Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Anomali (2017) – Hasta olan her zaman çocuklar değildir

Anomali, Türk Dil Kurumu Sözlüğünde sapaklık yani belli bir ölçüye, belli kurala uymama durumu olarak tanımlanıyor. Hastalık niteliğinde olmadığı da ayrıca belirtiliyor. Anomali ismiyle yayınlanan Türk yapımı kısa filmi T.C. Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenen bir yapım. Bu yazında tam 19 dakika 55 saniye süren bu yapım üzerine konuşalım.

Kısa Filmin Konusu

Anomali; okulda arkadaşlarıyla iyi geçinmeyen, kavga eden; bunun dışında ev hayatında da anormal davranışlar sergileyen bir çocuğun ailesi tarafından tedavi ettirilme çabalarını anlatmaktadır. Ailesi Emir adlı çocuklarının tedavi olabilmesi için ellerinden geleni yaparlar. Ancak bir sonuç alamazlar. Emir’in annesi Funda henüz deney aşamasında olan bir tedavi yöntemini çocuğu üzerinde denemek ister.

Yazının bundan sonrası spoiler içermektedir.

Ben bu kısa filmin vermek istediği mesajı aktarma konusunda sıkıntılar yaşayan bir yapım olduğunu düşünüyorum. Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen bir yapım çok daha vurucu ve etkili olmalıydı. 20 dakika kısa bir film için yeterince uzun bir zaman. Örneğin Nefesini Tut adlı kısa film tam 9 dakika 29 saniye olmasına rağmen etkileyicilik ve aktarmak istediği mesajı vurucu bir şekilde verme konusunda Anomali’den kat be kat daha iyi bir yapım. Anomali 20 dakika sürmesine karşılık filmin sonu da dahil olmak üzere hiçbir yerinde şok edici etkileyici bir anlatım kullanamıyor. Final sahnesi bence tahmin edilebilir ve başarısızdı.

Filmin ana karakterleri olan Funda ve Levent’in oyunculukları gayet iyiydi. Bu ikili arasında Funda’nın oyunculuğu sanki bir tık daha öndeydi. Çocuk oyuncunun aracın arkasında oturarak emniyet kemerini çekmeye çalıştığı sahne dışında bir oyunculuk sergilediğini söylemek zor. Buna bir de filmin sonundaki bakışını katabiliriz. Final sahnesindeki müziği çok abartılı bulsam da çeşitli yerlerde kullanılan müzikler sahnelerle uyumlu ve başarılıydı.

Anomali Ne Anlatıyor?

Anomali’nin vermek istediği mesaj üzeri kapalı bir şekilde değil açık ve net olarak ifade ediliyor. Çocukları daha önceden kavga eden iki aile final sahnesinde konuşma fırsatı yakalıyorlar (Daha önceden Emir’in kavga ettiği çocuğun annesi Selda Hanım, Funda ve Levent).

Selda Hanım, çocuğu Koray’ın hareketsiz, uslu bir çocuk olduğunu ancak okul notlarının düşük olduğunu söylüyor. “Biz de her anne baba gibi çocuğumuzun başarılı olmasını istiyorduk.” dedikten sonra bu tedavi merkezini bulduklarını ancak her terapiden sonra çocuklarının daha da kötüye gittiği anlatıyor. Onun son cümlesi muhtemelen bu kısa filmin vermek istediği en güçlü mesaj: “Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin.”

Çoğu ebeveynin sandığı gibi hiperaktiflik, yaramazlık ya da bunun tam tersi okulda içine kapanık olma durumları bir hastalık değildir. Belki çocukları farklı spor faaliyetlerine yönlendirmek, belki çocuğun hayatına renk katacak ve ilgisini çekecek farklı aktivitelere yönlendirmek çocuğu tedavi edilmesi gerekli bir hasta gibi yaklaşmaktan daha yararlı olacaktır.

Tedavi Edilmesi Gerekenler Belki Çocuklar Değil

Anomali’nin alt metin olarak işlediği bir diğer mesaj bence bazen tedavi edilmesi gerekli olan kişilerin çocuklar değil ebeveynler olması. Evet; onları hiç kimse kontrol etmiyor, davranışlarının ne kadar tutarsız olduğunu sorgulayan birileri hayatlarında bulunmuyor. Kendileri sağlıklı olmayan ebeveynler çocuklarında gördükleri istenmeyen davranışlara birer hastalık gibi yaklaşabiliyor.

Emir’in annesi evde ocağı açık unutuyor; buzdolabına kullanım tarihi geçmiş ürünleri koyabiliyor; yumurtayı tava yerine çöpe kırabilecek kadar dalgınlaşabiliyor. Diğer taraftan okuldan çocuğunu aldıktan sonra çocuğu araçta emniyet kemerini hızlı çektiği için bir türlü takmayı beceremezken bu durumu fark edemiyor (ki bu benim kısa filmde en çok hoşuma giden sahneydi)…

İşte tüm bunları üst üste ekleyince asıl tedavi edilmesi gereken kişilerin bazen ebeveynler olduğu mesajını veriyor Anormali.

Sonuç

Anomali hiç şüphesiz ki kötü bir yapım değil. Ancak ben Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen ve 20 dakika gibi bir zamana sahip bir filmden daha sarsıcı, daha etkileyici olmasını beklerdim. Final sahnesinde çocuğun bir akvaryum balığını kesmesi etkileyici olmuş gibi düşünülebilir ancak çocuk daha önceden arkadaşının balığına belki daha kötü bir şey yapmıştı zaten. Ayrıca çocuğun değişmediğini biliyoruz. Yani biz çocuğun değiştiğini iyileştiğini düşünseydi ve çocuk sonrasında bu hareketi yapsaydı bu sahne o zaman çok daha etkili olabilirdi. Ama çocuğun sergilediği bu davranış zaten çocuktan beklenilmeyen bir hareket değildi.

Tüm bunlara rağmen Anomali, izlenilmeyi hak eden ve belli mesajları aktarmaya gayret eden bir yapım. Bu tarz yerli yapımların desteklenmesi, yapımcıların onurlandırılması sinemamızın geleceği adına çok önemli. İşte bu açıdan Kültür Bakanlığı’nın kısa filme destek olması çok yerinde bir karar olmuş. Diğer taraftan yapımcılardan çok daha etkili ve kaliteli filmler beklemek de hakkımız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir