Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Black Mirror: Dibe Vuruş (S3B1) İncelemesi: Sahteyiz Hepimiz

Steven Spielberg, Türkçeye Başlat olarak çevrilen Ready Player One’da (2018) insanların gerçeklikten kaçtığı ve alternatif yaşama başladığı sanal bir gerçekliği tanıtmıştı bizlere. Çünkü artık dünya yaşanamayacak kadar bozulmuş, yozlaşmış ve kirlenmişti. Black Mirror – Dive Vuruş (S3B1) dünyanın yozlaşmasına ve içerisinde sahtelik barındıran ya da bizzat sahteliğe dönüşen yaşamlara harika bir dokunuş yapmış.

Bölümde Ne Anlatılıyor?

Dibe Vuruş, sosyal medya puanını her şey demek olduğu bir toplumu resmediyor. İnsanlara verilen değer artık tamamen sosyal medya puanlaması üzerinden gerçekleşiyor. İnsanların gözüne takılan bir çip diğer herkesin sosyal medya puanının otomatik olarak görülmesine olanak veriyor. İnsanlar kafede, işyerinde, takside… aklınıza gelebilecek her yerde sahte ve yapay bir gülümsemeyle dolaşıyorlar. Adeta herkes kibarlık budalasına dönüşmüş. Çünkü anlık olarak sizi gören herkes size 5 üzerinden bir puanlama yapabiliyor. Örneğin alışveriş yaptığınız bir market elemanı sizin konuşmalarınıza göre anında sizin sosyal medya hesabınıza puanlama yapabiliyor. Bu nedenle herkes ama herkes yüzünde ve davranışlarında iğrenç ve yapaylık kokan sahteliklerle dolaşıyor etrafta.

Kahramanımız Lacie, sosyal medyadaki puanını artırmaya çalışan genç bir kadın. Daha doğrusu zavallı bir genç kadın. Düşünceleri o kadar baskı altında ve o kadar kendi kimliğinden uzak bir yapaylık içerisinde ki bölüm boyunca ona acıyorsunuz. Kendisini herkese beğendirmeye çalışan bu kadının sosyal medya puanı 4.2-4.3 arasındadır. Aslında 4 ve üzeri iyi bir puandır ancak daha üst düzey bir kişilik olarak kabul edilebilmek için 4.6’lara yükselmek gerekiyor ki bu gerçekten çok ama çok zor.

Lacie bir gün eski bir arkadaşından telefon alır. Arkadaşı onu düğününe davet etmektedir hem de bir konuşma yapmak için… Davetli listesinin tamamı üst düzey puana sahip insanlardan oluşmaktadır. Lacie eğer düğüne gidip etkili bir konuşma yaparsa davetlilerden gelecek puanların kendisine sınıf atlatacağını düşünmektedir. Bu nedenle tüm imkanlarını zorlayarak o düğüne katılmak için aksiliklerle adeta bir savaş vermeye başlar.

Yazının bundan sonraki kısmı spoiler içeriyor.

Sahteyiz Hepimiz

Beğenerek izlediğimiz Avrupa Yakası’ndaki Sabit Efendi’yi hatırlamayan yoktur sanırım. Zeynep’in babası ve apartmanın kapıcısı… Karakter bence hayatın içerisinde bir karşılığı olduğu için o kadar sevilmişti. Sokaklarda, çevremizde… binlerce Sabit Efendi vardı…

Black Mirror işte bunu çok iyi başarıyor yani hayata dokunmayı, hayattan ve gerçeklikten can alıcı kesitler yakalayarak diziye aktarmayı. Hepimizin çevresinde onlarca Lacie yok mu sizce? Belki de kendimiz Lacie’yiz… Kendisini/kendimizi sosyal medyada pazarlamaya çalışan, başkaları için yaşayan, başkaları için giyinen, başkaları için gezen tipler(iz)… Lacie hiç beğenmediği bir kahveyi çok beğenmiş gibi fotoğraf çekerek paylaşan, kendisine puan geleceği için herkese karşı sahte gülücükler dağıtan, hiç kimseye olumsuz bir kelime kullanamayan, sosyal baskı altında kalan ve ezilen birisi. Bu özellikleriyle eminim çoğu kişinin yaşamına dokunan bir karakter.

İşte Black Mirror sosyal medya çılgınlığının ulaşabileceği zirveyi gösteriyor: Sayıların her şey demek olduğu bir dünya.

Lacie, kendi öz kardeşini beğenmeyen ve aşağılayan bir tip; çünkü kendisi 4 puanlardayken kardeşi 3 puanlarda geziniyor. Kardeşi bile onun yapaylığından iğreniyor ve ona sosyal medya puanının her şey demek olmadığını anlatmaya çalışıyor ama boşuna…

Lacie’nin hayatının en önemli olayı o düğüne gitmek. Çünkü puanlarını hızla yükseltmenin başka bir yolu görülmüyor. Ancak uçak seferi iptal olduğunda ilk şokunu yaşıyor. O, bu gece mutlaka uçmalı… Aksini düşünmesi imkansız… Bir uçak seferinde tek kişilik bir yer bulunuyor ancak o yer kendi puanını üzerindeki kişiler için ayrılmış… Dayanamıyor ve görevliye tartışıyor. İşte o an sistemin acımasız yüzüyle tanışıyor. Etraftaki herkes bir anda ona eksi puan gönderiyor ve puanı düşmeye başlıyor. Üstelik havaalanı polisi geçici de olsa bir ceza puanı düşürdüğü anda puanı 3.1’e iniyor. Sonrasında yaşadıkları puanını 1’lere kadar indiriyor. Düğün sahibi arkadaşı ona telefon açarak gelmemesini, düşük puanı nedeniyle herkese rezil olmak istemediğini söylüyor. Lacie kendinden düşük puan sahiplerini aşağılarken şimdi aynı duruma kendisi düşüyor.

Üzeri çamurlu, saçları dağınık ve elbisesi yırtık bir halde davetli olmadığı düğüne katılmayı başarıyor ancak yaptığı konuşmayla kendisini daha çok rezil ediyor ve sonunda gözündeki çip çıkarılarak hapse atılıyor.

Küfür Edebilme Özgürlüğü

Lacie hapse girdiğinde etrafta uçuşan tozları görüyor. Muhtemelen onları daha önce hiç görmemişti çünkü çip her görüntüyü filtreliyordu. Yüzünde bir gülümseme beliriyor Lacie’nin. Karşı hücrede bulunan düzgün kıyafetli adamla söz dalaşına girmeye başlıyor. İki taraf da geri çekilmiyor ve hakaretler havada uçuşuyor hem de hiç duymadığımız kadar kötü sözler…

Aslında bu ikili o an özgürlüğün tadını çıkarıyorlar. Evet, hapisteler ama ilk kez bu kadar özgürler. Artık çipler yok, sahte gülümsemeler, sahtekar insanlar ve yapay tavırlar yok. Bunlara gerek olmayan bir ortamdalar. Maskelerinden sıyrılmış bu ikili birbirlerine en ağır küfürleri ediyorlar. Ekrana yansıyan yüzlerinde inanılmaz ve içten bir gülümseme var her iki tarafta da… Küfür edebilme özgürlüğünün tadını sonuna kadar çıkarıyorlar bulundukları hücrelerde…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir