Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Dizide Seyrettiğimiz Kişi Gerçekten Mesih mi? Yoksa…

Bu yazıda dizinin ilk sezonunu seyrettikten sonra hemen herkesin soracağı şu muhtemel sorunun cevabını aramak istiyorum: Dizide seyrettiğimiz Mesih gerçek mi yoksa sahte mi?

(Bu yazı diziyi seyredenler için hazırlandı ve full spoiler içeriyor) 

Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için şu noktaları netleştirmek istiyorum. Dizi olağanüstü bir titizlikle hazırlanmış. İnsan hayatına yaptığı dokunuşlarda insan psikolojisini tanımlamada çok başarılı ve tüm bunları aktarmak için oluşturulan kurgusal zemin çok sağlam.

Aslında adı ne olursa olsun bir kurtarıcı bekleyen insanlara gökten asayla, etrafında ışıklar saçan birisinin gelmeyeceği gerçeği aktarılmış. Eğer bir kurtarıcı gelecekse veya Hristiyanların beklediği gibi Mesih gelecekse bu kişi Neo tarzında birisi olmayacak. Zaman zaman fizik kurallarını altüst etse de herkesi kendisine inanmaya zorlayan birisi olmayacak bu gelecek kişi. Dizinin yakaladığı bu anlatım dili az çok dinler tarihi okumuş herkesi etkileyebilecek kadar sağlam. Peygamberlerin mucizelerinde bile insanların aklı tamamen ellerinden alınmaz, onlar hiçbir seçenek bırakılmadan inanmaya zorlanmaz. Çünkü o zaman ortada seçim hakkı seçme özgürlüğü kalmıyor.

Gerçek mi Değil mi?

Eva harika bir ekip çalışmasıyla Mesih olarak tanınan kişinin gerçek adına ve hatta Tahran’da yaşayan abisine bile ulaşıyor. Abisi, Payam Golshiri adındaki kardeşinin ve kendisinin amcalarından sihirbazlık öğrendiğini, kardeşinin küçükken bile ilgi odağı olmayı sevdiğini söylüyor. Eva daha sonra onun bir süre de olsa bir akıl hastanesinde yattığını öğreniyor. Hastanede kaldığı sırada kendisinin Mesih olduğuna inandığı dosyaya not olarak düşülmüş.

Olaya bu taraftan bakınca onun zeki ve tehlikeli bir yalancı olduğu ortaya çıkıyor. Payam sorgu sırasında Aviram veya Eva’nın adını aldığı ajanlık eğitimi sırasında öğrenmiş olabilir. Kubbetüs Sahra’nın önünde gerçekleşen olayda dirildiği görülen çocuğun önceden ayarlanmış bir işbirlikçi olma olasılığı bulunuyor. Çünkü kimin ateş ettiği belirsiz ve bu durum kameralarda da ortaya çıkmıyor.

Yine aynı yerde birden ortadan kaybolması kamera açılarını çok iyi bilmesiyle, başka ülkelerde örneğin Ürdün’de sonrasında da Teksas Amerika’da görülmesi özel bir uçak veya jet sayesinde gerçekleştirilebilir. Tabi bir ekibin yardımıyla… Zaten dikkat ederseniz o hiçbir yerde doğrudan Mesih olduğunu söylemiyor. Bu durum dizinin pek çok yerinde gerçekleşiyor. Hatta bir muhabir onu iyice köşeye sıkıştırıyor ama o ben Mesih’im demiyor.

Jibril, ona sen yücesin, dediği zaman senin kadar, diye cevaplıyor ve insan olmanın yüceliğine dikkat çekiyor. Aynı konuşmada Jibril kum fırtınasını ve Işid’i kastederek kötülüğü dağıttın deyince, kötülüğü O dağıttı, diyor ve Yaratıcı’ya dikkat çekiyor. Son olarak peder Felix ona sen tanrı olmalısın, dediğinde buna gerçekten inanıyor musun, diye soruveriyor. Örnekleri çoğaltabiliriz ama sanırım ne söylemek istediğim anlaşıldı. Bu bakış gri renge asla inanmayan tüm olayları ve kişileri siyah ve beyaz olarak ayıran Eva’nın Mesih olayını nasıl gördüğünü özetliyor. Ancak olayın bir de diğer tarafına bakmamız gerekiyor.  Her şey Eva’nın söylediği gibi siyah ya da beyaz değil. Hayatta ara renkler de bulunuyor.

Payam’ın Olağanüstü Yönleri

Dizide Payam’ın olağanüstü yönleriyle alakalı da çok örnek var. En belirgin olanlarından birkaç tanesine bakalım. Birinci bölümdeki sorgu sahnesinde ilginç bir şey oluyor. Aviram “Adımı sana kim söyledi?” diye sorunca “Kimsenin söylemesine gerek yok adın babamın kitabın geçiyor” diye cevap veriyor. İncil’de Aviram Musa peygambere başkaldıran kişilerden bir tanesi. Onun dizide Mesih’e başkaldıran birisi olması da güzel bir detay. Ancak dikkat edilmesi gereken yer onun kutsal kitaptan babasının kitabı olarak bahsetmesi… Yani kendisinin Mesih olduğunu ima ediyor.

Aynı konuşmada kimsenin bilmediği bir cinayet olayını çok iyi bildiği anlaşılıyor ve bu olayı gerçekten de Aviram en yakın arkadaşı dışında kimse bilmiyordu.

Kum fırtınası gelmeden hemen önce düşmanlarının bozguna uğrayacağını söylüyor ve söylediği gerçekleşiyor. Ortalığı kasıp kavuran kum fırtınasından etkilenmiyor ve Rebecca’yı kurtarıyor. Sonra olayı daha da büyütüyor ve binlerce kişinin gözü önünde suyun üzerinde yürüyor. Ancak hepsinden ötesi uçak düşmeden önce Aviram’a öldürdüğü çocuğu kastederek ölmeden önce göreceğin son şey o olacak, demesi. Gerçekten de uçak düşerken Aviram çocuğu görüyor ve ağlamaya başlıyor. Uçak düştükten sonra oraya gelen çocuk Mesih’in onları dirilttiğini söylüyor.

(Ancak dizinin ince dokunuşlarından birisi daha var bu sahnede. Bu olay gerçekleşmeden önce bu çocuğun hayalci ve belki yalancı ya da en azından olayları abartan birisi olduğu özellikle gösteriliyor. Bu sahnede uçak düşünce bu kişiler çok düşük bir olasılık olsa da hayatta kalmış ve çocuk da yalan söylüyor olabilir. Evet, bunlar da birer olasılık…)

Diğer taraftan Mesih’in umutların tükendiği bir anda rüya ve gerçeklik arasında Jibril’e görülmesi, aynı şekilde onun Amerika Başkanını rüyada etkileyebilmesi, uçağın düştüğü yerin kıpkırmızı güllerle kaplı olması (Güller uçak düştükten sonra çıkmış olabileceği gibi uçak güllerin olduğu bir alana da düşmüş olabilir. Ancak dağın-çölün ortasında böyle bir alanın olması ve uçağın tam oraya düşmesi ne kadar olası?) gibi detaylar onun olağanüstü özelliklere sahip olduğunu gösteriyor.

Olaya bu açıdan baktığımızda da onun açıkça Mesih olduğu görülüyor. Peki, bunlardan hangisi doğru? Payam Golshiri bir sahtekâr mı yoksa gerçekten Mesih mi?

Yazının devamını 25. Kare Youtube kanalından takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir