Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Teen Wolf Analiz | Çünkü Bazılarımız İnsanız

Teen Wolf’un 5. Sezon dokuzuncu bölümünü de geride bıraktık. Peki, bölümün yıldızı kim? Tabii ki Theo! Sanıyorum bu bölüm Theo’ya hepimiz ister istemez kızdık. Peki, kimdir Theo? Bize gösterilen kadarıyla hırslı, zeki, güçlü ama bir o kadar da sinsi bir karakter. Elbette her karakterde olduğu gibi onun da bu dizide bir görevi var. Kendi sürüsünü kurmak için Scott’ı arkadaşlarından soyutlamaya çalışan Theo aslında bu sezonun kara kedisi. Buna rağmen Theo’nun diziye renk ve gerçekçilik getirdiğini düşünüyorum. Zamanla Scott ve dostlarının ilişkilerinde sarsılmalar yaşanmaması imkânsızdı. Bilirsiniz herkes hayatının bir döneminde ailesiyle, eşiyle, dostlarıyla kopukluklar yaşar. Bu insan doğasının bir parçası. Görünüşe göre doğaüstü karakterlerimizin de… Bu yüzden bildiğiniz gibi Theo’nun hikâyeyi çarpıtarak Stiles’ı ele vermesine şaşırmamak lazım, bu rolünün bir gereği.

Peki, Scott’a neler oluyor? Açıkçası bir boşluğa düştüğünü düşünüyorum. O boşluğu dolduransa ona ilk günden güven veren Theo oldu. Belki de Scott’ın güçlü ve güvenilir birine ihtiyacı vardı. Eski bölümleri de düşününce Scott’ın grubun en güçlüsü olmaktan biraz yorulduğunu düşünüyorum. Aslında ilk alfasının Scott ne zaman sıkışsa yanında durmuş olması bende hep Scot’ın gerçek alfa olsa da pek güçlü olmadığı izlenimini yaratmıştır. Onun gidişiyle birlikte bu boşluğa düştüğünü düşünmüyor değilim. Yine de beni ve belki de sizleri asıl şaşırtan Scott’ın Stiles’la arasındaki bunca yıllık dostluk, hatta kardeşliğe rağmen yeni gelen birine bu kadar çabuk inanması oldu. Sanırım hiçbirimiz bunu beklemiyorduk. Senaristler biraz ters köşe yapmak istemiş ancak bu defa da gerçeklikten uzaklaşmışlar. Hâlbuki Theo karakteriyle gerçekçiliği nasıl da güzel yansıtmışlardı. Aslında bu durumu pek çok dizide görüyoruz. Sırf izleyiciyi şaşırtmak, reytingleri yükseltmek için durumun gerçekliğine ya da karakterlerin kişiliklerine ters düşen senaryolar yazılıyor. İşte dokuzuncu bölümde Scott’ın Stiles’a karşı tutumu da bu reyting sevdasının kurbanı oldu diyebiliriz. Gerçek hayatta hiç kimse iki gündür tanıdığı birinin sözlerine çabucak inanıp kardeşim dediği insanı böyle kolay yabana atmaz, istese de atamaz. Ancak gördüğümüz gibi Theo, Scott’ın Stiles’a karşı güvenini sarsmayı başardı. Bazı izleyici yorumlarında Stiles’ın da suçlu olduğunu okudum.  Scott’a vaktinde her şeyi anlatması gerektiğini, Theo’ya güvenmemesi gerektiğini yazanlar olmuş. Aslında bu yorumlara hak versem de Stiles’ın dostunu kaybetmemek için insani duygularla hareket ettiğini düşünüyorum. Ne de olsa karşısında cinayete tamamen karşı gerçek bir Alfa duruyor.

Peki, Scott’ın bu tutumu bizce ne kadar doğru? Kurt adamlar, Kimera’lar, Wendigo’lar ve daha nice doğaüstü varlıklarla çevrili bir dünyada birini öldürmemek ne kadar gerçekçi? Ya da arzu edilse bile mümkün mü? İşte bu soruların cevabı çok zor. Bana sorarsanız hayır, mümkün değil. Böylesine acımasız bir dünyada kurtarmaya çalıştıklarınızı bile, sevdiklerinizi korumak uğruna öldürmek zorunda kalabilirsiniz, tıpkı Stiles gibi…

Öte yandan Theo’nun, Stilinski’nin güvenini kazanma hamlesi de bir alkışı hak ediyor. Kanımca, Stilinski eninde sonunda Donovan’ı öldürenin kendi oğlu olduğunu öğrenecek. Böylece Theo arkadaşını temize çıkarmak için yalan söyleyen cengâverimiz olacak!

 

Ve işte hepimizi derinden etkileyen Stiles’ın can alıcı sözleri;

‘’Çünkü sen Scott McCall’sun, gerçek Alfa! Sorun şu ki hepimiz gerçek Alfa olamıyoruz. Bazılarımız hata yapmak zorunda. Bazılarımız elini biraz kana bulamak zorunda! Bazılarımız insan! ‘’

Hangisi suçlu? Hangisi masum?  Hangi taraf haklı? Peki, siz kimin tarafındasınız?

FRAGMAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir