Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Atiye Dizisinin Analizi / Bazı Görüşler: Zaman — Lacan/Psikanaliz

Arkadaşlar selamlar, bu yazıda Atiye dizisindeki sembolizmi, sosyal bilimler açısından değinilen temaları ve bütün sanat literatüründeki diğer bazı eserlere olan benzerliklere değinmeye çalışacağım. Öncelikle kendi görüşümü belirteyim: ben diziyi oldukça beğendim. He daha iyi olabilir miydi? Tabi ki olabilirdi, ancak bu tarz yapımların arka planlarında dönen şeyleri de hesaba kattığımızda bence 8 bölüm içinde oldukça doyurucu ve sürükleyici bir hikaye ortaya çıkmış. Belki de 12 bölüm olsa ilk 4-5 bölümün girişe ayrılmasına ve dolayısıyla çözümlemelere 3 bölüm kalmasına gerek kalmazdı ancak dediğim gibi fonlama olsun, organizasyon olsun bazen bazı problemler çıkabiliyor.

Bu arada bahsetmeden geçmeyelim, dizinin çekimleri sırasında bir set işçisi iş kazası (hoş kaza demek de pek yerinde değil ama başka tanım bulamadım) sonucunda hayatını kaybetmiş, onun anılmasını ya da medyada daha çok lanse edilmesini beklerdim.

Önceki yazılarımdan da takip edenler Dark dizisini ne kadar beğendiğimi, ve içerik açısından ne kadar zengin bulduğumu biliyorlardır. Ben Atiye’yi de Dark’a inanılmaz benzettim. Özellikle 2 dizinin de çekirdeğinde yer alan felsefi tartışma: Zamanın lineer mi yoksa dairesel mi olduğu; ve dolayısıyla geçmiş ve geleceğin birbirinden doğması ve birbirini sürekli etkilemesi etrafında dönen “gizem yaratımı” ve bu çerçevede yapılan çözümlemeler. Dark’ta kendini tanımaya çalışan karakterler vs. burada başlı başına kendini tanımaya çalışan, olduğu yerden memnun olmayan, hatta etraftaki karakterlerin de sürekli “sen kimsin” tetiklemeleriyle de bu sorgulamaya ittiği bir Atiye karakteri var.

Dark’taki tünel vs. buradaki Nemrut dağı, her şeyin yine onun içinde olması, Dark’ta “iyi”lerin tarafının başını çeken Claudia vs. buradaki Zühre teyze karakteri (hatta tiplerinin benzemesi de artık tesadüf ötesi tabi ki); “olması farz olmuş” bir kadın-erkek aşkı; erkek karakterin babasından yolla bir şeylere meraklanması, kullanılan yılan imgelemesi (ben Şahmeran’a değinmelerine bayıldım); muhtemelen sezon 2’de ortaya çıkacak “kötü taraf” (Serdar beyin bir şekilde içinde olduğu ekip); dar bir mekanda geçmesi (Dark’taki gibi evler — ki bu da Freudian literatürde tekinlik, güvenlik anlamında kullanılır *unheimlich/heimlich homely unhomely demek olup tanıdıklığın ev ile ilişkilendirildiğini gösterir*— ve ev dışında da Nemrut’ta geçmesi) gibi birçok benzerlik mevcut. Farkları da yok mu? Onlar da var tabii ki. Dark biraz daha direkt olarak Alman felsefesine entegre bir yol izlerken Atiye’de biraz daha Türkiye kültür tanıtımına çalışılmış, bu yüzden arada ufak kaçaklar verilmiş.

FRAGMAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir