Us – Biz (2019) Film Analizi

Us filmini ilk kez sinema salonlarında kocaman reklam panolarında görmüştüm. Filmin oldukça ilgi çekici bir reklam yüzü vardı. Reklam yüzü oldukça ilgimi çeken bu filmi merakla beklemeye başlamıştım. Sonunda Get Out filminin de yönetmeni olan Jordan Peele’nin hem yazdığı hem yönettiği bu korku gerilim filmini seyretme şansı yakaladım.

Us – Biz (2019) Fragman / Trailer İzle

Us – Biz (2019) Genel İzlenimler

Filmin seyrettikten sonra ilk söylemek istediğim şey filmin en temel mantığı oluşturan ve az sonra bahsetmeyi düşündüğüm hikayeyi beğenmemiş olmam. Evet, filmin hikayesinde beni çok rahatsız eden ve tatmin etmeyen yönler bulunuyor. Bunlardan spoiler vermeden bahsetme imkanım yok; o yüzden sonraya saklıyorum.

Bu tarz gerilim filmlerinin kalitesini artırdığını düşündüğüm özel efektler bu filmden neredeyse hiç yok gibi. Makyaj konusunda da çok başarılı olduğunu söyleyemem. Filmde abartılı ve çok beğendiğim bir makyaj göremedim. Sadece kopya Jason’un yüz makyajı film ortalamasının üzerindeydi.

Bu arada yönetmen bir önceki filmi olan Get Out’un 5 milyon dolar olan bütçesini bu filmde 20 milyon dolara çıkarmış… Ama bunu öğrendiğimde ilk merak ettiğim şey bu paranın nereye harcandığı. Sanırım bu bütçe daha çok mekan tasarımlarına ayrılmış; özel efektler, kostümler ya da makyajlara değil…

Filmin en çok beğendiğim yönü hiç tartışmasız finali. Film çok güzel bitirilmiş. Bahsettiğim son slasik şaşırtıcı bir son değil daha üst seviye bir final. Finali seyrettikten sonra filmi bir kez daha düşünmek zorunda kalıyorsunuz; final sizi bunu yapmaya zorluyor.

Us – Biz (2019) Filmin Konusu

Filmin konusuna kısaca değinelim. İki çocuklu bir aile sahil bölgesine tatile gidiyorlar. Daha önceden de buraya geldikleri anlaşılıyor. Ancak bu tatillerinde kendilerinin fiziksel olarak tıpatıp aynısı olan bir başka aile ile karşılaşıyorlar. Bu ailenin kim olduğu belli değildir. Kısa bir süre sonra tatilleri bir kabusa dönecektir.

Detaylara geçmeden önce son olarak şunu belirteyim. Us ne yazık ki beklediğim kadar korkunç bir film değildi. Belki etkili reklam kampanyaları belki de filmin kaliteli afişleri beni çok etkilemişti ve yüksek bir beklentiye girmiştim, bilemiyorum… Ama tabi ki bu onun kötü bir film olduğu anlamına gelmiyor. Us ortalama bir korku-gerilim filminin bir tık üstünde diyebilirim. Ama bunu sağlayan ve filmi kurtaran tek şey bence onun finali. Eğer böyle bir final olmasaydı Us başarısız filmler listesinde yerini alabilirdi.

Bundan sonraki kısım filmi seyredenler için ve yoğun spoiler içeriyor.

Bağlanmışlar ya da kopyalar

Filmde net olarak söylenmese de büyük olasılıkla ABD hükümeti tarafından 1960’larda gerçekleştirilen bir program sayesinde yeryüzündeki insanların birebir kopyası yapılıyor. Bu kopyaların amacı her zamanki gibi güç ve kontrol takıntısı. Bunlar sayesinde yeryüzünde yaşayan insanların kukla gibi kontrol edilmesi sağlanmak istenmiş. Yine neden olduğunu bilemiyoruz ama bu program iptal edilmiş. İşte bu andan sonra o ana kadar üretilen kopyalar yerin altındaki tünellerde yaşamaya başlamışlar. Filmin açılışında Amerika’nın altında binlerce tünel olduğu vurgulanıyor. Bu vurgunun nedenini böylece anlamış oluyoruz.

İşte benim anlamakta zorlandığı yer tam olarak burası. O kadar çok soru sorabilir ki… Bu kişiler yer altında ne yer ne içer?  Bir sahnede kopyaların çiğ ve kanlı tavşan yedikleri söyleniyor. Ancak o kadar büyük bir nüfus onlarca yıl sadece bu tavşanlarla nasıl beslenebiliyor? Deneylerde kullanıldığı anlaşılan tavşanlar orada nasıl yaşıyorlar? Tavşanlar onlarca yıl ölmeden orada nasıl yaşadılar ve nasıl ürediler? Kopyalar yer üstüne nasıl çıkıyorlar? Daha önce neden çıkmamışlar? Yeryüzüne çıkabildikleri tek yer aynaların bulunduğu tünel miydi? Şu ana kadar hiç kimse onları fark etmemiş mi? Gördüğünüz gibi daha onlarca soru sorabilirim. Üstelik yer altında yaşayan bu gölgeler ya da bağlanmışlar filmin görmezden gelinecek minik bir ayrıntısı değil. Film bunun üzerine inşa edilmiş. Us filminin senaryosu burada kelimenin tam anlamıyla çuvallıyor.  

Filmi sorgulamaya başladığımız senaryonun başka açıklarıyla da karşılaşıyoruz. Örneğin diğer kopyaların komşu evde bir anda ışınlanmış gibi evin içinde ortaya çıkmaları… Bu kopyalar tam dört kişinin yaşadığı eve kimseye fark ettirmeden nasıl girdiler? Bu kopyalar görüldüğü üzere insan öldürme konusunda çok yetenekliyken diğer kopyalar neden bu kadar beceriksiz? Komşu eve giren kopyalar insanları hiç acımadan makaslarla öldürürken diğer kopyalar neden kahramanımızı çuvala koyarak nehre götürme zahmetinde bulunuyor? Aracın yanına yaklaşan bir yabancıyı birkaç saniyede öldüren kopya Zora’yı elinden nasıl kaçırıyor? Kopyalar makasları ve kırmızı giysileri nereden buluyorlar? Yerin altındaki tünellerde bunları üreten bir fabrikaları mı var?

Soruların abartılı olduğunu düşünmeyelim. Bence bu soruların sorulması kadar doğal bir şey olamaz. Çünkü karşımızda 20 milyon dolar bütçeli ve iddialı bir film bulunuyor. Eğer filmdetaylara önem vererek bunlar üzerine bir mantıksal kurgu yapılandırmaya çalışıyorsa bize bu soruları sorma hakkı veriyor. Ancak yapımcıların ne yazık ki detaylara girdikçe daha da çuvalladıkları görülüyor.

Ancak ben filmin kusurları üzerinde daha fazla durmak istemiyorum. Bence bunun hiç kimseye yararı bulunmuyor. Şimdi filmin beni şaşırtan ve beğendiğim yönlerine bir göz atalım.

Gerçek Olan Kim?

Yazının başında filmin en beğendiğim yerinin finali olduğunu belirtmiştim. Finalde öğreneceğimiz o ürpertici gerçek filmin anlaşılmayan ve şahsen benim filmi seyrederken eleştirdiğim pek çok noktasını birden aydınlatıveriyor. Örneğin filmin açılışta ayna karşısında kendi ikizini gören minik kıza aslında ne olduğunu görememiştik. Finalde minik kızın kopya ikizi tarafından yer altı dünyasına çekildiğini öğreniyoruz. Sadece bu değil. Minik kız kopyayı yer altın dünyasına çektikten sonra onun kıyafetlerini giyerek onun yerine geçiyor. İşte o an film boyunca seyrettiğimiz kişinin aslında sahte Wilson; sahte olarak gördüğümüz ve eve baskına gelen kişi gerçek Wilson olduğunu anlıyoruz. Çalınan hayat aslında eve gelen kırmızılı Wilson’a ait ve onu çalan kişi bizim masum olduğuna inandığımız Wilson.

Bu arada yer altında yaşayan kopyalar konuşmayı bilmiyorlar. Filmin pek çok sahnesinde kopyaların konuşmak yerine homurdandıklarını görüyoruz. Bu arada minik kız aynalar arasında kaybolduktan sonra bulunmuş ve onun konuşmadığı görülmüştü. Herkes onun yaşadığı korku nedeniyle konuşmadığını düşünse de onun konuşmama nedeni konuşmayı bilmemesiydi. Eve gelen bağlanmışlardan sadece Wilson’un kopyası (yani gerçek Wilson) konuşabiliyordu çünkü o yıllar önce kaçırılan minik kızın ta kendisiydi. Wilson’un çeşitli sahnelerde konuşma zorluğu yaşama nedenini de böylece anlamış oluyoruz.

Ayrıca Wilson’un kopya çocuğun yanmasına neden üzüldüğünü de anlamış oluyoruz. Wilson kendisi de bir kopya olduğu için onun ölmesini istemiyor ve bunu üzüntüyle karşılıyor.

Arabada gördüğümüz çocuk kim?

Filmde tam her şey bitti dediğimiz anda finalde bizi ters köşe yapan bir sahne yaşanıyor. Aracı kullanan Wilson geçmişini düşünmeye başlıyor. Daha sonra onun ve Jason arasında hiç konuşma yaşanmayan ama bakışların çok şey anlattığı sessiz bir konuşma yaşanıyor. Bu sahnenin anlamı nedir, buna bakalım.

Bilindiği gibi Jason aracın yanında beklerken birden gerçek Wilson tarafından kaçırılmıştı. Daha sonra da sahte Wilson tarafından dolabın içerisinde bulunmuştu. İşte o an Wilson  geçmişi düşündüğü zaman minik kızın başına gelen olayın aynısının Jason’un başına geldiğini fark ediyor. Gerçek Wilson da küçükken kısa bir süre için ortalıktan kaybolmuş ve yerine kopya çocuk geçmişti. Jason’a olan da bu. Dikkat ederseniz Jason onu bulunduktan sonra onu konuşurken hiç görmüyoruz. Muhtemelen o da bir süre aynen küçük kız gibi konuşamayacak ve herkes onun yaşadığı bu kötü olaydan ötürü travma geçirdiğini düşünecek. Bu arada gerçek Jason büyük ihtimalle öldü.

Wilson’un arabanın içerisindeyken yüzünde beliren gülümseme onun kopyalara olan sevgisinden kaynaklanıyor çünkü kendisi de bir kopya.

2019’un en çok beklenen korku-gerilim yapımlarından birisi olan Us sonuç olarak benim beklentilerimi karşılamaktan uzak bir film. Unutulmayacak ve etkisi uzun süre devam edecek bir korku filmi olduğunu söyleyemem. Bence bunun nedeni filmin hayata tam olarak dokunamaması… Senaryosunun gerçeklikten çok kopuk olması… Ancak Us tamamen kötü bir yapım diyerek onu haksız bir şekilde eleştirmek istemiyorum. Yönetmen bence Get Out’tan bir sonraki film denemesinde ondan daha iyi bir yapım ortaya koymayı başarmış. Belki bir sonraki filminde her iki filmden daha iyi bir yapım ortaya koyabilir.

Us – Biz (2019) filmiyle ilgili notlar

Filmde 11 rakamına açıktan ve gizli olarak pek çok atıf yapıldığını görüyoruz. Örneğin lunaparktaki adamın elinde gördüğümüz yazı açıkça Jeremiah İnciline işaret etmektedir. İlgili kısım şöyle: “Onlara kaçamayacakları kötülükler getireceğim. Bundan ötürü bana ağlayacak olsalar da ben onların bu ağlamalarını duymayacağım.” Filmde kopyaların saldırılarına uğrayan insanların seslerini polisler de dahil olmak üzere hiç kimseye duyuramama nedeni bu.

Örneğin bir başka sahnede saat tam 11:11’de duruyor. Bu sırada diğer aile onlara yaklaşmaktadır. Her bir rakamı bir kişi olarak kabul edersek 11:11’in dört kişilik bir aileyi gösterdiği söylenebilir. Sahile ilk gittiklerine sahneye yansıyan gölgeleri tam olarak 1111 gibi duruyor.

Ayrıca 11:11 birbirine bakan kopyalar ya da ikizler gibi de görülebilir. Filmin pek çok yerinde 11’e işaret eden nesneler gizlenmiş.

Filmin açılışında gösterilen elele tutuşma sahnesi gerçekten de Amerika’da 1960’larda yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan bir yardım kampanyasını göstermektedir.

Filmin adı olan Us bir diğer yönden AMERİKA anlamına geliyor: US (United States)… Zaten kopyalar eve ilk geldiklerinde gerçek Wilson “Siz kimsiniz?” sorusuna “Biz Amerika’yız” diye cevap veriyor.

Komşu Kitty kopyalar tarafından yaralandığında yerde sürünürken kocasına benzeyen kopyanın ona elinin uzatması sonra geriye çekerek saçını tarıyor gibi bir hareket yapması bence çok kötü bir sahneydi. Korku filmi yoksa bir anda komedi filmine mi dönüştü diye aklımdan geçmedi değil.

Biz (2019) Filmi Tek Parça Full HD Nasıl İzlenir?

Us Filmi türkçe dublaj ve türkçe alt yazılı seçenekleri ile Netflix platformunda yayınlanmıştır. Netflix web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye bilgileriniz ile giriş yaparak kesintisiz olarak seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir