Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Upgrade (2018) – Yapay Zekanın Kontrol Edilemez Gücü

İnsan ırkında yapay zekaya yönelik bitmek bilmeyen bir korku ve onu potansiyel bir düşman olarak tanımlama kaygısı bulunmaktadır. Yapay zekanın insanları yok edeceği veya onları kölesi haline getireceğini mevzuu bilimkurgu filmlerinde sıkça işlenen bir temadır. Upgrade’de yapay zeka ve insan arasındaki savaşın evrilebileceği en ileri noktayı seyrediyoruz. Filmde bu iki ırkın birbirini nasıl tanımladığı; üstünlüğü ele geçiren tarafın diğer tarafa nasıl davranacağı ve bu savaşın aslında kimin galibiyeti ile sona ereceği anlatılmaktadır.

Filmin detaylarını konuşmayan başlamadan önce filmi henüz seyretmemiş olanlar için şu uyarıyı yapmak istiyorum. Filmin Filmin başlangıcı ne yazık ki klasik ve sıkıcı… Ancak filme biraz zaman tanırsanız onun bir anda açıldığını ve akıcılık kazandığını göreceksiniz.

Şimdi filmin detaylarını konuşmaya başlayalım. Yazının bundan sonraki kısmı spoiler içermektedir. (Yazının bundan sonraki kısmı film tanıtımı yapmak için değil; filmin detaylarını konuşmak için hazırlanmıştır.)

Filmin hemen başlarında ilerleyen teknolojiye rağmen eski model arabaların tamiri ya da tasarımı işiyle uğraşan; yeni nesil teknolojiden hiç anlamayan ve onunla ilgilenmeyen Grey karakterini ve onun tam aksine teknolojiyle içe içe olduğu anlaşılan ve yaralı askerler için robotik vücut azaları üreten bir şirkette çalışan eşi Asha’yı görmekteyiz. 

Grey ve Asha ikili arasında neredeyse hiçbir ortak bir nokta olmaması hemen dikkatimizi çekiyor. Aralarında hiçbir ortak nokta bulunmayan bu ikilinin nasıl olup da evlendiği sorusu henüz filmin başında aklımızı kurcalamaya başlıyor. Aralarında geçen konuşmalarda farklı dünyalarda yaşayan ve aynı dili konuşmayan iki insan görüyoruz. Örneğin Grey, az önce bir araba motor tamir ettiğini eğer görmek isterse eşine aracın detaylarını gösterebileceğini söylüyor. Onun bu teklifi sonrasında Asha neredeyse tiksinen bir yüz ifadesi takınıyor. Bunun hemen ardından kocasına bakarak “Neyden bahsettiğini bile anlamıyorum” demektedir. Asha daha sonra arabalarla uğraşma işini küçümseyen ifadeler de kullanmaktadır. Onların hayata bakışlarındaki farkları anlatan konuşmalar bu şekilde devam etmektedir. Asha’nın otomatik pizza makinelerinin kastederek “Pizza çıkarttıralım mı?” sorusuna Grey şöyle cevap veriyor: “Pizza yapalım mı?”

Analog ve Dijital Dünyalar

Filmin hemen başında, evli bir çift arasında geçen olağan bir konuşmanın sınırlarını zorlama pahasına verilen bu diyaloglar sonucunda bu ikilinin analog ve dijital dünya olarak adlandırabileceğimiz iki farklı kutbun temsilcileri olduğunu ve onların evliliklerinin de bu kutupların farklı olsalar da bir arada yaşayabileceğini temsil ettiğini anlıyoruz. Bu evliliğin arasına kendisini bir ırk olarak tanımlayan yapay zeka henüz girmemiştir.

Grey’in tamirini bitirdiği aracı teslim etmek için geldikleri evin ilerlerde yapay zekanın bir tasarımı olduğunu anlayacağız. İki eve girdiklerinde gelişime ve yeniliğe açık yapay zekaya en yakın teknolojiyi temsil eden Asha’nın yüzünde hayranlık ifadeleri beliriverir. Bu ifadeler aslında onun temsil ettiği dijital teknolojinin, kendisinin bir üst basamağı olan yapay zekaya olan hayranlığını yansıtmaktadır. Ancak kocası Grey çevreyi pek umursamadan Eron’la olan işine odaklanmaktadır.

Eron aslında ilerde anlayacağımız gibi yapay zeka tarafından kontrol edilen bir karakterdir. Onun Asha’nın çalıştığı teknoloji şirketini küçümseme nedeni budur. Yapay zeka, dijital ya da klasik teknolojiye karşı kendi üstünlüğünün farkındadır.

Stem’le İlk Tanışma

Bu sahnede yapay zekayı temsil eden Stem’le yani Eron’un ifadesiyle dünyanın geleceği ile tanışma fırsatı yakalıyoruz. Bu karşılaşmada insan ve yapay zeka arasındaki yaşanan küçük ama önemli bir çatışmaya şahitlik ediyoruz. Eron, Steam’i anlatırken “Yeni ve daha iyi bir beyin” tanımlaması yapmıştır. Bu tanımlamayı yapan aslında yapay zekanın kendisidir çünkü filmin sonlarında Eron’un yapay zeka tarafından kontrol edildiğini öğreneceğiz.

 Asha yapay zekaya hayranlıkla bakarken konuşulanları küçümseyen ya da pek önemsemeyen Grey, Stem’i kastederek “Futbol oynayıp çocuk da yapabilir mi?” diye sorar. Grey’in bu sözleri üzerine Eron gözlerini ona dikerek bir süre konuşmadan onu izler. Eron’un bu bakışlarının boşa olmadığını yapay zekanın işte bu an Grey’i de içine alacak yeni bir kurgu tasarladığını daha sonra anlayacağız.

Yapay Zeka Kendini Nasıl Konumlandırmaktadır?

Filmin çeşitli yerlerinde yapay zekanın kendisini insan beyninden daha üstün bir varlık olarak gördüğünü gösteren konuşmalara şahit oluruz. İnsan bedenine muhtaç bir varlığın kendisini nasıl daha üstün görebildiği izaha muhtaç bir konu. Bu sorunun cevabını Stem’in cümlelerinde buluyoruz. O, kendisinin gelişmek için insan bedenine ihtiyaç duyduğunu inkar etmemektedir. Yapay zeka, beden ve beyin ayrımı yapmaktadır. İnsan bedeni onun gelişiminde sadece bir araçtır. Onun, bedenini kullandığı insanların beynine ihtiyacı yoktur. Çünkü o beyinsel yani zihinsel olarak insandan daha iyi olduğunu düşünmektedir. 

Ancak en ilginç tanımlama bence yapay zekanın kendisini insan ırkının üzerinde bir tür olarak görmesi. Bu yaklaşımı Fisk’in cümlelerinde net olarak yakalayabiliyoruz. Fisk her ne kadar Stem’in rakip şirketine ait olsa da sonuçta yapay zeka tarafından üretilen bir türe dönüşmüştür. Stem’in kendisini kendi türünden olan diğer yapay zekalarında da üstüne konumlandırmaktadır. Diğer taraftan Stem onların yükseltilmiş yani upgrade edilmiş de olsa hala insan olduğunu düşünmektedir. Fisk kendisini insan olarak tanımlamasa da Stem’in onu kendince sınıflaması yapay zekanın kendi türüyle bile rekabete girebildiğini göstermektedir.

Yapay Zeka’nın Evrimi Filme Nasıl Yansıtılmış?

Yapay zekanın evrimi filme oldukça etkileyici bir şekilde yerleştirilmiş. Steam’in yani yapay zekanın tasarımcısı Eron. Eron bir başka Stem daha yapabilecek zekaya ve yeteneğe sahip tek kişidir. Bunu çok iyi bilen ve Eron’un başka bir yapay zeka modeli tasarlamasına engel olmak ve bu sayede tek olmak isteyen Steam kontrolünü eline aldığı Grey’i onu öldürmesi için yönlendirir. Steam, kendi yaratıcısını öldürmeyi düşünebilecek kadar evrimleşmiş ya da gelişim gösterebilmiştir.

Ancak yapay zeka bununla yetinmez. Kendisi Grey’in bedenine yerleştiği için serbest kalan Eron’un onu kapatmayı deneyeceğini bilmektedir. Stem bunun önüne geçebilmek için taşıyıcı bedenini bir hacker-a yönlendirir ve ona verdiği kodlar sayesinde Eron’un yaptığı işlemi sonuçsuz bırakmayı başarır. Bu hamle sayesinde yapay zeka aslında kendi özgürlüğünü de kazanmıştır ve artık hareketleri için Grey’den izin almasına gerek kalmamıştır. 

Grey kendisini gerçekten vurdu mu?

Hayır, final sahnesinde yaşanan olayda aslında Grey kendisini vurmadı. Her ne kadar bedenini kullanıyor olsa da Grey hala yapay zekanın gelişimi için bir engeldir. Onun istediği Grey’in bedenidir zekası ya da zihni değil. Yapay zeka bu engeli ortadan kaldırmak için onu istemediği bir eylemi yapmaya yani dedektif Cortez’i vurmaya zorlar. Bunu yapmak istemeyen Grey silahı kendisine doğrultur ve ateş eder ya da biz öyle düşünürüz. Bu sahnede onun bu eylemi yapmasına yapay zekanın izin verdiğini unutmamak gerekiyor. Yapay zeka artık bedenin kontrolünü ele geçirmiştir ve isteseydi onun ateş etmesini rahatlıkla engelleyebilirdi. Ancak yapay zeka öyle bir hamle yapmalıydı ki hem Grey’in zihninden tamamen kurtulsun hem de onun vücudunu kontrol etmeyi sürdürebilsin.

Dikkat ederseniz onun ateş ettiğini görmüyoruz. Silahı doğrulttuğu ve sonrasında ateş ettiğini düşündüğümüz yerde en küçük bir iz bile yoktur. Zaten yapay zeka taşıyıcı bedenin ölmesine izin veremezdi. Onun istediği şey Grey’in ateş ettiğini düşünmesi ve böylece zihninin bir başka gerçekliğe inanmaya hazır hale gelmesiydi. Grey, gerçek dünyada tetiği çekmeden saliseler önce yapay zeka onun zihnini başka bir gerçekliğe açtı. Onu hastane odasında kazadan birkaç gün sonra baygın kaldığına ve tüm yaşadıklarının bir rüya olduğuna inandırdı. Böylece Grey’in bedenini ele geçiren Stem, aynı zamanda onun zihnini kendi içerisine hapsetmeyi başardı.

Upgrade, Terminator serileri ya da 2019 yılında yayınlanan I am Mother filmlerinde olduğu gibi yapay zekâyı insanlığın geleceğini tehdit eden sinsi bir düşman olarak gösteren bir yapım. İnsan ırkı ve yapay zekâ arasındaki bu savaşı filmin sonunda şüpheye yer bırakmayacak kadar net bir şekilde Stem kazanmakta. Belki de gerçekten insan ırkının sonunu getirecek olan şey yapay zekânın ta kendisi. Ama işin en kötüsü o bunu başarsa bile biz bunun farkında olmayacağız. Kim bilir belki de çoktan başarmıştır bile…

IMDB PUANI: 7,6

FİLMANALİZİ PUANI: 7,5

Upgrade (2018) film incelemesini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir