Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Altered Carbon Dizi İncelemesi / Yeni Bedeniniz Hazır

Altered Carbon, Netflix’in sıra dışı bilimkurgu dizilerinden bir tanesi. Bu yazıda diziye yönelik izlenimlerimi paylaşmak ve dizi içeriği hakkında bilgi vermek istiyorum.

Dizinin başrolü olarak seyrettiğimiz Poe (Chris Conner), öldürüldükten tam 250 yıl sonra tekrar canlandırılan yetenekli bir elçi. Elçinin ne olduğunu biraz sonra konuşalım. Öncelikle dizide artık sıradan hale gelmiş beden değiştirme operasyonunun nasıl yapıldığı üzerinde duralım.

Bedenin Sen Değilsin…

Beden değiştirme olayının temel mantığı şu cümlelerde gizli: “Bedenin sen değilsin. Deri değiştiren bir yılan gibi onu değiştirebilirsin.” Bu cümleler dizinin kahramanı Poe’yi öldükten tam 250 yıl sonra yeni bedeninde canlandıran doktora ait.

Koruyucu Devlet vatandaşlarının boyunlarına bir yaşına geldiklerinde bir kortikal bellek yerleştiriliyor. Bu belleklerin içerisinde saf insan zihni bulunuyor. Bu zihinler kodlanmış ve DİN (Dijital İnsan Nakli) olarak saklanmış haldeler. Dolayısıyla zihinsel bellek ve beyinin işlevi tamamen bu dijital aletin içerisine aktarılmış oluyor. Beden ölse bile boyun kısmına yerleştirilen bu bellek eğer zarar görmediyse ölen insanın bilinci herhangi bir bedene aktarılabiliyor. Bu sayede zihinler dakikalar içerisinde Yerleşik Dünyalar adı verilen bölgelerde (buna diğer gezegenler de dahil) yaşayan herhangi bir bedene aktarılabiliyor. Burada en önemli nokta dijital belleğin zarar görmemesi. Eğer bellek zarar görürse aktarma işlemi yapılamıyor ve doğal ölüm gerçekleşiyor. Doğal ölümden geriye dönülemiyor.

Bu arada zihinsel transfere karşı çıkan insanların hapishane dışında eylem yaptıklarını görüyoruz ki bunlar ileriki bölümlerde daha da anlam kazanacak. Bu işleme karşı çıkanlar Ruh Kurtaranlar ve Ahiretçiler olarak adlandırılıyorlar. Bu gruplar ve Başpiskoposluk sadece doğduğun bedene sahipsin, anlayışını savunuyor.

İşte bu bağlamda çeşitli suçlardan hüküm giymiş ve çatışma ya da kovalamaca sırasında bedenleri parçalanmış suçlular, cezalarını tamamladıktan sonra yeni bir bedene kavuşuyorlar. Yani suçluların bedenleri yok olsa da dijital zihinleri korunabiliyor. Yeni bedenler hüküm giymeye devam eden mahkumların vücutları arasından seçiliyor. Bu seçme işlemi cezaevi yetkilileri tarafından yapılıyor.

Mahkûm Poe, yeni bir bedenle canlandırılan suçlulardan bir tanesi. Ancak onun bir asker geçmişi de bulunuyor. Bundan biraz sonra bahsedelim. Poe kendisinin canlandırılma ve yeni beden giydirilmesi işlevini Bancroft Sanayi adlı bir şirketin yaptırdığını öğreniyor. Dolayısıyla Poe, şirketin sahibi olan Laurens Bancroft adlı kişinin bir mülküdür ve hiçbir hakka sahip değildir. Tahliye şartlarını ihlal ettiği an bedeninden çıkarılarak zihinsel hapse alınacaktır.

Kurucu Meth’ler

Poe’yi yeni bedeninde hayata döndüren Laurens, sistemin kurucusu Meth’lerden birisidir ve Meth’lerin ömürlerinin 969 yıl sürmektedir. Laurens’in yaşınınsa 360 civarında olduğu biliniyor. Kurucular sıradan insanların yaşadığı yerlerde yaşamıyorlar. Gökyüzünde, bulutların üzerinde kendilerine Aerium adını verdikleri muhteşem mekanlar inşa etmişler ve diğer insanlardan yüksekte ve uzakta bir hayat geçiriyorlar.

Nedir Bu Elçiler?

Elçiler en basit tanımıyla üstün yetenekli savaşçılar. Galaksinin gördüğü en zorlu savaş gücüne sahip kişiler. Ancak elçilerin tamamı ölmüş ve seyrettiğimiz zamanda uyandırılan Poe dışında bir elçi bulunmuyor. Poe’nin geçmişte bir asker olduğunu öğreniyoruz. Elçiler, askerlerin içerisinde daha özel eğitim almış bir grubu temsil ediyorlar. Elçiler beden transferi tamamlanır tamamlanmaz savaşa hazır hale gelmelerini sağlayan bir eğitim alıyorlar. Poe’nin uyanır uyanmaz doktorlara saldırabilmesi aldığı eğitimin bir sonucu. Doktorlar bu olaya çok şaşırmışlardı. Elçiler, görev yapacakları bölgenin yerel dilini, kültürünü ve geleneklerini öğreniyorlar yani her ortama kolaylıkla adapte olabiliyorlar. Bilgisayar sistemlerini ve başkalarının zihinlerini ele geçirme yetenekleri bulunuyor. Otelde gerçekleşen saldırıda Poe’nin bu yeteneğini kullandığına şahit olmuştuk.

Laurens, Pope’den Ne İstiyor?

Üstün yetenekli bir savaşçı olan Poe, ölümünden tam 250 yıl sonra Laurens tarafından uyandırılıyor ve tüm hakları satın alınıyor. Laurens, Poe’den bir cinayeti araştırmasını istiyor. Araştırmasını istediği cinayet, kendi cinayeti. Laurens, dijital varlığını her 48 saatte bir uyduya aktardığı için zihnini ölümden kurtarabilmiş. Ancak onu öldüren kişi her kimse bu aktarma işlemi başlamadan tam 10 dakika önce bu cinayeti işlemiş. Yani Laurens son 48 saatini hatırlamıyor. Çünkü katil 48 saatlik zihinsel veri aktarılmadan hemen önce onu öldürüyor. Laurens’i öldüren katil onun zihninin aktarıldığı uyduya da saldırmak istiyor ama bunda başarısız oluyor. Laurens, Poe’den bu katili bulmasını istiyor.

Poe önce kendisinin satın alınamayacağını söylüyor. Bu sözlerini, eğer katili bulursa tüm geçmiş suçları tamamen affedileceğini ve çok yüksek miktarlarda ödeme alacağını öğrendikten sonra sarf ediyor. Poe, yaşadığı dünyanın artık kendi dünyası olmadığını düşünerek orada kalmak istemiyor. Tekrar zihinsel hapishanesine dönmeyi bile göze alıyor.

Ancak Poe’nin fikri ölüm tehlikesi atlattığı bir saldırı sonrasında değişiyor ve görevi kabul ediyor.

Altered Carbon, izlenmeye değecek kadar kaliteli bir bilim-kurgu dizisi. Yüksek bütçeli ve aksiyon dolu bir yapım. Eğer bilim-kurgu dizilerinden hoşlanıyorsanız Altered Carbon’u beğenmemeniz için hiçbir neden yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir