Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Hakan Muhafız 2. Sezon İncelemesi: Dizi Kendi Kendisini İmha Etmiş

Hakan Muhafız’ın ilk sezonuyla alakalı bir inceleme videosu yayınlamıştım. Bu videoya site üzerinden ulaşabilirsiniz. O videoyu hazırlarken ikinci sezondan bir tek bölüm bile seyretmemiştim. Şimdi ikinci sezonu da tamamen seyrettim ve bu konudaki düşüncelerimi özetlemek istiyorum.

İlk Sezona Göre Her Konuda Dikey Bir Düşüş Yaşanmış

Ben ilk sezonu seyrettiğimde genel olarak şunu savunmuştum: “Her ne kadar eksikleri olsa da Hakan Muhafız ülkemizdeki aşk-ihanet-entrika üçgenini kıran önemli bir dizi…” İlk sezondaki karakterler gayet iyiydi. Faysal Erdem’in şirketteki pozisyonu, Mazhar’ın kötü adamlığa yakışması, Hakan’ın geçirdiği dönüşüm vs. diziyi eksiklerine rağmen izlenebilir kılıyordu.

Tüm bunlar ikinci sezonda sanki sihirli bir değnek dokunmuşçasına olumsuz anlamda değişivermiş. Yapımcıların bunu nasıl başardığını hala anlayabilmiş değilim. Senaryo ilk sezonda su alıyordu; şimdi onu tamamen su basmış. Faysal’ın karizması tamamen bitmiş ve yerlere serilmiş. Dünyayı titreten kudretli Ölümsüz’lerin aslında 7 kişilik bir beceriksizler ordusu olduğu ortaya çıkıveriyor. İlk sezonda adını birkaç kez duyduğumuz büyük üstadın (Azra) aslında bırakın doğru dürüst, yerli yerinde kararlar almayı, sağlıklı düşünmekten yoksun birisi olduğu ortaya çıkıyor. Sadık Olanlar ekibinin eğer Hakan Muhafız ve Zeynep olmasa bırakın Ölümsüzler’le savaşmayı hayatta kalmaları bile bir mucize olurdu ki bunu söylerken hiç abartmıyorum. Ölümsüzler güya İstanbul’u yok edecek bir çekirge saldırısı planlarken Azra ve yanındaki yaşlı adamın tek derdi Zeynep’i cezalandırmaya çalışmak… Güya Zeynep Hakan’ı koruyamamış. Ama anlattıklarından olayların hiçbir detayına hakim olmadıkları çok belli. Ölümsüzler en azından bir şeyler yapmaya çalışıyor. Planlar kuruyorlar, saldırı yapmak için ellerinden geleni ardına koymuyorlar. Peki ya kudretli Sadık Olanlar ve büyük üstad Azra ne yapıyor? Bir eczanenin arka odasından dışarıya bile çıkamadan dünyayı kurtarmaya çalışıyorlar. Bence Hakan’ın kardeşi Levent bile tek başına onlardan çok daha başarılı işler çıkarabiliyordu.

Rüya Şirkete Nasıl El Koyabildi?

Rüya hangi yetkiyle hangi mahkeme veya şirket kararıyla yönetime el koyabildi? Şirketi kuran kişi Faysal. Rüya’nın onun eşi olmak dışında bir artısı yok. Rüya nasıl bir anda şirkete el koyabildi? Bununla ilgili hiçbir net açıklama bulunmuyor dizide.

Şirketi elinden alınan Faysal Erdem ilk başlarda şirketten apar topar kovulurken sonraları elini kolunu sallaya sallaya içeriye girebiliyordu. Eğer ona içeriye giriş izni verilecekse en başta neden dışarıya atılmıştı?

Ölümsüzler’den Piraye, Zeynep’i kontrol ederken Zeynep’i bence Hakan’ın ardından sessizce yanaştırsaydı hançer kolaylıkla işini yapabilirdi. Ama Piraye, Zeynep’i Hakan’a bağırarak yaklaştırmayı tercih etti ve Hakan’ı öldüremediler.

Faysal, Hakan üzerindeki kredisini bence Leyla’ya ateş ettiğinde zaten bitirmişti. O andan itibaren ona güvenmek akıl işi değildi. O Rüya uğruna her şeyi ama her şeyi yapabileceğini göstermişti. Bunun üzerine yaşanan onca olaydan sonra Faysal, Hakan’ı kafese kapatıyor ve bir kez daha Hakan’a karşı asla iyi niyetli olamayacağını ve güvenilmez olduğunu ilan ediyor. Ama bu olaydan sonra Faysal eczaneye geliyor ve Sadık Olanlar’la işbirliği yapıyor. Onların gizli yerlerini görüyor. Onların arasına karışarak güçlerini, yeteneklerini, kabiliyetlerini görmüş oluyor. Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir? Hakan ve Zeynep’in hiçbir şekilde buna izin vermemesi ve ne olursa olsun ona güvenmemeleri gerekiyordu. Zaten bu çocukça hatanın bedelini Zeynep hayatıyla ödedi. Diğer taraftan yüce üstad ve diğerlerinin otoritesi nasıl böyle kolaylıkla sıfırlanabiliyor? Onların onayını almak bir tarafa Hakan artık onları umursamıyor bile.

Zeynep’in doğru yerde ve doğru zamanda olması biraz göze batsa da onun Leyla’yı öldürmesi ve Leyla’nın ona “Beni kurtar” diye seslenmesi sezonda sanırım en vurucu sahneydi. Zeynep aldığı eğitimle Leyla’yı orada etkisi hale getirebilirdi. Üstünlük zaten ondaydı ama o biraz Leyla’nın sözleri biraz da bence içinde ona karşı duyduğu o derin ve üzeri örtülü kıskançlıktan ötürü Leyla’yı öldürmeyi tercih etti.

Kahin olayı bence çok sırıtan hatta komik kaçan bir detaydı.

Adının tüm bölümler boyunca bir kez bile geçmemesine rağmen bir anda ortaya çıkıvermesi, dizinin seyrini etkileyebilecek şeyler söylemesi tamamen klişelerden oluşan ve sırıtan sahnelerdi. Ayrıca bu kadar önemli bir karakterin bir anda hiçlikten ortaya çıkıvermesi senaryonun güvenilmezliğini ortaya koyuyor. Demek ki dizide her an her şey olabilir, örneğin bir anda kimsenin duymadığı sekizinci bir ölümsüz ortaya çıkabilir ve tüm dengeleri değiştirebilir. Artık bu bizi şaşırtmaz.

Hakan’ın kardeşinin hastanede o anda işe başlaması, tam olarak Hakan’ı kurtarabilecek bir yerde çalışması, muhafız soyundan gelmesine rağmen, çocukluğunda yaşadığı o korkunç olaylara rağmen Ölümsüzler’in kendisini aralarına kabul edebileceğini düşünmesi gibi detaylar senaryonun iflas ettiği anlardı bence.

Hakan Muhafız ikinci sezonda ne yazık ki ilk sezonda eleştirilen çizgisini bile koruyamamış. Senaryosundaki çocuksu hataları ve kurgusal yetersizliği diziyi en azından birkaç puan aşağıya taşımış. İkinci sezonda kendisini toparlama ve daha nitelikli bir yapıma dönüşme şansı varken bu şansını yerle bir etmiş.

Olmamış sevgili yapımcılar olmamış. Sizi başta Hakan olmak üzere, Zeynep ve özellikle Rüya ve ilk sezona göre kötü olsa da Faysal’ın başarılı oyunculukları bile kurtaramamış. Ya bir de onlar olmasaydı haliniz nice olurdu?

Hakan Muhafız’ın ikinci sezondaki bu çöküşü 3. sezonla ilgili beklentilerimizi hayli aşağıya çekti ama benim asıl endişe ettiğim konu bu değil. Dizi zaten “Benim kaliteli olmak gibi bir derdim yok. Ben işte buyum” diye ilan etmiş; bu artık net ama benim asıl endişem şu: Atiye’nin ikinci sezonu da mı böyle olacak?

Hakan Muhafız zaten çoktan bitmiş bir dizi ama umarım ki Atiye yapımcıları bundan bir ders almıştır. Benzer şeyleri o dizi için de konuşmak gerçekten acı olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir