The Machinist (2004) – Makinist Film Analizi

Bu yazıda; senaryosu, oyuncu kadrosu, karanlık-kasvetli görsel atmosferi ve sürpriz sayılabilecek sonuyla seyredilmeyi hak eden bir psikolojik gerilim filmi olan Makinist üzerine konuşacağız.

Filmin 321.000 oylama sonucu oluşan IMDB puanı 7.7. Filmin genel kalitesini yansıtan bu puan ve her zamanki gibi muhteşem bir oyunculuk sergileyen Christian Bale bile sanırım karşımızda seyredilmeyi hak eden bir film olduğunu göstermekte. Ünlü oyuncunun bu rol için 80 küsur kilodan 54 kiloya kadar düştüğünü ve bu anlamda bir rekora imza attığını da söyleyelim.

Filmin sürükleyiciliğinin zaman zaman düştüğünü, hatta bazı sahnelerin sıktığını söyleyebilirim. Ancak gereksiz gibi görünen diyaloglar bizim Trevor’ın psikolojik durumunu daha iyi anlamamızı sağlamakta. Filme yönelik eleştiriler olsa da genel olarak başarılı bir film olduğuna şüphe yok. Bence eleştirileri göz ardı edin ve Fight Clup, Predestination ya da Zindan Adası gibi klasikler seviyesinde bir beklentiye girmeden, kendine özgü bir atmosferi ve anlatımı olan bu filme bir şans verin.

Filmde yaklaşık bir yıldır uykusuzluk sorunu çeken hatta bir yıldır hiç uyumadığını söyleyen bu yüzden de 54 kiloya kadar düşmüş bir fabrika işçisinin yaşadıkları anlatılmaktadır. Trevor isimli bu kişi uykusuzluktan kaynaklanan bir dikkatsizlik sonucu bir arkadaşının kolunun makineye kısılmasına neden olur. Filmde bu uykusuzluğuna neden olan sorunun ne olduğu irdelenmektedir.

The Machinist (2004) – Makinist Fragman / Trailer İzle

Bu kısa bilgilendirmeden sonra filmin senaryosu ve sonuna ayrıntıları konuşmaya başlayalım.

Bu filmi tek cümleyle; suç işlemiş bir kişinin kendi vicdanıyla hesaplaşması olarak özetleyebiliriz. Filmin çözüm bölümünde Trevor’un kendi kullandığı kırmızı arabasıyla bir çocuğu çarptığını ve dönüp yardım etmek yerine oradan uzaklaştığını göreceğiz. İşte bu vicdan azabı onun uykusuzluk çekmesine ve kendini sorgulamasına yol açıyor. Bu vicdan azabı, bir yıldır süren uykusuzlukla birleşince Trevor artık halüsinasyonlar görmeye ve gerçekliği kaybetmeye başlıyor.

Filmde gerçekliğin ve hayalin iç içe geçtiği sahnelerin yanında tamamen Trevor’ın hayali kurgusundan ibaret olan sahneler de yer almakta.

Şimdi bu bilgiler ışığında filmin önemli noktalarına ve sahnelerin gerçekte hangi anlamları taşıdığına göz atalım.

Trevor’ın hayatındaki iki kadından birisi olan Stevie, Trevor’ın para karşılığı birlikte olduğu bir karakter. Stevie filmin başındaki bir sahnede ona omlet yapabileceğini söylüyor. Bunun nedeni Stevie’nin yaşadığı hayatı eğer bunu yapabileceğini birisini bulursa, bırakmak istemesi. İlerde bu hayalini Trevor’la gerçekleştirmeyi deneyecek ama bu denemesi hüsranla neticelenecek.

Trevor’ın her gün kahve içmeye geldiği mekânın havaalanı olduğu anlaşılıyor. Trevor iş çıkışında arkadaşlarının poker oynama teklifini “Başka bir planım var.” diyerek reddetmişti. O her gün buraya geliyor ve saatlerce kahvesine bakarak hiç kimse ile konuşmadan oturuyor. Trevor’ın havaalanına gelme nedeni tam bir yıl önce gerçekleşen kazada ölen çocuğa havaalanı yolunda çarpması.

Trevor hayali senaryosunu işte bu mekânda oluşturuyor. Bu sahnede görülen kadın Trevor’ın daha önce arabasıyla çarparak kaçtığı çocuğun annesi. Masadan kalktığında bahşiş olarak masaya 20 dolar bırakıyor. Film boyunca ona iyilik yapmaya ve hem onunla hem de çocuğu ile ilgilenmeye çalışarak vicdanını rahatlamaya çalışıyor.

Trevor, Mariee’nin burada söylediği “Biraz daha zayıf olsaydın var olmazdın” sözünü dejavu olarak niteliyor. Bu sözün aynısını ona daha önce Stevie söylemişti. Trevor şu an gerçeklikten kopmuş bir halde hayal dünyasında olduğu için aslında rahatlıkla kimin söylediğini hatırlaması gereken bu sözün dejavu olduğunu düşünüyor.

Trevor havalanında saate baktığında saatin 01:30’da sabitlendiğini saniyenin hareket etmediğini görüyor. Bunun nedeni geçmişte yaşadığı kazanın tam olarak bu saatte gerçekleşmesi. Trevor film boyunca defalarca saatin ilerlemediği anlarla yüz yüze gelecek.

Havalanı sahnesinde dikkatimizi çeken iki nokta var. İlki daha önce de bahsettiğim gibi yüksek miktarda bahşiş bırakması. İkincisi şu: Bu sahneyi dikkatle izlerseniz hiç kopma yaşanmadan ilerleyen bu sahnede Trevor’ın eline çatal almasına rağmen kekten hiç yemediğini görebilirsiniz. Ancak masadan kalkarken kekten bir parça yenildiği görülüyor. Bunun nedeni Trevor’ın hayali kurgusunda kendisinin kekten bir parça yediğini düşünmesi.

Trevor’ın banyoda özellikle belirli bir yeri temizlemeye çalıştığı sahnenin de tamamen hayali olduğunu söyleyebiliriz. Bu temizlediği yer daha sonra Ivan’ın kanının aktığı yer. Belki zihni bu hesaplaşmanın kaçınılmaz olduğunun ve yaşanacakların farkında. Ya da ikinci bir olasılık şu: Filmin en sonunu nasıl en başında seyrettiysek bu sahne de Ivan’ı öldürdükten sonra yaptığı temizliği gösteren bir an. Her iki durumda da bu sahnenin gerçek olmadığını söyleyebiliriz.

İş yerinde Trevor’dan uyuşturucu testi için idrar istemeleri ayrıca daha sonrasında yaşayacağı bazı olaylar Trevor’ın hayali kurgusunda iş yerindeki herkesi kendisine karşı komplo kurmakla suçlamasına neden oluyor.

Trevor araba çakmağına baktığında kısa süreli bir duraksama geçiriyor. Bunun nedeni, araba çakmağının daha önce onun kaza yapmasına neden olması. Trevor burada çakmağın atmasını beklerken bir an gözlerini kapıyor ve yan tarafta Ivan beliriyor. Bu Ivan’ın ilk kez kendini gösterdiği sahne. Zaten çakmağın atma süresinin ne kadar uzun olduğunu fark edebilirsiniz. Trevor başka bir sahnede araba çakmağına tekrar basacak ve çakmağın ne kadar kısa sürede attığına şahit olacağız. Trevor burada tamamen halüsinasyon görmekte. Zaten ilerideki sorgu sahnesinde Ivan diye birisinin fabrikada çalışmadığını öğrenecek. Tabi ki Trevor’ın buna inanması epey zaman alacak.

Gördüğü halüsinasyonun etkisiyle yaşadığı dikkatsizlikten ötürü arkadaşı Miller’ın kolunun makinede sıkışmasına ve kopmasına neden olur. Filmin kırılma anlarından biri tam da bu an. Bu durum Trevor’ı iyice paranoyak hale getirecek ve işten kovulmasına neden olacak.

Bir başka sahnede ödenmeyen faturalar için kendisine ihtar gönderildiğini görüyoruz. Buzdolabına faturaları öde, notunu assa da gerçeklikten kopan Trevor’ın daha sonra eve geldiğin faturaları ödemediği için elektriğinin kesildiğini göreceğiz.

Notları buzdolabının üzerine asan kişi kendisi. Ancak bunu hatırlayamıyor. İlk notta adam asmaca oyunuyla bir kelime sorulmuş. Trevor’ın yaşayacağı yüzleşme sonucu bu kelimenin ne olduğu adım adım ortaya çıkacak. Bu notlara her seferinde farklı kalemle yazı yazmaya çalışan Trevor son sahnede yani kim olduğunu anladığı sahnede doğru kalemi yani keçeli kalemi kullanır.

İş yerindeki sahnedeki sorguda yöneticilerin aslında iyi niyetli olduklarını ve Trevor’a karşı art niyet taşımadan gerçekten ne yaşandığını ortaya çıkarmaya çalıştıklarını anlıyoruz. Yani Trevor’ın arkadaşları ve çalıştığı yer hakkındaki teorileri onun hayal gücünden ibaret.

Trevor arabanın içerisinde ve yolun ortasında hareketsizce kalıyor ve uçak kulesine bakıyor. Bunun nedeni az önce çakmakla uğraşırken atlattığı kaza anı… Bir yıl önceki kazada yine çakmakla uğraşırken tam da burada bir çocuğa çarpmıştı. Zihni geçmişi hatırladığı için direksiyon başında adeta donup kalıyor.  Aynı sahnede Marie ve havaalanı kulesinin aynı anda gösterilme nedeni de bu kaza. Marie aslında çarptığı çocuğun annesiydi.

Trevor, Ivan’ın cüzdanında, onun fabrikada çalışan bir arkadaşıyla çekilmiş fotoğrafını görüyor. Buradan hareketle de kendisine bir tuzak kurulduğunu düşünüyor ama ilerde bu fotoğraftaki kişinin kendisi olduğunu anlayacağız. Evden ayrılırken saatin normal çalıştığı görülmekte. Dolayısıyla bu sahnenin gerçekte yaşandığı anlaşılıyor.

Lunaparkta gerçekleştiğini gördüğümüz fotoğraf çekme sahnesini daha sonra Trevor’in fotoğraf albümünde göreceğiz. Travel’in zihninin kurgusundan ibaret olan bu sahnelerde Trevor onlarla ilgilenerek kendi vicdanını rahatlatmaya çalışıyor.

Tünelin adı olan rota 666 aslında Trevor kaza yaptığında arabasının ön camında asılı olan yazıdır.

Korku tünelinde geçmişiyle ve vicdanıyla yüzleşen kişi Trevor. Korku tünelinin başlarında gördüklerini hiç umursamasa da kendisiyle ilişkili görüntüleri gördükçe korkusu daha da artıyor.

  • Kesik el ona kazayı hatırlatıyor.
  • Bu sahnede işlediği suçtan ötürü cezalandırılacağını düşündürüyor.
  • Bu sahnede işlediği suçtan ötürü cezalandırılacağını düşündürüyor.
  • Mezara çiçek koyan kadın; kazada ölen anneyi ve çocuğunu anımsatmakta.
  • Suçlu yazısı…
  • Önüne çıkan çocuğa kırmızı bir araba ile çarpılması kazayı hatırlatmaktadır.
  • Bir araba kazası ve ölen bir çocuğu görmesi…
  • Yolun ikiye ayrılması.. Sağ taraf cehennem.. Yani airport kazası…

Korku tüneli çıkışında yaşanan sahnede vicdansal bir rahatlama olduğu bir gerçek. Çocuk kriz geçiriyor. Trevor buna kendisinin neden olduğunu düşünürken annesi onun sara hastası olduğunu, endişe edecek bir şey olmadığını belirtiyor. Yani Trevor çocuğu zarar veren kişi olmadığı bizzat çocuğun annenin ağzından duyuyor. Bu arada Marie koşarken ekrana gelen görüntü 1 yıl önce yaşanan kaza anına bir gönderme.

Marie’nin evinde gördüğümüz plakçalar ve cam kavanoz aslında Trevor’ın eşyaları… Taşınma sırasında bu plakçaları ve bu oyuncak ya da kukla palyaçoyu onun eşyaları arasında görüyoruz. Ayrıca kavanozu almak isteyen ev sahibine Trevor “Hayır, o annemin” diyor. Bu sahne tamamen hayali ve onun zihninde yaşanıyor. Ayrıca saatin yine tam olarak 01.30’da sabitlendiğini ve saatin saniye göstergesinin olmadığını görüyoruz.

Marie’nin evinde mutfağa doğru giden Trevor’ın bir an durakladığını görmekteyiz. Bunun nedeni az önce Marie’nin söylediği cümle. Mutfağın yerini tarif ederken “Soldaki son kapı.” diyor. Trevor ise evin çok küçük olduğunu zaten başka kapı olmadığını görüyor. Muftaktaki gariplikler bununla sınırlı kalmıyor. Saatin yine 01:30 olduğunu görmekteyiz. Trevor saate bakmayı keser kesmez dijital saatin göstergeleri yok olmakta. Bu bir rüya da hayal olduğu için onun bakmadığı yönde bulunan saatin çalışmaması anlaşılır bir durum.

Buzdolabının üzerinde gördüğü yazılar kendi evinde gördüğü yazılara benzediğini fark ediyor. Aslında ilerde tüm bu yazıları yazan kişinin kendisi olduğunu anlayacağız.

Makineye sıkışan kolunu kurtaran arkadaşlarının kendisine tuzak kurduğu gibi bir düşünceye kapılan Trevor, cüzdanında olduğunu düşündüğü resmi bulamıyor. İş arkadaşının Ivan ile balık tutarken görüldüğü bu resimdeki kişi aslında kendisi ancak bunu Stevie’nin evinde öğrenecek.

Buz dolabından kan geldiği bu sahnenin gerçek olmadığını ve buzdolabının içinde oldukça büyük balık kafalarının olduğunu göreceğiz… Balıklar onun kabullenmek istemediği gerçeği yani resimdeki kişinin kendisi olduğu gerçeğini simgelemektedir.

Trevor’ın film boyunca defalarca elini çamaşır suyuyla yıkadığını görmekteyiz. Bunun nedeni kendi kurgusunda sürekli birilerini öldürdüğünü düşünmesi ve eline bulaşan kanları bu şekilde temizlemeye çalışması.

Elini çamaşırla yıkayan Trevor aynada kendisini ilk kez Ivan’a benzetir. Ancak hemen kendisini yan tarafa çekerek bunun aynadaki yansımadan kaynaklandığını düşünür.

Ev sahibi yaşlı kadının eve girme sahnesi de Trevor’ın hayali kurgusunda gerçekleşiyor. Trevor ona daireye neden girdiğini sorduğunda yaşlı kadın tatmin edici bir cevap veremiyor. Tavandaki sızma için bir not bırakmayı düşündüğünü söylüyor ancak bu hiç mantıklı değil. Notu dış kapıya da bırakabilirdi. Trevor notu yazan kişinin kendisi olmadığına inanmayı sürdürmek istiyor. Bu nedenle bu kurguyu oluşturuyor. Zaten kadın az sonra buzdolabını kastederek bu koku da ne, diye soruyor. Dolaptan akan kanın gerçek olmadığını düşünürsek kadının yaşlı kadının bu kokuyu duyması bu sahnenin gerçek olmadığını gösteriyor.

Trevor’in, Ivan’ı takip ettiği bu sahnede aslında takip rotası tamamen bir yıl önceki kazayla aynı. Işıkların hemen ardından havaalanı olduğu görülmekte ve Trevor yine kırmızı ışıkta geçmektedir.

Trevor’ın içine girdiği bu tünel daha önce hayalindeki kurguda girdiği korku tünelini andırmaktadır. Takip ettiği kırmızı arabanın plakasını okuyan Trevor onun 743 CRN olduğunu görür ki bu plaka şu an kullandığı araba plakasının tam tersidir. Arabada görünen diğer kişinin ilerde Stevie olduğunu anlayacağız.

Trevor yaşadığı kaza sahnesi öncesin yani kendisini arabanın önüne atmak üzereyken ona bakan birisini görür. Bu kişi gözünü ondan ayırmadan ona bakmaktadır. Bu kişi, Trevor’ın zihnini daha önce yaşadığı kazayı da birilerinin gördüğüne ilişkin içirisinde taşıdığı şüpheyi ya da endişeyi temsil etmektedir.

Bu sahnede Trevor’ın önüne atladığı arabada yan koltukta oturan hiç kimse bulunmuyor. Ancak iç çekimde emniyet kemerinin koltuğun boşluğundan geçtiğini ve koltukta bir bebeğin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla tünelden sonra devam eden bu çarpma kurgusundaki arabanın gerçek olmadığını söyleyebiliriz. Trevor büyük olasılıkla burada kendisini araba çarpmış gibi yere attı. Zaten arabanın çarptığı anda çıkan sese rağmen hiç kimsenin dönüp bakmadığı ancak sonrasında yerde yatan bir adam gördükleri zaman ona doğru gittikleri görülmekte. Gerçek bir kaza olsaydı bu kişilerin görültü duyulur duyulmaz tepki vermeleri gerekiyordu. 

Trevor’ın polis merkezinde arananlar tabelasının hemen altında beklemesi yine kendi içerisinde yaşadığı hesaplaşmaya bir gönderme. Kendisinin kanundan kaçan birisi olduğunun farkında.  Kazayı rapor etmek için geldiğini söylediği bu polis karakolunda takip ettiği arabanın kendisine ait olduğunu ve tam bir yıl önce bu arabanın hurdalığa gitmesi için başvuruda bulunduğunu öğrenecek. Polislerin sadece birkaç soru sorma istekleri karşısına onlardan ölesiye kaçması henüz gerçeği kabullenerek teslim olmaya hazır olmadığını gösteriyor.

Polislerden yani teslim olmaktan ve gerçekleri itiraf etmekten o kadar korkmaktadır ki çıkış kapalı olması rağmen pes etmez ve kanalizasyonun içine girer. Polisler burada onu takip etmeyi bırakırlar.

Kanalizasyonun içerisindeyken daha önce korku tünelinde olduğu gibi karşısına yine iki seçenek gelir. Aslında bu iki seçenek onun vicdanıyla olan hesaplaşmasına bir göndermedir. Hatırlarsanız tünelde ısrarla sağ tarafa gitmek istemişti ama çocuk direksiyonu sola kırmıştı. Sol taraf gerçeklikte havaalanına çıkan yolu temsil ediyor. Ondan ne kadar kaçarsa kaçsın tüm yollar ona bu yaşadığı acı olayı unutturmuyor. Daha önce çocuğun zorlamasıyla sol tarafa yani havaalanı tarafına giden Trevor, bu kez de sağ taraftan gelen korkutucu adamı görünce yine aynı yöne gitmek zorunda kalıyor. Ne olursa olsun bu yöne gitmekten kaçamıyor.

Travıl, Stevie’nin evinde gördüğü ayakkabıların Ivan’a ait olduğunu düşünür. Ayrıca resimde gördüğü kişinin Stevie’nin eski kocası olduğunu düşünecek kadar paronoyak davranmaktadır. Stevie resimdeki kişinin kendisi olduğunu söylese de Trevor direnmeye devam eder ve resme bakmayı kabul etmez. Arabanın kendisine ait olduğu gerçeği ile yüzleşmek istemediği gibi resimdeki kişinin kendisi olduğu gerçeği ile de yüzleşmek istemez ve evden adeta kaçar; aynen polislerden kaçtığı gibi… Kendisine bu kadar yakın davranan, yaralarını iyileştiren ve herkesin onu bıraktığı anda ona sahip çıkan Stevie’yi böylece kaybeder.

Stevie’nin yanından ayrılan Trevor hala kendisinin Ivan olduğunu ya da Ivan’ın kendisi olduğunu kabullenmek istemez. Ancak tüm yollar onu bu gerçeği kabul etmeye zorlayacaktır. Stevie kapıdan çıkarken ona arkasından bağırarak hakaret eder. Trevor,  Stevie’nin burada kullandığı kelimelerden hareketle kendisinin Ivan olduğunu ve kırmızı arabada oturan kişinin de Stevie’den başkası olmadığını yavaş yavaş anlamaya başlar.

Trevor her zaman olduğu gibi havaalanının kafe kısmına gelir. Ancak bu kez buranın daha önce gördüğümüz yerden oldukça farklı olduğunu görüyoruz. Bu kez saatler düzgün çalışıyor ve hava alanı oldukça kalabalık. Trevor şu an kurgu dünyasında değil. Garsona Marie’nin nerede olduğunu soruyor ancak orada öyle birisinin çalışmadığı cevabını alıyor. Trevor artık gerçeklerle adım adım yüzleşiyor.

Garsonun sözlerinden onun her gün buraya geldiğini, aynı sandalyeye oturup hiç kimse ile konuşmadan sadece kahvesine baktığını öğreniyoruz. Trevor bunları duydukça şok geçirir ama gerçeği kabullenmek yerine oradaki herkesi kendisine karşı oyun oynamakla suçlayarak oradan ayrılır. 

Havaalanından çıktıktan sonra kırmızı arabayı gören Trevor onu kendi evine kadar takip eder. Artık Ivan’la yani kendisinin karanlık tarafıyla yüzleşme vakti geldi ve Trevor artık bundan kaçamayacak.

Kendi karanlık tarafını temsil eden Ivan ’ı evde yaşadığı arbede sonucunda öldüren Trevor onun cesedinden kurtulmak istediğinde cesedin ortadan kaybolduğunu görür. Hemen ardından Ivan tekrar sağ salim bir şekilde ona görünür. Trevor ne yaparsa yapsın ondan kurtulamayacağını ve yüzleşmenin kaçınılmaz olduğunu artık anlamıştır. Duvarda gördüğü sen kimsin, sorusundan sonra aynaya döner ve kendisine defalarca kim olduğunu biliyorum diye seslenir.

Trevor filmin sonunda film boyunca defalarca karşılaştığı seçeneğe tekrar yaklaşıyor. Her seferinde sol tarafı seçen Trevor’ın bu kez sağ tarafa yönlendiğini anlıyoruz. Polis karakoluna tekrar geliyor ve bir yıl önce yaşadığı kazayı rapor ediyor.

Vicdanıyla hesaplaşabilen Trevor en sonunda uyumayı başarabiliyor.

Makinist (2004) Filmi Tek Parça Full HD Nasıl İzlenir?

The Machinist Filmi türkçe dublaj ve türkçe alt yazılı seçenekleri ile Youtube platformunda yayınlanmıştır. Youtube web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye bilgileriniz ile giriş yaparak kesintisiz olarak seyredebilirsiniz.

  1. ivan diye biri hiç yok muydu o kel adam onun kötü tarafını mı simgeliyordu sadece, çocuğa çarptığı sahne neden gösterilmedi olaya gizem katmak için

    1. Öyle biri yoktu zaten filmin başından daha tahmin etmen gereken birşeydi bu filmi düzgün izlemediniz galiba

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir