Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Atakan ve Pedagojik Yanlışlar / Aleyna Tilki’ye Yaptığı Saygısızlık

Zekanın hem çevresel hem de genetik faktörlerden etkilendiği bilinmektedir. Yani bazı kişiler doğduğu andan itibaren genetik faktörlerin etkisiyle akranlarına göre daha zeki olabilirler. Dikkat ederseniz annesi zaten Atakan’ın babasının ve özellikle dedesinin çok bilgili ve çok kitap okuyan kişiler olduğunu söylüyor.

Burada tuhaf olan bir durum yok. Atakan pırıl pırıl bir çocuk ve umarız ki bu medyatik ortam ona hak ettiği eğitimi alması için bir fırsat sunar.

Benim dikkat çekmek istediğim birkaç nokta bulunuyor. Bunların birincisi; pedagojik açıdan nasıl öğrencilerin yüzlerine karşı “Sen aptalsın, başarısızsın, zekan bu dersler için yetersiz” gibi sözler söylemek yanlışsa bunun tam tersi de doğru değil. Bir çocuğa bir öğrenciye sürekli ve farklı farklı ortamlarda “Sen üstün zekalısın, bu yaşta bile harikalar yaratacak bir zekanın sahibisin” gibi sözleri özellikle onun bulunduğu bir ortamda onun yüzüne karşı söylemek pedagojik açıdan doğru değil. Bu söylem muhataplarda gereğinden fazla özgüven oluşmasına ve kendisini üstün görürken özellikle akranlarını aşağılama gibi davranış bozukluklarının oluşmasına neden olabilir.

Bu kadar olağandışı övgü ve ilginin üzerinde toplandığı çocuk artık dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünmeye başlayabilir. Atakan’ın “Benim gideceğim okulda dezenfekte yapılması gerekiyor. Hem de öyle arada bir değil, sık sık yapılması gerekiyor” sözlerini ve daha önce söylediği “Yeterli eğitimi görmediğimi düşünüyorum” sözlerini bu söylediğim noktada onda oluşmaya çoktan başlamış ben merkezli ve kendisini üstün gören herkesten ayrı bir yere konumlandıran bir zihinsel düşüncenin yansıması gibi düşünebiliriz.

Spikerin televizyonda sosyal medyada her yerde sen varsın, nasıl hissediyorsun sorusuna garip hissediyorum, burada olmak ister miydim bilmiyorum diye cevap veriyor. Ama kameraya bakışı, tavırları ve bir bütün olarak ona baktığımızda onun orada olmaktan ve ilgi odağı olmaktan çok memnun olduğu görülebiliyor.

Spikerin kitaplara ve felsefeye olan ilgin ilk nerede başladı, bunu nasıl keşfettin sorusuna felsefi bir cevap vermeye çalışıyor ve gerçekten soruyla doğrudan alakası olmayan sözler sarf ediyor. Mimikleri ve el hareketleri kendisine ne kadar güvendiğini gösteriyor çünkü muhtemelen iyi ezberlediği ve önceden başka ortamlarda tekrar ettiği bir felsefeden söz etmeye çalışıyor. Ama kendisine sorulan sorudan uzaklaştığını fark edemiyor.

Aslında o bu sözleriyle “Aslında şu noktada başladı demek mümkün değil, bu ilgi hep bende vardı” demek istiyor ama az sonra da söyledikleri de bu sözleriyle çelişiyor. Spiker sorusuna tam cevap alamadığını söyledikten sonra Atakan bu kez şöyle söylüyor: “Net olarak bir yaş söyleyeyim: Bir yıl önce…” diyor. Bu sözleri biraz önce söylediği tüm felsefi yaklaşımı tamamen çürüten bir söylem ama o bu değerlendirmeyi yapabilecek analitik bir bakışa henüz sahip değil. Zaten biraz sonra da annesi onun bu bir yıl önce başladı, sözlerinin doğru olmadığını söylüyor.

Ben bu videoyu hazırlarken Atakan kendisine iyi niyet göstererek başarılar dileyen Aleyna Tilki’ye gayet saygısızca bir cevap vermişti. “Ben Rap ve Aleyna Tilki dinlemem” sözlerinin iyi niyet gösteren bir büyüğüne yapılmış bir hadsizlik aslında. Bu sözlerin karşı tarafı ne kadar kırabileceğini düşünmüyor bile. İşte bu da az önce söylediğim ben merkezli zihinsel kodların ve dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünmeye başladığının bir göstergesi…

Sonuç olarak başta söylediğim gibi bazı kişilerin genetik veya çevresel faktörlerle daha zeki olması normal bir durum. Önemli olan bu zekayı doğru yönlendirmek ve sahibini bir kibir abidesi haline dönüştürmesini engellemek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir