Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

İki Papa (2019) / Rekabet Ortamı ve Vatikan Gerçekleri

The Two Popes (İki Papa) Anthony Hopkins ve Jonathan Pryce gibi iki önemli ismin başrol oynadıkları ve gerçek olaylara dayanan bir yapım. Film, Papa II. John Paul’ün 2005 yılında hayatını kaybetmesi sonrasında yeni Papa’nın seçilmesi sürecini ve sonrasını Vatikan’ın duvarları arkasından aktarmaya çalışıyor.

Filmi seyrettikten sonra ilk düşündüğüm şey fragmanların ne kadar yanıltıcı olabileceği oldu. Filmin daha farklı, eğlenceli, akıcı ve radikal bir çizgide ilerleyeceğini düşünmüştüm ama beklentilerim bu anlamda boş çıktı diyebilirim.

Yazının bundan sonrası az da olsa spoiler içermektedir.

Filmde Katolik dünyasının lideri konumunda bulunan Papa II. John Paul’un ölümünün hemen ardından Kardinaller arasında yapılan seçime şahit oluyoruz. Ne yazık ki seçimin olduğu her yerde rekabetin olması kaçınılmaz. Bu rekabet ortamı Papalık seçimlerine bile yansıyor. Hırslı birisi olan ve Papa seçilmek isteyen Kardinal Ratzinger, III. tur oylaması sonucunda Papa seçilmeyi başarıyor. Onun en büyük rakibi olan Kardinal Bergoglio asla Papa olmayı istemese bile oylama sırasında epeyce oy topluyor.

Filme Kardinal Ratzinger Papa seçildikten sonra yardımcısının karıştığı yüz kızartıcı suçlar, Vatikan’da yaşanılan çeşitli skandallar aktarılmış. Sonrasında Kardinallikten istifa etmek isteyen Bergoglio ve onun istifasını Papalık makamı zarar göreceği için kabul etmek istemeyen Papa arasındaki görüş ayrılıklarına şahit oluyoruz ki filmin kurgusal temelini bu fikir ayrılıkları oluşturuyor.

Papalık makamının artık gerçeklikten koptuğunu, kendi etrafına surlar ördüğünü, yararlı olmaktan çok dine zarar verdiğini savunan kardinal, Papa’nın sağlam direnciyle karşılaşıyor. Yani papa dogmatik dini inançları savunuyor. Yeniliklere kapalı birisi.

Onların dini konularda yaşadıkları ayrılıklara kendi düşüncelerini destekleyen dini argümanlar sunmaları da ayrıca ironik denilebilir. İki zıt düşünce de kendisine dinsel metinlerden destek bulabiliyor. Papa ve Kardinalin dini metinleri yorumlama farkını görüyoruz bu sahnelerde. Ne papa geri adım adıyor ne de Kardinal. Ancak en başlarda değişimi taviz olarak niteleyen Papa’nın sonraları değiştiğini söylemesi ve önceki düşüncelerinin aksine değişimi taviz olarak nitelemekten kaçması onun attığı bir geri adım olarak düşünülebilir.

Film beklediğimden daha düşük kalitede olsa da bazı konularda cesurca konuşulabilmesi çok hoşuma gitti diyebilirim. Her ne olursa olsun Batı dünyasının demokratik havası Vatikan içerisinde de hissediliyor. İki Papa filminde; Doğu toplumlarında hiçbir karşılığı olmayan fikirlere saygı, empati kurabilme ve doğru bulduğu fikirleri kabullenme ya da gerçeği arama gibi değerlerin en üst düzeyde eksik bile olsa yaşatıldığını-yaşandığını görebiliyoruz.

Film çoğu izleyici için sıkıcı olabilir; ancak Vatika’a içten bir bakış atan bu filmi ilgiyle izlediğimi söyleyebilirim. Hatta burada bahsetmediğim konularda örneğin kader ve özgür irade, ayrıca kaderin değişip değişmeyeceği gibi konularda Papa ve Kardinal arasındaki konuşmaları dinlemek benim için eğlenceliydi.

İki Papa film incelemesini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir