Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Netflix Dark Dizisi Kronolojik Anlatımı Sezon 2 Bölüm 3 – HAYALETLER

Bölüm küçük Helge ve Noah’ın konuşmasıyla açılıyor. Bilindiği gibi küçük Helge, Ulrich tarafından saldırıya uğramış ancak ölmemişti. Helge bir süredir kayıptı. Görüldüğü kadarıyla küçük Helge, Noah tarafından bir denek gibi kullanılıyor ve sandalyeye bağlanıyor. Noah ona korkmaması gerektiğini ve Tanrı’nın onu seçtiğini anlatıyor. Ardından da “Korkma seni koruyoruz!” diyor. Onların bu odada ne yaptıkları daha sonra açığa kavuşacak.

Doris Tiedemann ve Agnes Nielsen evde cinsel ilişkiye giriyorlar. Bilindiği gibi Agnes bölgeye daha sonradan gelmişti ve kim olduğu bir netliğe henüz kavuşmadı. Doris ise 1953’te (ve 1986’da) polis olan Egon Tiedemann’ın eşi. Onların bu ilişkisini unuttuğu bir şeyi almak için eve geri gelen küçük Claudia görüyor. Agnes bu olay yaşandıktan sonra saatine bakıyor ve işi olduğunu söyleyerek evden çıkıyor.

23 Haziran 1954 – Kıyamete 4 gün kala

Helge, annesinin yanına dönüyor. Yüzünün ve kulağının yaralı olduğu görülüyor. Bu yaralar Ulrich’in saldırısından kalma…

Egon Tiedemann ve polis arkadaşı, hala Ulrich’in kim olduğunu bilmiyorlar. Ulrich kimseyle konuşmuyor ve kimliğini açıklamayı reddediyor.

1986’da santralde yöneticilik yapan Claudia kızı Regina ile bozulan ilişkilerini düzeltmek için onun HAYALETLER adlı kitabını saklıyor. Ancak kızı kitabı buluyor ve annesiyle düzgün bir iletişim kurmadan evden ayrılıyor. Claudia’nın bu yalnızlığı ilerde bazı kararlar almasını kolaylaştıracak…

Claudia, kızı evden çıktıktan sonra Helge’nin daha önceden kendisine hediye ettiği Zamanda Yolculuk kitabını eline alıyor. Onu Helge’nin neden kendisine hediye ettiğini anlamaya çalışıyor. Claudia daha sonra akıl hastanesinde gözetim altında tutulan Helge’yi ziyaret ederek ona kitabı gösteriyor. Onu kendisine neden hediye ettiğini soruyor. Helge’nin cevabı ilginç: “Beni anlayacak tek kişinin sen olduğunu düşündüm.” Helge, Noah’ı kastederek “Ona asla güvenmemelisin.” diyor. Claudia henüz Noah’ı tanımıyor.

Agnes Nielsen yalnız bir şekilde yürüyerek sığınağa geliyor. Böylelikle onun zaman yolculuğundan ve sığınaktan haberi olduğunu anlıyoruz. Agnes’in sığınakta buluştuğu kişi yaşlı Claudia. Claudia, aynen Noah gibi çeşitli zamanlarda ortaya çıkıyor ve bazı kişilerle irtibatta bulunuyor. Agnes bu konuşmada “Artık Noah’tan korkmuyorum.” diyor. Noah ve Agnes arasında tam olarak neler yaşandığını şu an bilemiyoruz. Ancak bu konuşmada Noah’ın Agnes’in abisi olduğunu anlıyoruz. En azından Claudia’nın söylediği bu… Claudia, sığınakta geçen bu konuşmada Agnes’e eski bir gazete veriyor. Kamera gazete haberinde ne yazdığını göstermiyor. Ancak Agnes haberi görünce çok şaşırıyor. Claudia “Henüz değil, zamanı var.” diyor. Bu haberin içeriğini daha sonra öğreneceğiz.

Agnes ve Claudia buluşması

Sığınaktaki bu konuşmada dikkat çekici bir diğer nokta, Claudia’nın Agnes’e adeta şefkat dolu bakışlar yönlendirerek “Annem seni çok seviyor!” demesi… Claudia’nın bu sözlerle kimi kastettiği şu an için belirsiz.

Santral yöneticisi olan orta yaşlı Claudia zaman makinesini kullanarak Zamanda Yolculuk kitabının yazarına yani 1953 yılına gidiyor. Kitabın yazarı H.G. Tannhaus onun geleceğini zaten yaşlı Claudia’dan öğrenmişti. Claudia bu konuşmada zaman yolculuğunun mantığıyla ilgili pek çok yeni bilgi öğreniyor.

Egon Tiedemann 1986’da akıl hastanesinde yatan Ulrich’i ziyaret ediyor. Ona 1953 yılında yakalandığı zaman söylediği şarkı sözlerini içeren bir albüm gösteriyor. Bilindiği gibi Ulrich 1953 yılında sorgu sırasında bazı şarkı sözleri mırıldanmıştı. Ancak bu şarkı 1985 yılında bestelenen bir şarkıydı. Egon, onun bu sözleri nasıl bildiğini soruyor. Bu arada Ulrich’in 1986’daki genç hali (kardeşi Mads kaybolduğu zaman) Egon Tiedemann evlerine geldiğinde bu şarkıyı dinliyordu. Ancak Egon zeki birisi olmadığı için olaylar arasındaki bağlantıyı bir türlü çözemiyor. Bu konuşmada Ulrich adının ne olduğunu Egon’a söylüyor. “Benim adım Ulrich Nielsen… ve ben gelecekten geldim…” Egon’un tanıdığı Ulrich Nielsen o yıllarda henüz lise çağında bir genç. Bu nedenle Egon gözleri fal taşı gibi açılsa da onun bu söylediğine inanmıyor.

Bu bölümde Noah ve Agnes buluşması gerçekleşiyor. Agnes, Noah’ı görmek için onun kullandığı kiliseye gidiyor. Noah, Agnes’e “Sen tarafını seçtin. Kurtuluşun yok. Bize ihanet ettin…” diyor. Agnes ise bu sözleri hiç umursamadan şöyle söylüyor: “Son sayfaların yerini biliyorum.” Bu Noah için o kadar değerli bir bilgi ki adeta kulaklarına inanamıyor. Agnes, Adam’ın da bu sayfalara ulaşmaya çalıştığını ve bu bilgi karşılığında kendisini affedeceğini düşünüyor. Agnes, eksik sayfaları yaşlı Claudia’nın sürekli yanında taşıdığını belirterek Noah’a gazete haberini gösteriyor. Gazete haberinde ne yazdığını biz hala görmüyoruz. Ancak haberde o kadar değerli bir bilgi olmalı ki Agnes şöyle söylüyor: “Adam’a bunun karşılığında dönmek istediğimi söyle…”

Agnes ve Noah buluşması

Bölümün diğer ilginç gelişmelerinden birisi de yaşlı Claudia’nın 1953 yılında polis olan Egon Tiedemann’ı ziyareti… Claudia ona yaşlı gözlerle çok üzgün olduğunu söylüyor. Bunu söyleme nedenini daha sonra anlayacağız. Claudia bu konuşmada ona kim olduğunu söylemiyor ama kim olduğunu anlaması için cümlelerinin arasına bir ipucu sıkıştırıyor. Ancak Egon bunu anlayabilecek ya da çözebilecek kapasitede birisi değil. Santral yöneticisi Claudia 1986’da yaşlı birisine dönüşen babasına çok yakınlık göstermiyor. Onun kanser olduğunu anladıktan sonra tavırları biraz değişse de o babasına “Benimle görüşmek için randevu al…” diyebilecek kadar küstah birisi. Yaşlı Claudia tabi tüm bunlar için üzgün ancak onu asıl üzen şey tam olarak bunlar değil…

Claudia, 1953 yılında babasını yani Egon Tiedemann’ı ziyaret ediyor.

1986 yılında yaptığı araştırmalarına devam eden Egon Tiedemann bir bahaneyle Ines Kahnwald’ten Mikkel’in fotoğrafını alıyor ve bu fotoğrafı Ulrich’e gösteriyor. Ulrich fotoğrafı görünce 2019 yılında kaybettiği oğlunun 1986 yılında olduğunu anlıyor.

Yaşlı Claudia yolculuklarına devam ediyor. Claudia bu kez 1953 yılında ortaya çıkıyor ve Zaman Yolculuğu kitabının yazarı genç H.G. Tannhaus’a gelecekte yazacağı kitabı veriyor. Genç H.G. Tannhaus kitabı görünce “Bu daha önce gördüm…” diyor. Ona bu kitabı geçmişe ilk geldiği zaman Ulrich göstermişti.

Noah, Agnes’ten aldığı bilgilerle Claudia’nın eksik sayfaları üzerinde taşıdığını öğrenmişti. Noah, Claudia’nın karşısına çıkarak onu silahla vuruyor. Tam bu sırada Agnes daha önce Claudia’dan aldığı ve Noah’a gösterdiği gazete haberini okuyor. Bu kez haberde ne yazdığını görüyoruz. Haber 1954 yılında ormanda kimliği belirsiz yaşlı bir kadın cesedi bulunduğunu söylüyor. Bu olay bize tüm karakterlerin sanki iradelerini kullanamayan kuklalar olduğunu ve sadece olayların olması gerektiği gibi tekrarlanmasını sağlamaya çalıştıklarını gösteriyor.

Claudia’nın ölüm haberini gösteren gazete haberi

Claudia öldükten sonra onun üzerinden eksik sayfaları alan Noah okudukları karşısında adeta şok oluyor. Ağzından şu sözler dökülüyor: “Bu olamaz! Charlotte…” Noah daha sonra oldukça yaşlı birisiyle konuşurken görülüyor. Bu kişi şu ana kadar adını birkaç kez duyduğumuz ama hiç görmediğimiz ADAM’dır. Adam, Charlotte’yi kastederek “O kadın hak ettiğini buldu.” diyor. Ancak burada ilginç bir şey oluyor. Adam eksik sayfalar onda mıydı, diye sorduğunda Noah yalan söylüyor. Sayfalar onda değildi, diyor. Adam imalı bir bakış atarak “Sonunda herkes hak ettiğini bulur!” diye cevaplıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir