Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

“Bazıları emirlere uyar; diğerleri dünyayı değiştirir” No Body’s Looking-Netflix

Portekiz yapımı dizinin orijinal adı olan Ninguém Tá Olhando Türkçeye Kimse Bakmıyor ( Nobody’s Looking) olarak çevrilebilir. Sanırım bu benim hayatımda şu ana kadar seyrettiğim ilk Portekiz yapımı dizi. Doğrusu diziyi seyretmeden önce onun bu kadar eğlenceli olacağını ve özellikle de felsefi göndermeler bulunduracağını düşünmemiştim. Dizi beklediğimden ya da umduğumdan daha iyi.

Bu yazıda dizinin sadece ilk bölümüne ait spoiler yer alıyor. Çünkü ilk bölümdeki detayları vermeden dizi hakkında söylenecek sözler havada kalacaktır.

Biz Melek Değiliz: Angelus Sistemi

Dizinin tamamen kendisine ait kurgusal-fantastik bir dünyası bulunuyor. İlk bölümün özellikle ilk yarısı bu kurgusal dünyayı tanımakla-tanıtmakla geçiyor. Angelus Sistemi adında temelde insan koruma işlevi gören bir birim bulunuyor. Tüm kıtalarda çeşitli merkezlere sahip Angelus Sisteminde çalışan angelusların var oluş amacı insanları korumak. İnsanların şans dedikleri tüm olayların aslında bir angelusun görünmez bir çabası-çalışması olduğunu öğreniyoruz. Örneğin ayakkabı bağınız görülmeyen bir angelus tarafından aniden çözülüyor. Onu bağlamak için duruyorsunuz ve bir adım ötenize yukarıdan ağır bir eşya düşüyor. “Ne kadar şanslıyım.” diyorsunuz ama bu şans değil; sizi kurtaran aslında bir angelustu.

Angeluslar kızıl saçlara sahip. İnsanlar angelusları göremiyor ve duyamıyor.  Beyaz gömlek giyip kırmızı kravat takıyorlar. Uçamıyorlar; gün içerisinde taksileri ve toplu taşıma araçlarını kullanıyorlar. Günlük Atama Emirleri (GAE) kendilerine hangi insanı koruyacaklarını söylüyor. Her angelus bir insanla eşleştiriliyor ve görevi gün boyunca o insanı korumak oluyor.

GEA emirlerini patron belirliyor. Patron tüm birimlerinde başında bulunan ama kimsenin göremediği birisi (Sizce kim?). Ancak o herkesi her zaman izliyor. Anlaşıldığı üzere her ne kadar angeluslardan dizi boyunca sürekli “Biz melek değiliz” lafını işitsek de temelde onlar melekleri; patron ise Yaratıcı’yı-Tanrı’yı temsil ediyor. Hiçbir angelus yaptığı işi sorgulamıyor. “İnsanlar bizi göremiyorsa neden kravat takıyoruz?” gibi basit bir soruya bile cevap veremiyorlar.

Dört Altın Kural

Patron tarafından sistemin korunması için koyulan dört altın kural bulunuyor. Bu kuralları çiğnemenin cezası yok olmak. Ya da en azından 5511. bölgenin yönetici şefi Fred tarafından böyle söyleniyor.

Kurallar şöyle: (1) GEA emirlerini takip et. Bağlı olduğun insanı vardiya boyunca terk etme. (2) İnsanlara görünme. Yüce işler görülmez. (3) GEA’nda yer almayan insanlara yardım etme-müdahalede bulunma. (4) Asla patronun ofisine girme.

Yeni Angelus

Şef, patronun tam 300 yıldır yeni bir angelus yaratmadığını söylüyor. Yeni angelusun adı Ulisses. Ulisses bölüm boyunca bir taraftan kuralları öğreniyor diğer taraftan da insanların dünyasına geçerek onları nasıl koruyacağını… Ancak Ulisses diğer tüm angelusların aksine sorgulama yeteneğine sahip. Kısa bir süre içerisinde her şeyi sorgulamaya başlıyor.

“Neden kravat takıyoruz?” “Patronun ofisine hiç girmediyseniz bazı şeyleri nasıl biliyorsunuz?” “Diğer angeluslar okumayacaksa neden rapor tutuyoruz?” gibi onlarca soru beliriyor zihninde. Ulisses kısa bir süre içerisinde tüm kuralları tek tek çiğnemeye başlıyor. Hatta o patronun odasına bile giriyor ki ben bu sahnede çok şaşırmıştım. Oraya girmesinin en azından iki üç bölüm süreceğini düşünüyordum; ancak o daha ilk bölümde patronun odasına giriyor. Sonrasından burada bahsetmiyorum.

Felsefi Göndermeler

Dizinin özellikle inanç sistemlerini, doğmaları sorguladığını söyleyebiliriz. Ama bunu yaparken çok esprili ve eğlenceli bir dil kullanmış. Ulisses karakteri de gayet sempatik ve role yakışıyor.

İnsanların daha doğrusu angelusların sorgulamaya başladığı anda tüm sistemi değiştireceklerini anlatıyor dizi. “Bazıları kurallara uyar; diğerleri dünyayı değiştirir” sözü konunun özeti gibi. Bu sözü kendisine rehber edinen Ulisses, GEA’sında olmayan insanlara yardım etmeye, insanlara görülmeye başlıyor. Sonrası zaten çorap söküğü gibi hızlı ilerliyor.

Sonuç

Dizi bence başarılı, eğlenceli ve orijinal. Düşük bir bütçeyle çevrildiği belli ama boyundan büyük mesajlar verdiğini; felsefi, dini ve sosyolojik içeriklere sahip olduğunu söyleyebilirim. Dizi az önce yazdığım gibi soru sormanın ve sorgulamanın dünyayı ya da içerisinde bulunulan sistemi değiştireceğini anlatıyor. Ama bunu yaparken mesajlarını o kadar güzel o kadar ince bir kurguyla veriyor ki ne sıkılıyorsunuz ne de bölümlerin bitmesini istiyorsunuz.

Portekiz yapımı Kimse Bakmıyor (Nobody’s Looking) bence Netflix’in düşük bütçeli ama başarılı dizileri arasında yerini aldı bile.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir