Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Netflix Dark Son Teorisi – Dizi Nasıl Bitecek?

Bu yazıda Netflix’in beğenilen dizisi Dark’ın finaline yönelik teorilerden bahsedelim. Paylaşmayı düşündüğüm son teorisinin temel mantığı senaryoya uygunluğu ve şu ana kadar seyrettiğimiz bölümlerde bu teoriye yönelik ipuçları yakalamamız. Dark en baştan üç sezon olarak planlanmış bir dizi. Bu nedenle nasıl şu ana kadar kendi kurgusal örgüsünde çok sağlam ilerlediyse sezon finalinin de aynı çizgide olacağını düşünüyorum.

Geleceğe Atıflar…

Dizinin pek çok sahnesinde biz farkında olalım ya da olmayalım gelecekteki olaylara atıflar yapılıyor. Dizideki bazı olayların geleceğe göndermeler yaptığı bize ders anlatan bir öğretmenin cümleleriyle aktarılıyor. Öğretmen bir romandan bahsediyor gibi dursa da aslında diziyi anlatıyor.

“Bu romanda da ilerideki olaylara gizli referanslar göreceksiniz.”

Şimdi sizi Martha’nın okul gösterisine götürmek istiyorum. Bu konuşmada geleceğe yönelik şaşırtıcı bilgiler yakalıyoruz. Bunlara geçmeden önce oyun dekoruna dikkatinizi çekmek istiyorum Dekorda kullanılan ağaçları Ines’in intihar eden Michael’in yazdığı mektubu sakladığı kutunun üzerinde de görmüştük. Bence bu, aile ağacını simgeleyen bir figür. Ben dizi finalinde aile ilişkilerinin altından kalkılmayacak kadar karışacağını düşünüyor ki bu Adam’ın bir planı. Bundan daha sonra bahsetmeyi planlıyorum.

Arka planda gördüğümüz ağaçların iç içe geçmiş olmaları bu karmaşık aile ilişkilerine bir gönderme. Arkada görülen üç kapı geçmiş gelecek ve şu anı simgeliyor. Martha ortadaki açık kapının hemen yanında konuşuyor yani şimdiki zamanda.

Şimdi Martha’nın sözlerine geçelim. Martha burada birisinden bahsediyor. Martha’nın bahsettiği bu kişiye göre bugün sadece gerçek olanın üzerini örten bir perde. Eski dünya ona musallat oluyor ve bir gün rüyasında ona yeni dünyayı yavaş yavaş nasıl kuracağını öğretiyor. Bu sözlerin işaret ettiği kişi Adam. Eski dünya ona musallat olduktan sonra tam 66 boyunca ona bir kabus yaşatıyor. Adam eski dünyadan cehennem olarak bahsediyor. Adam’ın kullandığı kelimelere dikkat edelim. O bir kaçıştan bahsediyor. Döngüyü kıracağını ya da kırmayı başardığını söylemiyor. Onun sözlerini döngü devam ederken bir alternatif dünyaya kaçış olarak da düşünebiliriz.

Alternatif bir dünya… Bence tam olarak doğru bir tanımlama. Çünkü bu tanımlama iki farklı yerde kullanılıyor. Bunların ilki Martha’nın tiyatro replikleri… İkincisi henüz kim olduğunu tam olarak bilemediğimiz bir diğer Martha’nın cümleleri… Bu alternatif dünya hakkında filmde yer alan başka göndermeler de bulunuyor. Şimdi Adam’ın ne yapmaya çalıştığını daha iyi anlayabilmek için döngü hakkında bazı noktaları netleştirelim.

İnsanlar Ölüyorsa Sonsuz Döngü Nasıl Var olabilir?

Adam’ın söylediği herkesin sonu yani ölümü kaçınılmaz.  Adam bunu biliyor. Predestination filminde söylendiği gibi zaman herkese ulaşır. Bundan kaçış yok. Ancak bu sonsuz döngünün oluşmasına engel değil. Nasıl mı? Nükleer santral patlamadan önce Helge, Michael, Egon, Noah gibi isimlerin öldüğüne şahit olduk. Claudia, nükleer santral patlamasından sonra birkaç kişinin sağ kaldığından bahsediyor. Bu birkaç kişi büyük olasılıkla ölene kadar tanrı parçacığı ya da karanlık maddeyi kontrol etmeyi başaramayacaklar (Claudia teyp kasetlerinde onu kontrol etmenin yolunu bulduklarını ima eden sözler söylüyor ama karanlık maddeyi kullanarak istediği an istediği yere gidebilen tek kişi Adam. Demek ki bu maddeyi kontrol etmeyi sadece o başarabildi.). Sonrasında da doğal yollarla ölecekler. Çünkü Adam (yani ortanca Jonas) dışında kıyamet sonrasından dönüş yapan hiç kimseyi görmedik.

Ancak onların geçmişleri, 1950’lerde, 1980’lerde, 2019’larda yaşamaya devam ediyor. 2020’lere kadar tekrar yaşayacaklar ve bu sırada meydana gelen patlamada yine ölecekler… Böylece sonsuz döngü asla kırılmayacak.

Kitabın Yazarı Kim?

Bilindiği gibi içinde olmuş ve olacak her şeyin yazılı olduğu bir kitap bulunuyor. Bu kitabı pek çok sahnede Noah’ın elinde görüyoruz. (Kitabın bazı sayfaları Claudia’nın elinde. Ancak onun bu sayfalara ne zaman ve nasıl eriştiğini henüz öğrenemedik.)

Genç Noah bu kitabı kimin yazdığını merak ediyor. Cevap şu: “Bu kitabı her kim yazdıysa hem geçmiş hem geleceği aynı anda görmüş.” Ben bu kitabı yazan kişinin Adam olduğunu düşünüyorum. Bunu gösteren en büyük ipucu Noah’nın bu sahnede onu vuramayacağını bilmesi. Adam, en küçük tereddüt bile yaşamıyor. O an kendisinin kaderinde orada ölmek olmadığını biliyor. Noah’nın kaderinde de kendisini vurmanın olmadığını bilmesi gibi. Burada ince bir nokta var. Gelmiş ve geçmiş her şeyin yazılı olduğu kitabın tamamı Noah’ın elinde. Demek ki kitapta şu an yaşadıkları ana ait herhangi bir bilgi yer almıyor. Aksi durumda Noah orada öleceğini ve Adam’ı öldüremeyeceğini bilmeliydi. Demek ki kitabı yazan kişi yani Adam kitaba her ayrıntıyı yazmamış. Sadece istediği bilgileri yazmış. Kitabı yazan kişinin Adam olduğunu gösteren ikinci büyük ipucu şu: Noah, Charlotte’nin kendi kızı olduğunu eksik sayfaları okuyunca öğreniyor. Ancak Adam sayfaları okumaması rağmen zaten bunu zaten biliyor. Hatta Charlotte’nin kızı Elisabeth’in Charlotte’nin annesi olduğunu da. Demek ki geçmiş ve geleceği tamamen bilen Adam her şeyin olduğu gibi yaşanmasını sağlamak için bu kitabı yazdı ve Noah dahil herkesi kendi amacı için kullandı. Burada aklımıza Adam neyi ne kadar biliyor, sorusu gelebilir. Gerçekten de o ne kadar uzun yaşasa ve çok şey bilse de sonuçta bir ölümlü. Gelecek bilgisinin bir sınırı olması gerekiyor. Konudan uzaklaşmamak için buna biraz sonra satır aralarında değinmeyi düşünüyorum. 

Şimdi Adam’ın ilk iki sezonda ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışalım.

Adam Ne Yapmaya Çalışıyor?

Paralel bir dünya…  Gerçek dünyaya paralel alternatif yeni bir dünya tanımlamalarının dizi de iki kez kullanıldığını söylemiştim. Bunlara yakın bir diğer tanımlamayı lise öğretmeninin konuşmalarında yakalıyoruz. Öğretmen simetriden bahsediyor. Onun verdiği bu simetri örneğinin paralel bir Winden’a ya da paralel bir dünyaya işaret ettiğini söylemek yanlış olmaz. Aslında bu simetriye ya da paralel dünyaya işaret eden bir çizimi ortanca Jonas’ın eşyaları arasında görmüştük. Tüm bunlardan hareketle III. sezonda paralel ve yeni bir dünyayla karşılaşacağımız kesin.

Adam neden tüm olayların aynıyla yaşanmasını istiyor?

Bilindiği gibi Adam, her şeyin yaşandığı kalmasını hiçbir şeyin değişmemesi gerektiğini savunuyor. Oyun planını bunun üzerine kuruyor. Adam’ın en büyük destekçilerinden birisi olan Genç Noah en baştan beri bu mantıkla yetişiyor ya da yetiştiriliyor. (Noah Adam’ın kendisine karşı dürüst olmadığı, insanları kurtarmak gibi bir amacı olmadığını anladığı anda Adam’a isyan ediyor ve Agnes tarafından öldürülüyor; aynen mağarada kazayı yaparken gördüğümüz adam gibi…)

Genç Jonas da bu sorunun cevabını merak ediyor. Adam’ın planını gerçekleştirebilmesi için karanlık maddenin oluşması gerekiyor. Karanlık madde ilk olarak nükleer santralin patlamasından sonra oluşuyor. Adam ve ekibi daha sonra bu maddeyi kontrol altına alarak istediği zamana istediği zaman geçiş yapabilme imkanına ulaşıyor. Adam işte bu yüzden nükleer patlama anına kadar hiçbir şeyin değişmesini istemiyor.

Paralel Dünya Hakkında Ne Biliyoruz ve Tahminlerimiz Neler?

İkinci sezonun sonunda görülen ve kim olduğunu net olarak bilemediğimiz Marhtha’nın sözleri bize farklı bir dünyanın olduğunu net olarak gösteriyor. Peki, bu Martha gerçekte kim?

Bunun cevabını Adam’ın genç Jonas’la yaptığı şu konuşmada yakalıyoruz. Jonas, Adam’a cevabını hepimizin merak ettiği bir soru soruyor. Adam özetle, belli bir zamana kadar olacak her şeyi bildiğini söylüyor. Ancak cevabında dikkatimizi çeken bir ifade kullanıyor. “Onun geleceğini görmeden Küçük kopyamın yapacaklarını bilemem.” Genç Jonas, Adam’ın küçük kopyam diyerek bahsettiği kişinin kendisi olduğunu düşünüyor. “Yapacaklarımız biliyorsun. Benim geleceğimi biliyorsun…” Adam onu aslında onun bu sözlerini tasdik ediyor: “Senin geleceğin benim.” Demek ki Adam’ın burada küçük kopyam diye bahsettiği ve geleceğini bilmediği birisi daha var.

İşte burada hareketle tüm bildiklerimizi analiz ederek şu sonuçlara varabiliriz.

1. Adam tam 66 yıl süren çabalarından sonra düğüm olarak adlandırılan bu sonsuz döngünün açılmasının mümkün olmadığını anladı. Ondan kurtulmanın tek yolu onu kesmek yani yok etmekti (S2B8 – 27:18 ). 

2. Sonsuz döngüyü yani düğümü kesmek ne anlama geliyor? Adam’ın sözlerini ben şöyle yorumluyorum: Adam, paralel ya da simetrik dünyaya yönelik hazırlıklarını bitirdikten sonra döngüden en azından bir değişkeni ya da döngü unsurunu döngüyü bozmadan çıkarmayı hedefliyor. Düğüm çözülemeyecek kadar karmaşık olduğu için onu çözmeye çalışmaktan vazgeçiyor. Ancak biraz sonra anlatacağım hamlesi bizim anladığımız anlamda dünyanın sonunu getirecek. Şimdi tüm bunların ne anlama geldiğini biraz açalım.

Alternatif ya da Simetrik Dünya

Bilindiği gibi Claudia, Noah, ortanca Jonas ya da Adam… Bunların tamamı özellikle de oyun kurucu olarak Adam döngünün yaşandığı gibi kalması için uğraşıyor Bu çabasının amacını az önce konuştuk. Karanlık madde oluşmalı ki Adam onu gelecekte kendi kaçış planı için kullanabilirsin.

Ortanca Jonas’ın genç Jonas’a söylediği sözleri hatırlayalım. Ortanca Jonas eğer onu geri götürürsen sen var olamazsın, demişti. İşte sorun da tam olarak bu. Adam en küçük bir şey değiştiği an kendi varlığının silineceğinin farkında. Veya karmakarışık aile ilişkilerini düşünürsek döngüdeki küçük bir değişim belki bu dört ailenin tüm varlığı silinecek. (Örneğin genç Jonas’ın Mikkel’i götürmesi onun babasız kalmasına neden olacak… veya muhtemelen III. sezonda göreceğimiz çok ama çok daha karmaşık ilişkileri düşünün. Hepsi bir birisi tetikliyor. Birisi olmazsa diğeri olmayacak… İşte bu nedenle birimiz hepimiz hepimiz birimiz için sözü tam da buraya uyuyor…)

Ancak Adam tam 66 yıl sonra bir kaçış yolu bulduğu söylüyor. Peki, döngüdeki en küçük bir değişim tüm sistemi bozacaksa Adam’ın bulduğu yol nedir?

Onun bulduğu yol alternatif bir dünya oluşturmak. Ben bu dünyanın gerçek dünyaya simetrik bir evren olduğunu düşünüyorum. Bu simetrik dünyada herkesin bir kopyası bulunuyor. Martha’nın kopyasını son bölümde zaten gördük. Adam kendi kopyası olduğundan ve onun ne yapacağını bilmediğinden bahsediyor. Bu kopyalama işi gen transferi ya da DNA-lar yoluyla yapılmış olabilir. Adam teknolojinin çok ilerlediği zaman dilimlerine gitmiş olabilir. Buna işaret eden sözlerini görüyoruz. Adam, Martha’nın kullandığı zaman makinesinin de ötesi olduğunu söylüyor. Adam’ı karanlık maddeye girerken astronot elbisesini andıran bir kıyafetin içerisinde görüyoruz. Bu da onun fiziksel olarak bu giysiye gereksinim duyduğu bir ortama geçtiğini gösteriyor. (Onun karanlık maddeden geçerken zarar görmemek için bu giysiyi giydiğini düşünenler olabilir. Tabi ki bu da bir olasılık. Ancak ben onun burada Winden’a geçmeden önce bir yere uğradığını düşünüyorum. Giysiyi bunun için kullanıyor. Maddeden geçiş yapmak birkaç saniyelik bir durum. Daha uzun değil. Adam’ın giysisi oksijen maskesi bile barındırıyor. Yani daha uzun bir yolculuğa hazırlık gibi. Saniyelik bir geçiş için hazırlanan bir elbise gibi görülmüyor.)

Peki, alternatif bir dünya oluştuysa ve orada herkesin bir kopyası varsa Winden ve oradakiler ne olacak? Adam bu dünyanın sonunun geleceğini söylüyor. Alternatif dünya oluşana kadar döngüye müdahale etmeyen Adam, döngüye yapacağı küçük bir müdahaleyle kendi sonu da dahil olmak üzere herkesi yok edebilir. Her şey birbirine bağlı olduğu için döngüyü ve içindekileri yok etmek için küçük bir müdahale yeterli. Örneğin Mikkel’in geçmişe gidişi bir şekilde engellenirse Jonas’ın babası var olmayacak. Hannah küçük Mikkel’le tanışamayacak ve evlenemeyecek. Böylece Jonas da var olmayacak. Jonas’ın var olmaması Adam’ın var olmaması anlamına geliyor. Örnekleri çoğaltabiliriz.

Ancak burada bir paradoks yer alıyor.

Dünyanın Sonu Paradoksu

Adam şu an var olduğu için geçmişteki varlığının yok olmasına neden olacak bir müdahale yapamaz. Yapsaydı şu an zaten burada olmayacaktı. Müdahale yapmamış ki fiziksel olarak varlığını devam ettiriyor.

Dolayısıyla bu düğümü dışarıdan yani düğüme dahil olmayan birisinin kesmesi ya da çözmesi gerekiyor. Varlığı döngüye hiçbir katkı sağlamayan birisi olmalı. Peki, bunu kim yapabilir? Paralel- alternatif ya da simetrik dünyadan herhangi birisi (örneğin son bölümde gördüğümüz Martha) döngüye müdahale ederse düğüm çözülmüş olur mu?

Eğer Adam simetrik ya da paralel dünyanın oluşması için zihinsel ya da fiziksel en küçük bir müdahalede bulunmuşsa yeni oluşan dünyadan yapılacak hiçbir müdahale döngüyü kıramaz. Çünkü döngü kırıldığı an örneğin Adam’ın varlığı silinecek… Adam’ın varlığı silinirse onun var olmasına katkıda bulunduğu simetrik dünya oluşamaz. Bu nedenle Adam ya da bir başkası döngüyü kıracak bir müdahalede bulunamaz. Bu döngünün mantığına aykırı… Peki, Adam’ın bahsettiği kaçış yolu nasıl bir şey?

Bir önceki videoda mektup sahnesi dikkatli izleyicileri bir teoriye yönlendiriyor demiştim. Şimdi bu teoriyi biraz açayım.

Biz burada aslında Adam’ın planı dahilinde yaşanan bir kırılma anını seyrettik. Adam döngü devam ederken döngüyü bozmadan çok kritik bir müdahale gerçekleştirdi. Genç Jonas’ın simetrik dünyaya götürülmesini sağladı. Genç Jonas bundan sonraki varlığını orada devam ettirecek… Böylece Adam’ın varlığının silinmesini gerektirecek hiçbir hamle yapılmadı.

Ortanca Jonas döngüyü yaşamaya devam edecek. Gelecekte Noah ile arkadaş olacak, genç Noah Elisabeth’le evlenecek vs. Ancak ortanca Jonas’ın Martha’nın öldüğünü bilmesi onun genç Jonas’ın geleceği olduğu anlamına gelmiyor. Ben mektubu okuyan ortanca Jonas’ın genç Jonas’ın geleceği olmadığını düşünüyorum. Peki bu durumda ortanca Jonas kimin geleceği?

Dikkat ederseniz ortanca Jonas 1. sezonun 2. bölümünde birden bire orta çıktı. Onun gelecekten yani kıyamet sonrasından geldiğini düşünüyoruz ama o kimseye kıyamet sonrasıyla ilgili net bir bilgi vermiyor. Alternatif bir dünyanın varlığından hiçbir yerde tek kelimeyle bile bahsetmiyor. Diğer taraftan otelden ayrılırken Regina’ya tekrar geleceğini söylüyor ama otele tekrar uğramıyor. Hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiği halde Martha’yı 27 Haziran 2020’deki kıyametten kurtarmak için silah zoruyla sığınağa kapatıyor.

Halbuki eğer o genç Jonas’ın geleceği olsaydı onun 27 Haziran’da Adam tarafından vurulduğunu ve öldüğünü bilmeliydi. O yaşına kadar başından o kadar çok olay geçti ki en azından boşa kürek çektiğini ve Marhta’nın ölümünü değiştiremeyeceğini bilmeliydi. Tüm bunlar bizde ortanca Jonas’la ilgili çok ciddi soru işaretleri oluşturuyor.

Adam, genç Jonas’ı tereyağından kıl çeker gibi döngüden aldı. Böylece onun şu ana kadar yaşadıkları bozulmadığı için döngüye hiçbir şey olmadı. Diğer taraftan aslında bir kopyadan ibaret olan ortanca Jonas’ı işte tam bu sahnede döngüye dahil etti. Kopya Jonas, muhtemelen kendisinin kopya olduğunu bilmiyor. Aslında bir kopya olan ortanca Jonas’ın belleği 27 Haziran 2020’de simetrik dünyadan gelen Martha’nın onu götürdüğü anı hatırlamıyor. Muhtemelen onun zihinsel kodlamasında Martha’nın ölümünden sonra yaşanan birkaç dakikalık o zaman dilimine yer verilmedi. İşte bu nedenle mektubu okuyunca şaşırıyor. Çünkü o Martha’nın ölümünü hatırlasa da alternatif bir dünyaya ait hiçbir anı onun zihninde yer almıyor.

Bu söylediğim teoriyi daha net anlaşılması için şöyle toparlayayım.

Adam, alternatif ya da simetrik dünyayı inanılmaz bir çabayla kuruyor. Orada herkesin bir kopyasının olduğu net. Simetrik dünyanın ayrıntılarını henüz bilemiyoruz. Ayrıntıları III. sezonda göreceğiz. Net olan şey simetrik dünyanın ve kopyaların varlığı.

Adam döngüyü bozmaya cesaret edemiyor. Müdahale ettiği anda kendi varlığı da silinecek. Tüm çabaları boş çıkacak.

Adam döngüyü kırmanın imkansızlığını anladıktan sonra bir kaçış yolu buluyor. Kıyamet günü yani 27 Haziran 2020’de Marth öldükten sonra genç Jonas’ı oradan çekip alıyor. Jonas’ın simetrik dünyada ne yaptığını III. sezonda göreceğiz.

Böylece 27 Haziran’a kadar genç Jonas’ın yaşadığı hiçbir anı silinmiyor. Genç Jonas döngüde kalmaya devam ediyor. Bu sırada adam gelecekten geldiğini düşündüğümüz kopya ortanca Jonas’ı döngüye dahil ediyor. Dikkat ederseniz onun nereden geldiğini, ne yaptığı bilen hiç kimse yok. Muhtemelen kendisi de kopya olduğunu bilmiyor. Martha’nın ölümünden sonra yaşanan birkaç dakikalık zaman onun zihninden siliniyor. Silinmeseydi ve genç Jonas’ın devamı olsaydı simetrik dünyayı hatırlaması gerekiyordu.

Adam’ın bu hamlesi iki gerçeklik oluşturdu. Döngü kırılmadan yaşanmaya devam edecek. Çünkü kopya genç Jonas kurtardığı kişilerle ve kurtulan kişilerle birlikte gelecekte (ya da geçmişte bir zaman diliminde) yaşamaya devam edecek. Orada olacaklar çok önemli değil. Mesela kopya ortanca Jonas Noah ile arkadaş olacak ama sonra araları bozulacak vs. Ayrıntılara takılmayalım. Sonra kopya ortanca Jonas her şeyi değiştirebilirim, düşüncesiyle zamanda dolaşmaya başlayacak. Winden’a gelecek vs. Onun geldiği zamanda genç Jonas zaten yaşıyor olacak. 27 Haziran 2020’ye kadar olacakları zaten biliyoruz.

Bu arada Adam=Adem anlamına geliyor. Yani hem Kuran’a hem Tevrat hem de İncil’e göre ilk insan… Bu ismin seçilmesi bir tesadüf olamaz. Alternatif dünyadaki ilk ve tek orijinal insan genç Jonas olacak yani Adem. Böylece döngüyü hiçbir şekilde kırma olanağı olmayan Adam oluşturduğu kaçış yoluyla genç Jonas’ı yani kendisini döngüden almayı ve alternatif bir dünya kurmayı başaracak.

Benim Dark’ın final sezonu için senaryoya bağlı kalarak oluşturduğum son teorisi bu. Sizin oluşturduğunuz ya da düşündüğünüz teorileri yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz. Sonuçta hiçbirimiz dizi senaristi değiliz. Senaristlerin nasıl bir son düşündüğünü bilemiyoruz. O yüzden düşüncelerimizi yanlış bile çıksa ifade etmekten çekinmememiz gerekiyor. Aslında bu konuda yanlış diye bir şey söz konusu değil. Sadece kendi düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Ancak bu düşüncelerin senaryoya uygunluğu çok önemli. Bir başka Dark  yazısında tekrar birlikte olmak üzere… Hoşça kalınız.

Dark son teorisini 25. Kare Youtube kanalından da seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir