Güzel ve Çirkin Film Konusu ve İnceleme

Güzel ve Çirkin Konusu

Başarılı bir tüccar, tüm varlığını denizde kaybettikten sonra altı kızını da yanına alıp daha kırsal bir yere taşınmak zorunda kalır, yolculuk bittikten sonraysa gül çaldığı gerekçesiyle ‘Çirkin’ tarafından cezalandırılır. Kızlarının en küçüğü olan ‘Güzel’, başlarına gelen felaketlerden kendini sorumlu tutar ve babasının cezasını üstlenerek kendini feda eder. Çirkin’e ait olan gizemli şatoda onunla birlikte yaşamaya başlayan Güzel, bu şatonun göründüğü gibi tehlikeli ya da karanlık bir yer olmadığını fark eder. Zamanla birbirlerini tanımaya başladıklarında genç kadın, Çirkin’in geçmişine ait sırları öğrenir. Çirkin bir zamanlar krallığı olan yakışıklı bir prenstir ve kendisine yapılan bir büyü nedeniyle yıllardır Çirkin olarak yaşamaktadır. Şimdi cesur ve hayat dolu Güzel, ne pahasına olursa olsun Çirkin’i bu büyüden kurtarmaya çalışacaktır.
Disney’in çocuk klasikleri arasına giren Güzel ve Çirkin masalının yeni bir uyarlaması olan film, fantastik ve romantik unsurların yanı sıra gerilim tonu olan bir yapım. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini, daha önce Kurtların Kardeşliği, Sessiz Tepe gibi filmlere imza atmış olan Christophe Gans üstlenirken, başrollerde Fransız oyuncular Vincent Cassel ve Léa Seydoux yer alıyor.

Güzel ve Çirkin İnceleme – Analiz

Güzel ve Çirkin… Jeanne-Marie Leprince de Beaumont’un genç kız ve canavara dönüşmüş bir prensi konu edinen masalı, sinemanın ilgisiz kalamadığı, benzer versiyonlarla birçok kez çekilen bir sevgi hikayesi… Hikayenin özü, Belle adlı bir kızla bir canavarın aşka dönüşen macerasını anlatıyor. Bu kez yönetmen koltuğunda Kurtların Kardeşliği ve Sessiz Tepe gibi başarılı ‘ortam’ filmlerine imza atan Christophe Gans oturuyor. Filmini ilk kez 1946 yılında çeken Jean Cacteau’ya ithaf ettiğini söyleyen Gans film için daha önce izlenmemiş bir yolu keşfettiklerini söylüyor.

Ülkenin bizi sürüklediği gerçeklik algısının tam da ortasında kaldığımızdan mıdır nedir La Belle et La Bête / Güzel ve Çirkin’i tam bir sığınma duygusuyla izledim. Gerilim unsurunu ortamın içine empoze etmeyi başaran yönetmen klasik bir masaldan gerilim hikayesi yaratmayı başarmış diyebiliriz. Ama bu demek değil ki film gotik çizgilerle harmanlanmış, karanlık atmosferiyle öne çıkan bir film. Aksine masalsı dengeyle sürekli yer değiştiren fantastik bir ortam yaratılmış ki, neredeyse filmin tek bir karesini boş geçmiyorsunuz. Bu anlamda biraz Kurtların Kardeşliği’ni andırdığını söylemek mümkün.

Film hikayeye dışarıdan bir göz olarak bakmayı tercih ediyor önce. Yani bir anlatıcı iki tane çocuğa bu masalı okuyor, anlatıyor ve o anlatımla birlikte biz de filmin içine sızıyoruz. Üç kız, üç erkek ve bir babadan oluşan ailemiz zenginliklerini kaybedince kırsalda yaşamaya başlıyor. Külkedisi benzeri ablalara sahip olan Güzel, taşrada, doğanın içinde yaşamaktan pek memnun. Ama şımarık ablaları şatafattan başka bir şey düşünmedikleri için çok mutsuzlar. Güzel’in iyi kalpli babası kızlarını mutlu etmek ve kıyıya vuran gemisindeki son malları almak için şehre iniyor ama büyük hayal kırıklığı yaşıyor çünkü malları yağmalanmıştır. Dönüşte ormanın sakladığı şatoya yolu düşüyor ve Çirkin’le tanışıyor. Yaşlı adamın altınları, mücevherleri almasına bir şey demeyen Çirkin, kızı Güzel için bir gül kopardığında kıyametler kopar. Babasının yerine kendisini feda eden Güzel ve Çirkin’in macerası da bilindiği üzere böyle başlıyor

Güzel ve Çirkin Fragman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir