Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Minyonlar – The Minions Konusu ve İnceleme

Minyonlar – The Minions Konusu

Tarih öncesi çağlardan beri kendilerine kötü bir efendi arayışında olan Minyonlar, Dracula’dan, Firavun’a, Napolyon’dan, Dinozorlara kadar birçok kişiye hizmet etmeye çalışsalar da, hepsi birgün yok olmuştur. Hizmet edecek bir efendi bulamayınca Antartika’da kendi hallerinde yaşamaya başlayan minyonların kaderi 1960’lı yıllarda değişir. Çünkü 3 kişilik maceracı bir minyon ekibi, Amerika’ya doğru yola çıkar.

Filmin yönetmenliğini Pierre Coffin ve Kyle Balda, senaristliğini Brian Lynch yaptı. Seslendirme kadrosunda ise Sandra Bullock, Jon Hamm, Michael Keaton, Allison Janney, Geoffrey Rush, Steve Carell gibi yıldız oyuncular var. Minyonlar’ın Türkçe seslendirmesini ise Beren Saat ve Kenan Doğulu yaptı.

Minyonlar – The Minions İnceleme ve Analiz

Hizmet edilecek en çılgın efendiyi bulmak için tarih öncesi çağlardan beri arayışlarını sürdüren kahramanlarımız en sonunda umutsuzluğa düşerek kendilerine kurdukları buzul mağarada yok oluşun eşiğine geliyor. Ancak Kevin, çocuksu Bob ve müzik sevdalısı Stuart, kabilelerini kurtarmak için 1968 senesinin New York’una doğru yola çıkıyor ve hizmet edilecek en çılgın efendiyi bulmadan kabileye dönmemeye ant içiyor.Gelmiş geçmiş en büyük kötü olarak görülen Scarlet Overkill ve mucit eşi Herb Overkill için çalışma şansına erişen kahramanlarımız için elbette ki, işler hiç de ummadıkları yönlere sapıyor.

Filmin dünya çapında sevilen küçük, sarı ve saf minyonları temel aldığı için topladığı ilgiyi hak etmediğini söylemek yanlış olmaz. Gru ve kızlarla geçen 2 başarılı filmin ardından minyonların yeni macerası beklentilerin oldukça altında kalıyor. Minyonların kendi içlerindeki diyalogları ve dinamikleri dışında iç ısıtan ya da zeki pırıltısı barındıran bir sahneye rastlamak çok zor. Hem çocuklara, hem de yetişkinlere yönelik bir film ortaya çıkarmaya çalışan yapım ekibi, ne yazık ki ikisinde de başarısız olmuş. Animasyon filmlerin son 10 yılda yaşadığı devrim, gittikçe daha çok şiddet öğesini animasyonlara ekleyerek yetişkinlere de hitap etme uğraşı bu filmin de başını yakmış diyebiliriz. Filmde yer alan aşırı şiddet, bir çocuk için olduğu kadar bir yetişkin için de rahatsız edici oluyor. Çünkü sevimli minyonları seyretmeye gelen seyirciler, arkadaşlarını kurtarmak için nükleer bomba yutmak zorunda kalan ya da onu öldürmek için peşinden koşan 50 kötü adama bir bir av olup korku içinde titreyen minyonlarla karşı karşıya kalıyor. Filmin animasyon kalitesinin de Çılgın Hırsız’daki  gibi olmadığını söylemek yanlış olmaz. Renk seçimleri, çizgiler ve şekiller olarak ele aldığımızda yetişkinlerden çok çocuklara yönelik olan, ancak hikaye örgüsünü ve sahnelerini ele aldığımızda çocuklardan çok yetişkinlere yönelik olan bir film var elimizde. Anlaşılan o ki Çılgın Hırsız serisinde yönetmen olarak yer alan Chris Renaud’un Minyonlar’da olmaması filmin kaderini bir hayli değiştirmiş.

Minyonlar – The Minions Fragman

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir