Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

BIRDMAN veya Cahilliğin Umulmayan Erdemi (2014) – Detaylı Film Analizi

Birdman 2015 Oscar ödüllerine damgasını vurmayı başaran kaliteli bir yapım. Birbirinden ünlü oyuncuların rol aldığı Birdman, sağlam ve özgün senaryosuyla seyredilmeyi hak eden bir film. Filmin karışık ve ilk bakışta anlaşılması zor bir kurguya sahip olduğunu söylemek gerekiyor. Kendinizi final sahnesi de dahil olmak üzere filmin tamamında ne seyrettiğinizi ve neyin gerçek neyin hayal olduğunu sorgularken buluveriyorsunuz. Birdman, film tadında bir tiyatro veya tiyatro tadında bir film. Bence her iki tanımlama da bu yapım için uygun.

Analiz kısmına geçmeden önce özellikle filmi ilk kez seyredecek izleyiciler için belirtmek istediğim noktalar bulunmakta. Öncelikle Birdman bir aksiyon filmi değil. Bir saat 59 dakika süren bu yapımın neredeyse tamamı bir tiyatro binası içerisinde geçmektedir. Dolayısıyla film içerisinde çok fazla diyalog ve konuşma bulunmaktadır. Bu durumun özellikle ilk yarıda filmin akıcılığını büyük orada azalttığını düşünüyorum. Birdman sizi düşünmeye ve çözümleme yapmaya davet eden bir yapım. Eğer uzun diyalogları birleştirip yorum yapmayı ya da bir sonuca ulaşmayı sevmiyorsanız Birdman’e yaklaşmanızı tavsiye etmem.

Söylemeden geçemeyeceğim bir diğer nokta da şu: Bu film sadece kesintisiz yani görüntü atlaması bulunmayan sahneleri seyretmek için bile izlenebilir. Bu sahnelerin muhteşemliği bizleri film için harcanan emeğe bir kez daha hayran bırakmakta…

Filmin Konusu

Filmde Riggan olarak seyredeceğimiz karakter yaklaşık yirmi yıl önce Birdman adlı bir süper kahramanı canlandırarak üne kavuşmuş eski bir film yıldızıdır. Riggan, eski günlerini özlemekte ve kendisini tekrardan popüler hale getirebilecek bir tiyatro oyunu üzerinde çalışmaktadır. Riggan, Brodaway adlı ünlü bir tiyatroda sergilenecek bu oyunun hem yazarı, hem oyuncusu hem de yönetmenidir. Film onun adeta her şeyini feda ederek başarmaya çalıştığı tiyatro oyununda başarılı olabilmek için verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.

Yazının bundan sonrası tamamen spoiler içermektedir.

Riggan’ın Gerçekten Süper Güçleri Var Mı?

Final sahnesinde Riggan’ı bir hastane odasında gökyüzünde uçuşan kuşlara bakarken görürüz. Kamera onu pencerede bırakır ve yavaşça odaya doğru çevrilir. Onun pencereden atlayıp atlamadığına dair en küçük bir ipucu bile görmeyiz. Bu sırada odaya giren Sam açık pencereye doğru koşar; bakışlarından anladığımız kadarıyla babasını yerde göremez ve başını yavaş yavaş yukarıya doğru kaldırır. Kocaman gözleri yukarıda gördüğü bir şeye odaklanır ve az sonra gülümsemeye başlar. Buradan hareketle onun gökyüzünde babasını gördüğünü düşünüyoruz. Bu durumda onun gerçekten süper güçleri var mı?

Tüm bunların yanıtlarını aramak için filme yerleştirilen ipuçlarını incelemeye başlayalım.

Filmde pek çok sahnede Riggan’ın süper güçlerini kullandığını görmekteyiz. Örneğin bu sahnede elini bile dokunmadan televizyonu kapatır. Onun daha sonra bakışlarıyla bir vazoyu hareket ettirdiğini görürüz. Film boyunca buna benzer pek çok sahne bulunmaktadır. Dikkat ederseniz bunların tamamında biz olayları Riggan’ın bakışıyla görmekteyiz ve tüm bunlara şahitlik eden hiç kimse bulunmamaktadır. Ancak yönetmen bizi film boyunca Riggan’ın zihnine hapsetmez ve biz fark edelim ya da etmeyelim bazı sahnelerde bizi onun zihninden dışarıya çıkarak bu olağanüstü olayların gerçek yüzünü görmemizi sağlar. Örneğin bu sahnede Riggan güçlerini kullanarak odayı dağıtmaktadır. Bu sırada gürültüyü duyan arkadaşı Jake kapıyı aralayarak onu seyreder. Riggan onun geldiğini görmez. Yönetmen bizi Riggan’ın zihninden çıkarır ve olayı Jake’in bakışından seyretmeye başlarız. Riggan odayı süper güçlerini kullanarak değil; eşyaları kendi elleriyle sağa sola savurarak dağıtmaktadır.

Bir başka sahnede onun süper gücü sayesinde tiyatro girişine uçarak geldiğini görmekteyiz. Ancak Riggan’ın ardından koşan taksici “Bu adam delirmiş, paramı vermedi!” diye feryat etmektedir. Riggan’ın zihninden çıktığımız anda olayların gerçekte nasıl olduğunu görebilme şansı yakalıyoruz. Riggan havadan yere indiğinde kapı önünde duran görevliye müziği kesmesini söyler. Adam onun ne söylediğini anlamaz ama müzik bir anda kesilir. Yani duyduğumuz müzik aslında onun zihnindedir; aynen bizim onun zihninde oluşumuz gibi. Tüm bu sahnelerden hareketle onun süper güçlerinin olmadığını; uzun yıllar boyunca canlandırdığı Birdman karakterinin onun kişiliği haline geldiğini ve ondan kopamadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Riggan’ın Kendisini Diğer İnsanlardan Üstün Görmesi Ve Bencilliği

Riggan’ın çevresindeki kişilerle iletişim kurduğu pek çok sahnede onların arasında olsa da onlarla yaşamadığını gözlemlemekteyiz. Örneğin büyük olasılıkla set ekibinden olan bu kişiyle selamlaştığı bu sahnede onun adını doğru hatırlamaz. Birlikte çalıştığı insanların isimlerini bile öğrenemeyecek kadar onlardan kopuk yaşayan Riggan karısıyla ile neden ayrıldıklarını bile hatırlamamaktadır. Riggan’ı filmin başında Buda heykelinin yanında konsantrasyon duruşu yaparken görürüz. Bu duruş esnasında içerisinde bulunduğu dünyayı ya da tiyatroyu pis kokan bir çöplüğe benzetir ve oraya ait olmadığını söyler. Riggan uzun yıllar boyunca canlandırdığı Birdman karakterinin etkisiyle kendisini diğer insanlardan üstün bir yere konumlandırmakta ve onların arasında olmayı adeta kendisine yedirememektedir. Onun kendisini tüm olayların merkezine koyduğu, dünyayı kendisinden ibaret saydığı ve ileri derecede bencil olduğu görülmektedir. Belki en az kendisi kadar iyi bir oyuncu olan Ralph’ın yeteneğini sorguladığı ve hüküm verdiği görülür. Eski karısı Sylvia ona heyecanla öğretmenliğe geri döneceğini söyler. Hayatındaki bu önemli değişimi ona söylerken yüzü gülmektedir. Ancak Riggan ne kadar bencil olduğunu bir kez daha gösterir ve onun bu sözlerini umursamaz bile. Kendi aklındakileri söylemeye devam eder. Televizyonda Iron Man’in başarısı anlatan görüntüye dayanamaz ve televizyonu kapatır. Az sonra onun Demir Adama Teneke Adam ve süper kahramanları canlandıran oyunculara aktör bozuntuları dediğini duyarız. Odasında bulunan Birdman posterini indiren Riggan’ı uyaran Jake posteri ona ekibin hediye ettiğini onları gücendirmemesi gerektiği ifade etse de Riggan ekibi umursamadığını söyler.

Tiyatro oyunu gerçekte ne anlama gelmektedir?

Riggan’ın yazdığı, yönettiği ve oynadığı bu oyun aslında onun hayatını anlatmaktadır. Zaten Nick bu oyunu adaptasyon yani uyarlama olarak adlandıracaktır. Oyun bir başkasının hayatını uyarlıyor gibi dursa da uyarlanan hayat Riggan’ın kendi yaşam öyküsüdür. Örneğin repliklerinde aşk kavramının sorgulandığını görürüz. Repliklerde aşık olduğu bir kişiyi öldürmeye kalkışan bir karakterden bahsedilir. Oyuncular bu durumun aşk olup olmayacağını tartışırken filmin sonlarına doğru bu olayın Riggan ve karısı arasında yaşandığını anlarız. Riggan karısına bıçak fırlatmış ve bu olaydan sonra ayrılmışlardır.

Riggan gerçek hayatta karısını hem de kendi yatak odalarında aldatmıştır. Tiyatro oyununda gördüğümüz aldatma sahnesi işte bu gerçeğe gönderme yapmaktadır. Riggan ayrıca bu olaydan sonra intihar etmeyi denemiştir; aynen tiyatro oyununun sonunda onun canlandırdığı Nick karakterinin yaptığı gibi.

Bu oyun kendi hayatını anlatmasına rağmen Riggan kendisini temsil eden Nick karakterine oyunda bahsedilen ve karısını öldürmeye çalışan kişiyi tanımadığını söyletir hem de aynı ya da yakın anlama gelen cümlelerle. (1) Yanlış kişiye soruyorsun. (2) Adamın adını şöyle bir duydum sadece. (3) Ben bilemem. (4) Ayrıntıları bilmem lazım. Tecrübeli bir oyuncu olan Mike bu duruma dikkat çeker ve bu cümlelerin aynı anlama geldiğini sadece bir repliğin bu anlamları verebileceğini söyler.

Tiyatro sahneleri sanıldığından çok daha fazla gizem barındırmaktadır. Örneğin Riggan bu sahnede Sam’la konuştuktan sonra sağ tarafına bakar ve orada Laura’nın sergilediği oyunu görür. Laura sahnede Nick’in hamile olduğunu bilmediğini söylemektedir. Bu durum gerçek hayatta Laura’nın hamile olduğunu oldukça geç öğrenen Riggan’ın durumu ile birebir örtüşmektedir. Laura bu repliklerinde bebeği istemediği söyler ve bunun nedeni Nick’i sevmemem değildi, diye ekler. Bu sahne sanki gelecekten haber vermektedir çünkü Laura daha sonra Riggan’a hamile olmadığını söyleyecektir. Onun böyle konuşmasının nedeni Riggan’ın güvenilmez ve umursamaz tavırlarıdır. O aslında bebek sahibi olmayı istemiştir.  

Riggan’ın Asıl Amacı Nedir?

Riggan aslında şöhrete ve alkışa esir düşen, kaybettiği popülerliğini elde etmeyen çalışan bir karakterdir. Riggan beğenilmeye ve alkışlanmaya o kadar önem vermektedir ki karısı Sylvia onun oynadığı bir komediyi beğenmediği için ona bıçak fırlatmıştır. Babasını çok iyi tanıyan Sam ilerde babasının tüm bunları sanat için değil, dikkat çekmek ve diğer insanlar gibi sıradan olmak istemediği için yaptığını söyleyecek ve gerçekleri onun yüzüne çarpacaktır. Sam’in bu cümleleri onun gerçek amacını ortaya koymaktadır. Dikkat çekmek yani tekrardan popülerlik yakalamak ve sıradanlıktan kurtulmak…

Ben onun Birdman karakteri altında ezildiğine inanmıyorum. Zaten kendisi Birdman 4’ü çekmeyi reddettiğini söylemektedir. Riggan için asıl olan şöhret, alkış ve diğer insanlar tarafında takdir edilme beklentilerine ulaşmaktır. O sadece bunu nasıl yapacağı konusunda kafa karışıklığı yaşamaktadır. Tekrardan Birdman karakterine dönüş mü yoksa tiyatro mu? Hangisi ona daha fazla alkış getirecektir? Onun yaşadığı ikilemin temelinde bu vardır. Riggan o kadar büyük bir ikilem içerisindedir ki bir taraftan, Mike’ın istediği parayı bulabilmek için evini ipotek ettirirken diğer taraftan oyundan tamamen vazgeçmeyi bile düşünebilmektedir.

_MG_1102.CR2

Riggan gerçekten kendisini vurdu mu?

Onun hayattaki en büyük amacı kaybettiği popülerliğini tekrar kazanmak ve insanlar tarafından alkışlanmaktır. Oyunculuğa ya da sahneleyeceği oyuna bu kadar kutsallık atfetme nedeni budur. Tek atımlık kurşunu vardır ve her şey yolunda giderse sergileyeceği bu performans onu tekrar popüler birisi yapabilecektir. Ancak ne yaparsa yapsın nasıl bir oyun sergilerse sergilesin eleştirmen Tabitha’yı ikna edemeyeceğini anlamıştır.

Eleştirmenle tartıştıktan sonra bardağın altında bıraktığı kağıt parçası ünlü bir aktörün uzun yıllar önce onu seyrettikten sonra yazdığı ve onun oyunculuğa başlamasına sebep olan nottur. Hayatı boyunca yanında taşıdığı bu notu orada bırakması onun Birdman tarafının ön plana çıkacağını göstermektedir. Bu ana kadar fiziksel olarak görmediğimiz Birdman bu olaydan sonra artık görünmeye başlar. Ona yeni bir film çekmesi telkininde bulunur ki onun artık bu andan sonra Birdman tarafına teslim olduğunu söyleyebiliriz. Birdman ona insanların kan ve aksiyona bayıldıklarını söyler ve bu olayı kendi yöntemimizle unutulmayacak bir hareketle bitirelim, der. İşte bu onun tiyatroda kendisini vurmaya karar verdiği andır.

Riggan tüm bunları düşünürken yüksek bir binanın tepesindedir. Ben bu sahnede Riggan’ın binanın tepesinden atlayarak intihar etmiş olduğunu düşünmüyorum. Çünkü o kendisine yakışan ve herkesi şok edecek bir son tasarlamıştır ve intihar etmesi ona istediğini vermeyecektir. Dolayısıyla binadan taksiyle ayrılsa da zihinsel olarak tiyatroya uçarak gittiği hayal eder. Tiyatro girişinde müziğin kapanması onun Birdman’dan Riggan’a geçiş yaptığını göstermektedir.

Oyuna geçmeden önce eline gerçek bir tabanca alır ve sahnede kendisine gerçekten ateş eder. Onun bu performansını tüm seyirciler ayakta alkışlar. Riggan’ın bu hareketi o kadar etkilidir ki eleştirmen Tabitha orayı terk etmek zorunda kalır. Bu kadar beğenilen bir gösteri hakkında olumsuz bir yazı yazamayacağı için aslında Riggan tarafından yenilgiye uğramıştır. Daha sonra onun bu oyunu öven bir yazı kaleme aldığını görürüz.

Bu sahnenin bitiminde Riggan’ı hastanede yüzü alçıya alınmış bir halde görürüz. Slyvia, onun burnuna ateş ettiğini ve onu parçaladığını söyler. Ancak onun ateş ettiği sahneye baktığımızda kurşunun bu açıdan onun burnuna isabet etmeyeceği açıkça görülmektedir.

Benim Riggan’ın kendisine ateş ettiği sahne hakkındaki düşüncem şu: Riggan her ne kadar geçmişini özlese de Birdman olarak yeniden popüler olma şansı olmadığını bilecek kadar rasyonel birisidir. Kostüme geri dönebileceğini söyleyen iç sesine bunun mümkün olmadığını söyleyebilmiştir. Eleştirmenle yaptığı konuşmadan sonra onun yazacağı tek yazıyla tüm hayallerini ve emeklerini çöpe atacağını da anlamıştır. Alkışlanmak ve tekrar popüler hale gelmekten ibaret olan hayallerini gerçekleştirme yolu kalmamıştır. Her açıdan iflas etmiştir ve hayattaki en büyük amacına ulaşmayacaktır.

Sahnedeki bu performansı sonucunda ölümü pahasına da olsa alkışlanmış, tekrar popüler hale gelmiş ve istediğini almıştır. Hayatta kalsaydı yaşayan bir ölüden farksız olacaktı. Filmin başında ekranda gördüğümüz yazı her ne kadar alıntı da olsa onun öldükten sonra bile olsa hayattan istediğini almış olduğunu göstermektedir. Yazıda kullanılan gramer yapısı İngilizcede olmuş bitmiş ve şu ana etkisi olmayan olayları anlatmak için kullanılır. Bu da onun hayattan tamamen koptuğunu yani öldüğünü ayrıca göstermektedir.

– “Bu hayattan istediğini aldın mı, bu halde bile?”  / – “Aldım.” / – “Ne istemiştin?”

– “Kendime sevilmişti demek, kendimi dünyada sevilmiş hissetmek”

Filmin açılışında gördüğümüz kuyruklu yıldızı Riggan sahnede intihar ettikten sonra yine görürüz. Batan ya da kayan kuyruklu yıldız onun sona eren yaşamını temsil etmektedir. Kıyaya vuran ölü hayvanlar bir taraftan onun ölümünü temsil ederken diğer taraftan Riggan intihar ettikten sonra özellikle Sam’in iç dünyasının ne durumda olduğuna işaret etmektedir. 

Onun Sahnede Öldüğünü Kabul Edersek Hastane Sahnesine Nasıl Bir Anlam Yükleyebiliriz?

Son sahne için söylenebilecek olasılıkları en zayıftan en güçlüye doğru şöyle sıralayabilirim.

a. Riggan sahnede burnuna doğru ateş etti ya da bir şekilde ölmemeyi başardı ve Birdman karakterine tamamen teslim oldu. Artık hayalin ağır bastığı bir dünyada yaşamaktadır. Hastane sahnesi de aynen daha önce gördüğümüz sahneler gibi onun hayalinden ibarettir. Bence silahın ateşlenme açısı bu olasılığı çürütmektedir. Riggan sahnede gerçekten intihar etti.

b. Riggan’ın tüm ümitlerinin söndüğü anda çatıdan atlayarak intihar etmiş olma ihtimali de bulunmaktadır. Ancak bu sahneyi anlatırken söylediğim gibi burada geleceğe dair planlama yapmakta ve tiyatroya taksiyle gitmektedir. Bu nedenle bu olasılığı da eleyebiliriz.

Bence hastane sahnesini en iyi açıklayan senaryo şu:

Film boyunca Riggan’ı en iyi anlayan kişinin Sam olduğunu söylemek yanlış olmaz. Riggan’la yaptığı konuşmalarda onun babasının iç dünyasını kendisinden bile daha iyi tanıdığını gördük. Sam adeta geçmişte sıkışıp kalan ve yaşadığı zamanın şartlarını tam olarak algılayamayan babasının yol gösterici rehberi olmuştur. Ona gerçek gücün sosyal medya olduğunu öğretmiştir. Tüm bunların yanında Sam’in omuzunda bulunan kuş dövmesi onun çocukluk zamanlarına rast gelen Birdman karakterinden en azından çocukken hoşlandığını göstermektedir. Riggan’ın intiharından sonra seyrettiğimiz bu sahne büyük olasılıkla Sam’in kendi kurgusu. Babasının sahnede bu şekilde ölmesini kabullenemeyen Sam onun hayallerini çok iyi bildiği için babasına yakışan bir son hayal etti ve bize bu hayalini seyretme şansı verdi. 

Birdman film analizini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz. Videoda yazıda yer almayan çok fazla detay bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir