Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Netflix Dark Dizisi Kronolojik Anlatımı Sezon 2 Bölüm 2 – KARANLIK MADDE

Bölümün hemen başında Jonas, Claudia Tiedemann’ın kasete kaydettiği konuşmalar sayesinde karanlık madde hakkında bilgi sahibi oluyor. Bu maddenin özelliklerini bilmek önemli çünkü karanlık maddenin zaman yolculuğunda kritik bir rol üstlendiği görülecek. Claudia özetle şunları söylüyor: “Kütle kontrol altındayken ortaya zaman yolculuğunu mümkün kılabilecek bir geçit çıkıyor. Maddeyi kontrol altına alabilmek için ona yeterli miktarda voltaj verilmesi gerekiyor.”

Gelecekte sıkışan ve kendi zamanına yani 2020’lere dönmek isteyen Jonas nükleer santralde bulunan jeneratör düzeneğini kullanarak maddeyi kontrol altına almak ve ortaya çıkan geçidi kullanarak zaman yolculuğu yapmaya çalışıyor. Ancak jeneratörün gücü tükendiği için denemeleri başarısızla sonuçlanıyor (Jonas bu denemelerde kısa süreli de olsa bir geçidin açıldığını görüyor ancak içine giremiyor ya da girmiyor).

22 Haziran 1986 KIYAMETE 5 GÜN KALA

1986’de bulunan küçük Mikkel (geleceğin Michael’i) kendisine annelik yapan hemşire Ines’e üzgün bir ifadeyle “Bugün annemin doğum günü…” diyor. Yani onun hala kendi zamanını hatırladığı ve unutmadığını görüyoruz. Ines, ona geçmişi unutması hakkında telkinlerde bulunuyor.

Egon Tiedemann kızı Claudia’nın evine ziyarete gittiğinde kızının küçükken (1950’lerde) kaybettiği ama mağaradan geçerek bu zamana gelen köpeği görüyor. Onu tanıyor ve kaybolan köpek Gretchen’e benzediğini söylüyor. Egon o an bir şaşkınlık yaşasa da parçaları birleştirme konusunda başarısız oluyor.

Diğer taraftan 2020’lerde polis olan Charlotte Doppler internette sic mundus creatus est yazısının anlamını araştırıyor. Bu yazının böylece dünya yaratıldı anlamına geldiğini öğreniyor. Bilindiği gibi bu yazı mağarada bulunan geçidin kapısında yer alıyor. Charlotte bu yazıya kitap arasından çıkan siyah-beyaz fotoğrafta rastlamıştı.

Gelecekten dönen ortanca Jonas, annesi Hannah’a zaman makinesini gösteriyor. “Bu makine insanı 33 yıl geçmişe ve 33 yıl geleceğe götürüyor.” Jonas makineyi göstermesinin nedenini sırların herkesin hayatını mahvetmesi olarak açıklıyor. Halbuki Jonas annesine bu makineyi göstermekle daha büyük olayların kapısını aralamış oldu. Ancak henüz bunun farkında değil.

Bölümün en dikkat çekici olaylarından birisi genç Claudia ve yaşlı Claudia’nın buluşması. Yaşlı Claudia, 1986’da santral yöneticiliği yapan kendisini ziyaret ediyor. Genç Claudia önce karşısındaki kişinin kendisi olduğuna inanamasa da hem köpeğin koşarak ona gitmesi hem de gözlerinin aynen kendi gözleri gibi farklı renklerde olması nedeniyle gördüğü kadının kendisi olduğunu kabulleniyor. Yaşlı Claudia, genç Claudia’ya zaman yolculuğu yapılmasını sağlayan makinenin nasıl çalıştığını gösteriyor. Bu sırada makinenin içerisine konulan sıvı maddeye özellikle dikkat çekiyor. Bunun nedenini daha sonra anlayacağız. Genç Claudia, Yaşlı Claudia’nın verdiği krokiyi kullandığında az önce görmüş olduğu zaman makinesinin gömülü olduğu yere ulaşıyor.

Genç Claudia ve yaşlı Claudia buluşmasında bir diğer önemli nokta yaşlı Claudia’nın “Adam’ı durdurmalısın…” cümlesi. Bu cümle şu an farkında olmasa da genç Claudia’ya bir amaç vermiş oluyor.

Gelecekteki Jonas, reaktördeki jeneratörü çalıştırabilmek için ortalıkta gezinen çetelerin kontrol ettiği araçlardan benzin çalmak için uğraşıyor ve bunu başarıyor. Ancak bu benzini kullanabilmek için jeneratöre giderken Elisabeth Doppler’ın lideri olduğu çete tarafından yakalanıyor. Elisabeth, bu bölgeye girmenin cezasının ölüm olduğunu söylemişti. Jonas idam edilmek üzere sehpaya çıkarılıyor ama Elisabeth Doppler son anda idamdan vazgeçerek onun tutsak olarak yaşamasına karar veriyor. Bu sırada ölümden dönen Jonas’ın boğazında idam ipinden kaynaklanan derin bir yara meydana geliyor. Bu yarayı daha sonra başka birisinde göreceğiz.

Bu arada gelecekte bir aile olacak Regina ve Aleksander yakınlaşması artarak devam ediyor. Daha önce kendine hiç bakmayan Regina’nın saçlarını taradığı ve makyaj yaptığı görülüyor.

2020’lerde yaşayan ve kanser olan Regina, oteline gelen yabancının odada bıraktığı eşyaları evine Ulrich’in kaybolmasıyla ilgili soru sormak için gelen Charlotte ve Clausen ikilisine gösteriyor. Eşyaların arasında zaman yolculuğuyla ilgili notları ve çizimleri gören Charlotte adeta bir şok geçiriyor ve bir bahane ile oradan ayrılıyor.

Jonas, annesi Hannah’a zaman makinesinin nasıl çalıştığını gösteriyor. Onunla birlikte 33 yıl öncesine geçmişte bulunan Mikkel’i görmeye gidiyorlar. Hannah, Mikkel’i gördüğü an onun kendi kocası Michael olduğunu net olarak anlıyor.

Emekli olduktan sonra geç de olsa elindeki parçaları birleştirmeye gayret eden Egon Tiedemann, hastanede bulunan Helge’yi ziyaret ediyor. Helge ona birisinin geçmişi ve geleceği değiştirebileceğini söylediğini aktarıyor. Helge bu konuşmasında zamanı kimsenin değiştiremeyeceğini söyledikten sonra “Beyaz Şeytan bile…” diye ekliyor. Böylece gelecekte kim olduğunu öğreneceğimiz beyaz şeytanın adını ilk kez duyarız.

Araştırmalarına devam eden Egon, polis merkezini arayarak 1953’te Helge’nin kaçırılmasından ve iki çocuğun ölümünden sorumlu tutularak tutuklanan Ulrich adlı kişiyi soruyor. Onun hala hayatta olduğunu ve bir akıl hastanesinde bulunduğunu öğreniyor. Onu ziyarete gittiğinde Ulrich’in iyice yaşlandığını ama hala geçmişi (yani geleceği) unutmadığını görüyoruz. Diğer taraftan Jonas, çetenin kendisini hapsettiği yerden Elisabeth’in yardımcısı sayesinde kurtuluyor ve onunla birlikte santrale karanlık maddeye gidiyor. Karanlık maddeye elektrik verdikleri anda bir zaman geçidi açılıyor ve Jonas kendi zamanına yani 2020’lere gidebilmek ümidiyle onun içerisinden geçiyor. Onun kendi zamanına gitmeyi başarıp başaramadığını sonraki bölümde göreceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir