir telefon bağlamamasını ister. Teddy, telefonlarına cevap vermesi için Leonard’a haber gönderir ancak Leonard telefonları açmayacağını söyler ve kapıyı kapatır. Teddy, Leonard’ı yanlış yönlendirmek zorundadır aksi takdirde planı bir işe yaramayacaktır. İşte bu nedenle onu aramaya devam eder ancak Leonard telefonları açmaz. Teddy, bu kez kapının altından bir zarf attırır. Zarfın üzerinde çağrımı aç yazılıdır. Leonard kendi fotoğrafını görünce bu kez telefonu açar. Teddy, telefonda ona Jonh G.’yi bulduğunu, onun bir uyuşturucu satıcısı olduğunu ve onunla buluşma ayarladığını söyler. Bu aramayı otel lobisinden yapar çünkü artık Leonard’ı doğrudan Jimmy’nin üzerine gönderecektir.

Memento filminin kronolojik sıralamasını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

 
 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir