Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Black Mirror 5. Sezon 1. Bölüm: Striking Vipers İncelemesi

Black Mirror, Netflix’in kaliteli ve özgün yapımlarından bir tanesi. Dizi her bölümde farklı bir konuyu işliyor. Bu konuların ortak noktası teknoloji tabanlı gelişmeleri aktarması.

Bu yazı Black Mirror’un 5. sezonunun 1.  bölümü olan Striking Vipers (Çarpıcı-Etkileyici Engerek) hakkında olacak. Bu bölümde ileri düzey sanal gerçeklik tabanlı bir dövüş oyununda karşılaşan iki arkadaşın yaşadığı sıra dışı tecrübeler aktarılıyor. Bu ikili sanal gerçekliğin onlara sadece dövüş vaat etmediğini aynı zamanda tüm hayatlarını etkileyebilecek yönlerinin de bulunduğunu fark edecekler.

Yazının bundan sonrası tamamen spoiler içeriyor.

Rutinler ve Yeni Arayışlar

Yaklaşık bir saat süren bu bölümde öncelikle bir disko ya da kulüp ortamında tanışan Danny ve Theo’yu görüyoruz. Danny, yalnız takılan Theo’ya kur yapar ve bu ikili daha sonra dans etmeye başlarlar. Onların böyle bir ortamda birbirlerinden hoşlanarak tanışmaları ve eğlenmeleri daha sonra gelişecek olaylar anlamamız için özellikle gösteriliyor. Diğer taraftan Danny’nin arkadaşı Carl’da aynı ortamda bir başka kızla takılmaktadır.

Bu girişin ardından Carl ve Danny ikilisini bir oyun konsolunun başında Street Fighter tarzında bir dövüş oyunu oynarken görüyoruz. İkili oyuna adeta kendilerini kaptırmış bir haldedir ve konuşmalarından onların uzun bir süredir bu tarz oyunlar oynadıklarını anlıyoruz.

Dizi, karakterlerin iş hayatına, yaşadıkları ortama hatta ekonomik durumlarına ve eğitimlerine hiçbir gönderme yapmadan doğrudan 11 yıl sonrasına geçiyor. Bu andan itibaren az önce 20’li yaşlarını seyrettiğimiz karakterlerin artık 30’lu yaşlarının sonlarını seyretmeye başlıyoruz.

Danny’nin 38. doğum gününü kutlamak için Danny’nin evinde verilen partide olanları seyretmeye başlıyoruz. Danny ve Theo evlenmiş hatta çocukları bile olmuştur. Evlilik rutinlerinin hayatlarını nasıl bir örümcek ağı gibi sardığına şahit oluyoruz. Hayatlarında artık heyecandan eser yoktur. Doğum günü partisinde Danny’nin tanıştığı bir başka evli adamın hayatındaki en büyük heyecanı bisikletlerdir. Danny konuklara barbekü hazırlamakla meşguldür. Misafirler gittikten sonra onu bulaşık yıkarken göreceğiz.

İkilinin hayatına dair rutinler ve evliliğin sıkıcı yönleri gösterilirken eve daha önce bar ortamında gördüğümüz Carl geliyor. Carl, bekar hayatı yaşayan, gününü gün eden ve hayatından memnun görünen birisidir. Hatta Danny’e birliktelik yaşadığı ve kendisinden yaş olarak oldukça genç birisinin fotoğrafını gösteriyor.

Ancak daha sonra Carl’ın da aslında hayatından memnun olmadığını güler yüzünün ardında hiç de görüldüğü gibi bir psikoloji taşımadığını anlayacağız. Carl kendinden küçük genç sevgilisiyle takılırken onunla aynı frekansı paylaşmadığını fark edebilecek kadar zeki birisi… Hayata bakışları, yaptıkları espriler ve cinsel hayatları… Hepsi aradaki jenerasyon farkını ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak hem Danny hem de Carl hayatın rutinlerinde boğulan, bir çıkış arayan ancak evlilik ya da iş hayatının çarklarından dışarıya çıkamayan kişilere dönüşmüşlerdir. Onların eski hayatlarından geriye kalan tek şey oyun konsoludur.

Sanal Gerçeklik Dünyasına İlk Adım

Carl, doğum günü partisinde Danny’e yeni çıkan bir dövüş oyununu hediye etmişti. Sanal aparatlar kullanılarak oynanan bu oyun ikilinin hayatını tamamen değiştirmek üzeredir.

Gece geç vakitlerde ayrı evlerde konsol başına geçen bu ikili sanal dövüş ortamına girdikleri an onun gerçekliği özellikle Danny’nin başını döndürür. Danny bir erkek dövüşçü Carl’sa bir kadın dövüşçü seçerek oyuna katılmışlardır. Oyun o kadar gerçekçidir ki aldıkları darbelerin etkisini geçici de olsa bedenlerinde hissetmektedirler.

Ancak bir süre sonra sanal dünyada bir yakınlaşma yaşarlar. Dövüş sırasında aldıkları pozisyon onları cinselliğe yönlendirir ve bir anda öpüşürler. İşte bu andan itibaren artık geriye dönemeyecekleri bir yola girmiş olurlar.

Yaptıkları bu hareketi gerçek hayatta sorgulasalar bile sanal dünyanın cazibesine daha fazla dayanamazlar ve artık her gece sanal dünyada oyuncuların bedenlerinde birlikte olmaya başlarlar.

Sonu Nereye Varacak?

Karakterler sanal dünyanın çekiciliğine kendilerini kaptırmaya başladıkları için gerçek dünyadaki hayatları alt üst olmak üzeredir. Danny artık karısına cinsel olarak soğuk durmaya onu beğenmemeye başlar. Karısının bunu fark etmesi uzun sürmez ama ne olduğuna bir anlam veremez. Diğer taraftan Carl sanal gerçekliğin cazibesine kapılır ve sevgilisiyle yollarını ayırır. Yalnız yaşamaya başlayan Carl’ın aklındaki tek düşünce artık sanal dünyada yaşadığı birlikteliktir.

Her şeyin alt üst olduğunu gören Danny işin sonunun nereye varacağını kestirmeye çalışır. Çünkü hem evlilik hayatı hem de iş hayatı bu durumdan etkilenmektedir. Evlilik yıl dönümlerinin tarihini bile unutan Danny, Carl’a çılgın bir teklifte bulunur. Gerçek hayatta birbirlerine çekim duyup duymayacaklarını test etmek ister. Eğer çekim duymazlarsa bu sanal birlikteliği bitireceğini söyler.

Gece vakitlerinde buluşan ikili birbirine yaklaşır ve aynen oyundaki gibi öpüşürler ama sanal dünyada hissettiklerini gerçek dünyada yaşayamazlar. Bir süre sonra aralarında çıkan tartışma sonucu soluğu kodeste alırlar. Danny, kodesten çıkarken karısına neler olup bittiğini anlatmak zorunda kalır.

Sanal Dünya Mı Gerçek Dünya Mı? Hangisi Kazandı?

Bölümün sonunda Danny, Carl ve Theo üçlüsü arasında bir anlaşma yapıldığı anlaşılıyor. Theo sanal gerçekli aparatını belli günlerde Danny’e vermekte ve onun Carl’la sanal bir ilişki yaşamasına izin vermektedir. Onlar sanal dünyadaki ilişkilerine devam ederken Theo evlilik yüzüğünü çıkararak kendisine arkadaş yapabileceği ortamlara takılmaktadır.

Sonuç olarak sanal gerçekliğin ezici bir zaferine şahit oluyoruz. Bu durumun ahlaksal ya da zihinsel artıları ya da eksilerini bir tarafa koyarsak sanal gerçekliğin 40’lı yaşlara yaklaşmış ve hayatlarındaki rutinlerde boğulmak üzere olan ikiliye bir çıkış yolu ya da bir alternatif sunduğu görülüyor. Bu alternatif o kadar güçlü ki eğer Theo direnseydi muhtemelen evlilikleri sona erecekti ya da mutsuzluğa mahkum olarak devam edecekti.

Sanal dünyanın inanılmaz gelişiminin ilerde insanları bu tür sorunlarla ya da seçeneklerle yüzleşmeye zorlayacağı kesin gibi görünüyor. Black Mirror bence insanları zihinsel olarak yakın geleceğe ve teknolojiyle birlikte yaşanacak gelişmelere hazırlıyor. Bence yaşanan bu olaya bir tür ahlaksızlık ya da kabul edilemez bir durum gibi bakmamak gerekiyor. Rutinlerden sıkılan ve boğulan insanların farklı arayışlara girmesi doğal bir süreç. Gelişen teknolojiyle birlikte insanların önüne farklı alternatifler serilmesi kaçınılmaz. İnsanları seçimlerinde özgür bırakmak ve onları anlamak gerekiyor. Bu sıra dışı yaklaşımından ötürü dizi yapımcılarını bir kez daha tebrik ediyorum.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir