Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Attack On Titan- Sezon 1 Bölüm 1 – Shiganshina’nın Düşüşü

Efsane dizinin ilk bölümünün açılışı günümüzden 2000 yıl sonra notuyla yapılıyor. Yani dizi geçmişte değil gelecekte geçiyor. İlk bölümde bir taraftan Shinganshina şehrinin-bölgesinin düşüşünü seyrederken diğer taraftan gelecek bölümlerin Eren, Mikasa, Armin gibi önemli karakterlerinden bazıları yakından tanımaya başlıyoruz.

845 yılında Shiganshina’nın etrafı surlarla çevrilidir. Bazı kişilerin bu surları kutsal kabul ettiklerine şahit oluyoruz. Şehri korumakla görevli olan Şehir Muhafızları tam 100 yıldır yıkılmayan ve aşılmayan bu surları güvenli kabul ettikleri için çok rahattır. Hatta muhafız Hannes ve Eren arasında bir tartışmanın geçtiğine şahit oluyoruz. Eren onların bu kadar rahat olmalarına kızarken Hannes surların aşılamayacağını söylemektedir.

Gerçekten de 50 metre uzunluktaki bu surların devler tarafından aşılması mümkün görülmüyor. Ancak muhafızların “100 yıldan beri” demesi akıllarda bir soru işareti oluşturuyor. Demek ki 100 yıl önce farklı olaylar da yaşanmış ancak şu an için bu konuda bilgi sahibi değiliz.

Surların dışına sadece Keşif Birlikleri çıkabilmektedir. Bu silahlı ve eğitimli birliklerin amacı devlerin kökeni ve amacı hakkında bilgi sahibi olabilmektir ama şu ana kadar herhangi bir ilerleme sağlamadıkları görülüyor.

Bu arada Eren bu birliklere kahraman gözüyle bakıyor ve en büyük amacı onların arasına katılarak surların dışındaki dünyayı görebilmek. Şu cümleler ona ait: “Dış dünyayı görmek istiyorum. Bu surların içinde ölmek istemiyorum.” Eren’in annesi onun bu isteğine karşı çıkarken Eren’in gizemli babası merak duygusunun önüne geçilemeyeceğini düşünüyor.

Bu arada Eren’in gizemli babası bir doktor. İlk bölümde bir geziye çıkacağını iç surları göreceğini söylüyor ama tam olarak ne yapacağını anlatmıyor. Ayrılmadan önce Eren’e bir anahtar göstererek “Dönüşte, hep kapalı tuttuğum bodrum katını sana göstereceğim” diyor. Ancak ilk bölümde şehir devlere tarafından istila edildiği için bodrum katını görme şansı olmayacak Eren’in.

Bu arada henüz bir çocuk olan Armin’in çok felsefi konuşmalar yaptığını ve zeki birisi olduğunu görüyoruz. Mikasa ise Armin’e gerçekleri söylemekten çekinmeyen bir dost görünümünde…

Krallık Dairesi, güvenlik zaafı oluşturacağı için dış dünyaya ilgi duymayı bile yasaklamıştır. Onlara göre insanların dış dünyaya ilgi duyması devlerin şehre çekilmesine neden olabilir.

Şehrin Düşüşü

Bir anda çakan çok gürültülü bir şimşek sonrasında herkesin gözleri fal taşı gibi açılıyor. İnsanlar gözlerine inanamasa da sıradan devlerden onlarca kat daha büyük devasa bir dev surların tepesinden şehre bakmaktadır. Surlar 50 metre olduğuna göre bu dev en azından 60 metre olmalıdır. Onun hemen arkasında görülen diğer küçük devler onun ancak diz kapaklarına gelmektedir. Diğer devlerden farklı olan bu devasa yaratık kıpkırmızı renktedir. Devin surları yıkması uzun sürmez. Açılan gedikten içeriye dolan diğer devler adeta bir katliam yaparlar. Şehri yıkmaya insanları yemeye başlarlar. Yedikleri kişilerden birisi de Eren’in annesidir ve Eren bunu çaresizlik içerisinde izler.

Muhafız Hannes Neden Durdu?

Devlerin saldırısı sırasında ilginç bir şey olur. Hannes, Eren’in annesi Carla’yı korumak için bir deve hücum ederken birden onun yüzüne bakarak duraksar. Devin bir gözü diğerinden farklı renktedir. Hannes kılıcını kınına sokar ve saldırıdan vazgeçer. Sonra da Eren ve Mikasa’yı alarak oradan uzaklaşır. Dev, Eren’in annesini yer.

İlk Bölümde Surlarla İlgili Neler Öğrendik?

İnsanoğlu üç katmandan oluşan surların ardından yaşamaktadır. En dıştaki sur Maria, ortadaki sur Rose ve merkezi koruyan sur Sina’dır. Surlar arasındaki mesafe birbirine yakındır. Maria ve Rose arası 100 km, Rose ve Sina arası 130 km ve merkezle Sina arasındaysa 250 km mesafe bulunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir