Black Swan (2010) – Siyah Kuğu Film Analizi

Oyunculuk, senaryo, müzik ve kurgunun zirve yaptığı Siyah Kuğu, hayatınızda iz bırakabilecek türde bir başyapıt. Tüm oyuncuların performansları üst seviye de olsa da özellikle Natalie Portman film boyunca kelimelerin anlatmaya yetmediği inanılmaz bir performans sergiliyor. Film bittikten sonra her şeyi unutabilirsiniz ama Natalie Portman’ın oyunculuğunu asla… Muhteşem kuğu sizin büyüleyecek ve tüylerinizi diken diken edecek. Zaten Natalie Portman bu filmdeki performansıyla En İyi Kadın Oyuncu Oscar’ı da dahil olmak üzere 40’ın üzerinde seçkin ödülün sahibi olmuş.

Black Swan (2010) – Siyah Kuğu Fragman / Trailer İzle

Siyah Kuğu Filminin Konusu

Genç, yetenekli ve hırslı bir balerin olan Nina için dans etmek tam bir tutkudur. Nina için dans hayatının bir parçası değildir; hayat onun için danslarından arta kalan zaman anlamına gelmektedir. Her yıl düzenlenen Kuğu Gölü adlı bale gösterisi için yeni bir baş balerin seçileceğini söyleyen yönetmenin ilk tercihi yetenekli Nina gibi görülmektedir. Ancak yönetmen Thomas geçmiş yıllardan daha farklı bir oyun sergileyeceklerini duyurur. Thomas, bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak bu kez hem saf, masum ve zarif Beyaz Kuğu’yu hem de kötülüğü, şehveti ve serbestliği temsil eden Siyah Kuğu’yu aynı kişinin canlandırmasını istemektedir.

Zarafet timsali olan Nina Beyaz Kuğu için ideal bir seçimdir ama Siyah Kuğu için ondan çok daha güçlü bir rakibi vardır: Lily. Lily, Siyah Kuğu rolü için en uygun aday gibi görülmektedir ve yönetmeni etkilemeyi başarmıştır bile.

Yazının bundan sonrası tamamen spoiler içeriyor.

Kuğu Gölü Oyununun Ana Hatları

Yönetmen Thomas filmin başındaki konuşmasında Kuğu Gölü oyununun ana hatlarını çizerken aynı zamanda filmde olacakların fotoğrafını çekiyor. Thomas, Kuğu Gölü gösterisinde sergilenecek oyunu şöyle anlatıyor:

Bakire, saf ve tatlı/küçük bir kız, bir kuğunun bedenine hapsoluyor. Bu kız özgürlüğüne kavuşmak istiyor ancak bu büyüyü bozabilecek tek şey gerçek aşk olduğu için onu bulana kadar bu bedenden kurtulma şansı bulunmuyor. Onun kuğunun bedeninden çıkma dileği bir prens tarafından gerçekleştirilmek üzereyken ve Beyaz Kuğu henüz aşkını ona itiraf edememişken; şehvetli kardeş Siyah Kuğu prensi kandırıyor ve onun aklını çeliyor. Beyaz Kuğu bu yıkılmışlıkla bir tepeye çıkıyor ve kendini öldürüyor. Ancak burada inanılmaz bir şey oluyor ve Beyaz Kuğu aradığı özgürlüğü ölümde buluyor.

Bu hikayede öğrendiğimiz detayalar filmde olanlara anlam kazandırıyor. Bu nedenle bu hikayeyi anlamadan filmi anlama şansı bulunmuyor. Aslında Thomas bu konuşmasında bu kadar etkileneceğini bilmeden Nina’nın zihnine bir amaç ekiyor. Bu amaç; her iki kuğu rolünü hak edebilmek hem de baş balerin olabilmek. Bu amaçlar zamanla Nina için kendi hayatından bile daha önemli hale geliyor.

Ancak Nina’nın annesi hariç belki de hiç kimsenin bilmediği bir yönü var. Zaten işleri karmaşık hale getiren de Nina’nın bu yönü. Nina hastalık derecesinde takıntılı birisi ve aynı zamanda şizofreni belirtileri taşıyor. Annesinin konuşmalarından yakaladığımız ipuçlarına göre Nina bir süredir şizofreni belirtileri göstermiyor. Ancak Thomas’ın ona sunduğu hedef Nina’yı o kadar kendinden geçiriyor ki kelimenin tam anlamıyla kendisini kaybediyor ve bu rolü yaşamaya başlıyor. Nina şizofrenik yönünün de etkisiyle kişilik kaymaları yaşıyor. Yaşadığı bu bölünmelerde gördüğü halüsinasyonlara o kadar inanıyor ki aklını kaybetme noktasına kadar geliyor.

Şimdi yönetmenin anlattığı hikayenin Nina’nın hayatına nasıl yansıdığına bir bakalım.

Bakire, saf ve tatlı/küçük bir kız, bir kuğunun bedenine hapsoluyor. Bu kız özgürlüğüne kavuşmak istiyor.”

Saf, temiz, bakire ve tatlı Beyaz Kuğu Nina hayatının hiçbir alanında özgür değil. Adeta hiçbir mahremiyet alanı yok. Annesi kendi evlerinde onu her an kontrol altında tutmaya onun her hareketini kontrol etmeye çalışıyor. Nina banyoda bir süre yalnız kaldığında bile hemen annesinin ona seslendiğine defalarca şahit oluyoruz. Kendi özel odasının ve hatta banyonun bile kapı kilidi bulunmuyor. Nina bir bebek odasını andıran odasında uyurken annesi sanki bir bebeğin başını beklercesine odadaki koltukta uyuyor. Annesi iş yerindeki tanıdıklarını kullanarak onun iş yerinde neler yaptığını bile öğreniyor. Evde adeta bir hapis hayatı yaşan Nina arkadaşları arasına karışabilen birisi de değil. Onu hep yalnız görüyoruz. Yaklaşık 4 yıldır bale yaptığını öğreneceğimiz Nina’nın bu hayatını değiştirme düşüncesi ya da cesareti yok. O, annesinin otoritesini boyun eğmiş bir çocuktan farksız. Ancak Thomas’ın konuşması onun zihnini o derece sarıyor ki Nina’da yani Beyaz Kuğu’nun içerisindeki kızda adım adım anne otoritesine karşı başkaldırma ve özgürlüğüne kavuşma isteği belirmeye başlıyor. Onun kendi otoritesine başkaldırdığını hissetmeye başlayan annesi ona olan tutumlarını daha da sertleştiriyor. Ancak Nina, Thomas’ın çizdiği rolü inanılmaz bir kurgusal zekâsıyla yaşamaya başlıyor ve annesi onu durduramayacağını geç de olsa anlayacak.

“Bu büyüyü bozabilecek tek şey gerçek aşk…”

Kuğu Gölü oyunu senaryosunda Beyaz Kuğu’nun prense âşık olması gerekiyor. Oyunu hayatına adapte eden ve onu yaşayan Nina’nın kendi hayatında aşık olduğu prens Thomas. Onun Thomas’a aşık olduğunu Lilly ile yaptığı konuşmadan anlayabiliyoruz. Ayrıca Kuğu Gölü oyununun sonunda herkesin şaşkın bakışları arasında Thomas’ı öpmesi de onu sevdiğini göstermektedir. Nina belki baştan beri ona aşık değildi; ancak karizmatik bir dans hocası ona dans provaları sırasında fiziksel olarak yakınlaşınca hikayenin de etkisiyle onu etkilemiş olma olasılığı yüksek.

“Onun kuğunun bedeninden çıkma dileği bir prens tarafından gerçekleştirilmek üzereyken ve Beyaz Kuğu aşkını ona itiraf edememişken; şehvetli kardeş Siyah Kuğu prensi kandırıyor ve onun aklını çeliyor.”

Nina oyunun bu bölümünü de tüylerimizi diken diken eden bir kurguyla kendi hayatında yaşıyor. Nina prensin yani Thomas’ın kendisinin tek rakibi olan Lilly’e yedek oyunculuk verdiğini öğreniyor. Nina, Lilly’nin terzinin yanına kuğu elbisesi için ölçü almaya geldiğini görüyor. Onun Siyah Kuğu’yu kendisinden daha iyi canlandırdığı gerçeğini bilen Nina, prense koşuyor ve onun fikrini değiştirmeye çalışıyor ancak bunda başarılı olamıyor.

Nina’ya göre Lilly prensin aklını çelme konusunda o kadar ileri gidiyor ki onda kaldığı gece kendi içeceğine ilaç koyarak onun sabah provaya geç kalmasına neden oluyor. O provaya geç geldiği için de Siyah Kuğu provasında Lilly oynamaya başlıyor. Bu ve benzeri bazı olayların ardından Nina, Thomas’ın aklının Siyah Kuğu tarafından çelindiğine inanıyor. Sonuç olarak Nina kurgusal dünyasında Lilly’i Siyah Kuğuyla özdeşleştiriyor ve onun prensin yani Thomas’ın aklını çelerek kendi rolünü kapmaya çalıştığını düşünüyor. Nina tüm benliği ile Beyaz Kuğu olduğuna ve kendisinin de hikayenin içerisinde yaşadığına gerçekten inanmaktadır.

“Beyaz Kuğu’nun Dönüşümü”

Özgürlüğünü elde etmek için annesiyle savaşan Nina’nın aynı zamanda Siyah Kuğu’ya dönüşmesi gerekmektedir. Nina’nın kurgusunu derinleştiren ve onu zorlayan bölüm de tam burasıdır. Nina ne yaparsa yapsın Siyah Kuğu’yu dansına yansıtamıyor ve Thomas’ı memnun edemiyor. Kötülüğü, şehveti ve serbestliği temsil eden Siyah Kuğu rolünü Thomas’ın istediği kadar etkileyici bir şekilde canlandırmayı başaramıyor. Nina, Beyaz Kuğu için tartışmasız en iyi aday olsa da Siyah Kuğu için Lilly hala en iyi adaydır.

Thomas yeni kraliçe kuğu ile uzaklaşırken; bir önceki kraliçe kuğu arkadan onlara bakmaktadır. Kameranın açısı mükemmeldir. Beth tam da burada Nina’yı çok etkileyen cümlesini söyler: “Bu günlerin tadını çıkar!” Nina geriye dönüp ona bakar ama Thomas onu yürütmeye devam eder. İlerde göreceğimiz hastane sahnesinde Nina bu sahneye atıf yapacak ve artık onu çok iyi anladığını ifade edecektir.

Siyah Kuğu (2010) Filmi Tek Parça Full HD Nasıl İzlenir?

Black Swan Filmi türkçe dublaj ve türkçe alt yazılı seçenekleri ile Google Play Filmler platformunda yayınlanmıştır. Google Play Filmler web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye bilgileriniz ile giriş yaparak kesintisiz olarak seyredebilirsiniz.

Ancak Nina hiç kimsenin ne Thomas ne de annesinin hayal bile edemeyeceği kadar takıntılı birisidir. Nina, Siyah Kuğu’yu daha iyi oynayan Lilly’i ve onun dansını yakından izlemeye başlıyor. Onun dans ederken takındığı özentisiz ancak rahat ve etkileyici tavırlarını anlamaya çalışıyor. Nina şizofren yönünün de etkisiyle pek çok sahnede Lilly’i kendisi gibi görmeye başlıyor. Nina, Siyah Kuğu’yu daha iyi yansıtan Lilly’i yakından tanımaya ve onu Siyah Kuğu yapan özellikleri anlamaya çalışıyor. Hatta onu tanıma konusunda o kadar ileri gidiyor ki kendi oluşturduğu sanrısında onunla sevişiyor. Bu esnada onu kendisi gibi görüyor ve bu anlamda artık bütünleşmenin ya da Beyaz Kuğu’nun dönüşümünün neredeyse tamamlandığını anlıyoruz. Neredeyse diyorum çünkü Nina’nın kendi orasında Siyah Kuğu’ya dönüşüm geçirdiği esnada bunu tam olarak tamamlayamadan bayıldığını görüyoruz. Bu dönüşüm tam olarak onu yani Lilly’i öldürdüğü an tamamlanacak. Buna daha sonra değinmeyi düşünüyorum.

Kronolojik Sırayla Sahnelerin Anlatımı

Filmin açılışında gördüğümüz dans sahnesi Nina’nın rüyası. Nina, rüyasında Beyaz Kuğu’yu canlandırdığını görüyor. Burada peki Nina’nın rüyasında neden Siyah Kuğu görülmüyor, diye sorabilirsiniz. Bunun nedeni Nina’nın henüz Thomas’ın yapacağı konuşmayı duymamış olması. Bilindiği gibi Thomas her iki kuğuyu aynı kişinin oynayacağını tüm dansçılara aynı anda anons ediyor ve henüz bu konuşmasını yapmadı. İşte bu nedenle Nina bu rüyayı gördüğü an kendi kişiliğine uygun olan BEYAZ KUĞU’yu oynama hayali kuruyor.

Nina bu rüyasını heyecan içerisinde annesi anlatmaya başladığında onun cevap bile vermediğini kahvaltı hazırlamaya devam ettiğini görüyor. Sonraki sahnelerde eski bir balerin olduğunu öğreneceğimiz Erica’nın Nina’yı kıskandığını bu sahnede hissediyoruz. Zaten Erica bu sahnenin hemen ardından gelen kahvaltı sahnesinde Nina’yı kıskandığını gösteren bir cümle sarf ediyor. Nina “Bu sezon bana daha çok yer verecekler” dediğinde onu takdir etmek yerine “Vermeliler tabi, uzun zamandır oradasın!” deyiveriyor. Nina bu cümlenin ne anlama geldiğini anlıyor ve bozuluyor. Annesi durumu toparlamak ve kızının gönlünü almak için hemen bir telafi cümlesi sarf ediyor. Nina buna yapay bir gülümsemeyle karşılık veriyor.

Annesinin Nina’ya film boyunca bir bebek gibi davrandığına şahit olacağız ki bu yaşta birisi için bu neredeyse utanç verici bir durum. Annesi onun büyümesine izin vermek istemeyen onu kendi kontrolü altında tutmaya çalışan bir karakter. Nina’nın yani BEYAZ KUĞU’nun özgürlüğünü kısıtlayan ve ona özel yaşam olanağı vermeyen bir anne…

Nina’nın sırtında gördüğümüz kızarıklığın ne olduğunu soran annesi aldığı cevaptan tatmin olmadığı bellidir. İlerde bu kızarıklığa Nina’nın tırnaklarının sebep olduğunu öğreneceğiz. Nina’da henüz Thomas’ın konuşmasını bile duymadan BEYAZ KUĞU olma takıntısı bulunduğunu söyleyebiliriz ki rüyasında bile Beyaz Kuğu olduğunu görmüştü.

My sweet girl – Benim tatlı kızım! Annesinin Nina’ya söylediği bu söz onun zihninde o kadar yer ediyor ki bu ifadeyi film boyunca Nina’nın halüsinasyonlarında defalarca duyacağız.

Metroda geçen sahnede beyaz atkısıyla ve karanlık yüzüyle kendi yansımasını izleyen Nina aslında bulunduğu ortamdan tamamen kopuk bir halde. Bunu filmin tamamında etkili bir şekilde kullanılan müzikten de anlayabiliyoruz. Diğer taraftan tren geçtiği anda kendine geliyor.

Metroda görülen kişi onun en büyük rakibi olan Lilly. Film boyunca birkaç kere farklı sahnelerde de göreceğimiz gibi metro sahnesinde Lilly ve Nina birlikte görünüyorlar. İlk bakışta Nina’nın yüzüne sahip kişinin daha sonra Lilly’e dönüştüğü anlaşılıyor. İlerleyen sahnelerde ileri derecede şizofren belirtileri gösterecek olan Nina bu rahatsızlığını bize yavaş yavaş hissettiriyor.

Nina, dans kursu binasına girmeden önce baş balerin olduğunu öğreneceğimiz Beth’in reklam posterlerine bakıyor. Beth, aslında Nina için örnek alınacak bir balerin ancak biraz sonra Thomas’ın yapacağı toplantıda onun artık yaşından ötürü emekliye ayrılacağını öğrenecek.

Balerinlerin makyaj odasında Beth hakkında konuştukları sahnede onu yaşından ötürü küçümsediklerini görmekteyiz. Nina ise onların aksine Beth’i savunan cümleler kuruyor çünkü Beth onun örnek aldığı bir balerindir.

Bu konuşmalar devam ederken odaya Nina’nın en büyük rakibi giriyor: Lilly! Nina da dahil hiç kimsenin ona sıcak bir karşılama yapmadığını hatta onunla konuşmadıklarını görüyoruz. Bu durum aralarındaki rekabet ortamına bağlanabilir. Lilly metro durağını kaçırdığı için geç kaldığını söylemektedir ama onun giysilerini incelediğimizde metroda bir önceki durakta inen kişinin o olduğu anlaşılıyor. Peki, Lilly hiç gereksiz bir durumda neden yalan söyledi? Onun neden yalan söylediğini bilmiyoruz. Önemli olan şey şu: Nina onun yalan söyleyebildiğini görüyor. İlerde onun bir taraftan prensin aklını çelerken diğer tarafta kendisinin bu yaptığına uyanmaması için ona yalan söylediğini kurgulayacak.

Dans hocasının eğitim sırasında Nina’ya relax demesi onun mükemmel olma isteğinden kaynaklanan bir kasma durumunun habercisi. Aslında bu durum ilerde onun Siyah Kuğu olma yolundaki en büyük engeli olacak. Ancak Nina henüz bunun farkında değil.

Thomas yukarıda görüldüğünde balerinler ona kendilerini daha iyi gösterebilmek için ısınma kıyafetlerini çıkarıyorlar (Nina da dahil). Siyah Kuğu’nun asiliğini temsil eden Lilly ise diğer balerinleri pek de hoşnut olmayan bir yüz ifadesiyle izliyor. Onun üzerine zaten ısınma kıyafeti yoktur.

Thomas Kuğu Gölü gösterisine ait hikayeyi anlatırken Nina tek kelimesini bile kaçırmadan hikayeyi dinlemektedir. Bu arada Lilly’nin Nina’ya bir bakış attığını da kaçırmayalım. Nina’nın ne kadar yetenekli olduğunun o da farkında ancak Nina kadar takıntılı birisi değil.

 Thomas Kuğu Gölü gösterisinin detaylarını anlatırken Nina’nın nasıl kendinden geçtiğine şahit oluyoruz. Onu gözünü bir an bile ondan ayırmadan ve gözlerini kırpmadan dinliyor. Thomas “Oyunu daha gerçekçi kılacağız” derken Nina hafifçe başını sallayarak onu onaylıyor. Sanki Thomas’ın karşısında sadece Nina var ve ona konuşurken ona hitap ediyor.  

Thomas “Yeni oyun yeni bir kraliçe gerektiriyor” dediği anda gözleriyle tam olarak Nina’ya bakıyor. Nina’nın yeteneğinin farkında ve onun heyecanını kontrol ediyor. Bu arada filmin son sahnelerinde Fransızca konuştuğuna şahit olacağımız Thomas’ın soyadı olan Leroy Fransızcada kral demektir. Evet, bu sahnede prens kuğu gölünün içerisinde kraliçe kuğusunu aramaktadır. Thomas “Her iki kuğuyu birden kim canlandırabilir?” cümlesini söylediği anda da gözleriyle Nina’yı kontrol ediyor. Aradığı balerinin Nina olduğunun farkında.

Thomas Beyaz ve Siyah Kuğu’yu aynı kişinin canlandıracağından bahsederken aynada Thomas’ın ikiye ayrılmış görüntüsünü görüyoruz. Bu görüntü bir kişilik bölünmesini temsil ediyor. Sizce bu görüntüyü gören kişi kim? Dikkat ederseniz Thomas, Nina’nın hafif sağ çaprazında yer alıyor; yani onun tam karşısında değil. Nina burada ona değil karşısındaki aynaya bakıyor.  Nina bu cümleyi duyar duymaz muhteşem bir hayal gücüyle aynada Thomas’ın bedeninin ikiye bölündüğünü görüyor. Gözlerini bu görüntüden ayıramıyor. Daha sonra bir an gözlerini solundaki aynaya ve tekrar karşı aynaya kaydırma nedeni bu. Az önce gördüğü görüntünün diğer aynada da görünüp görünmediğini kontrol ediyor. Görüntü artık normale dönmüştür. Nina hafifçe gülümsüyor. Muhteşem hayal gücüyle kendisini rolüne adamaya başladı bile.

Bu konuşmanın hemen ardından Nina’nın yalnızlığı sembolize eden bir sahne görüyoruz. Nina herkesten ayrı bir yerde gözleri kapalı bir şekilde büyük olasılıkla Kuğu Gölü gösterisindeki oyununu hayal ediyor. Evde hiçbir şekilde yalnız kalamayan Nina kendisine böyle bir mahremiyet alanı oluşturuyor. 

Az önce sinirli bir halde odasından çıkan ve zorunlu olarak emekli edileceğini anladığımız Beth’in sandalyesine oturan Nina, kendisini onun yerinde hayal ediyor. Beth, Nina’nın gözünde mükemmelliği temsil etmektedir. Belki de bu yüzden kendisine şans getireceğini düşünerek onun kırmızı rujunu alarak odadan çıkıyor.

Kuğu Seçmeleri

Kraliçe kuğu seçmelerinde Nina, Beyaz Kuğuyu canlandırmaktadır ve performansı muhteşemdir. Bu sahnede Thomas’ın da adeta balerinle birlikte o anı yaşadığını ve onun işini çok iyi yapan bir eğitmen olduğunu anlıyoruz. Nina’nın kulağına eğilerek eğer sadece Beyaz Kuğuyu seçecek olsaydım rol senindi, der.  Ancak Siyah Kuğunun kodası ardı ardına çok fazla sayıda dönüş içeren zor bir bölümdür ve Beyaz Kuğunun tatlılığı yerini kışkırtıcılığa ve asiliğe bırakmalıdır. Thomas, Nina’nın Siyah Kuğu performansından memnun kalmaz.

Nina dönüşlerine devam ederken en büyük rakibi içeriye girer. Kapıyı o kadar gürültülü açar ki Nina’nın dikkat dağılır. Nina ilerde bu sahneyi annesine anlatırken Lilly’nin bilerek gürültü yaptığını söyler. Lilly’nin bu gürültüyü bilerek yapıp yapmadığını tam olarak bilemeyiz ancak kusursuzluğu arayan ve kusursuz olmak isteyen Nina’nın kusuru kendisinde aramadığını ve onu başkasının üzerine attığını düşünebiliriz. Hâlbuki henüz kapı açılmadan önce Nina’nın yüzünde rolün hakkını verememekten ötürü oluşan çaresizliği görmüştük. Nina’nın başarısızlığı asla kendisinde aramadığını suçu hep başkalarına attığını final dansı sahnesinde de göreceğiz. Kendi hatası yüzünden yere düşen Nina “David beni bilerek yere attı.” diyecek.

Bu sahnede yine Thomas, Lilly’e ısınmasını söylese de Lilly buna gerek olmadığını ve hazır olduğunu belirtir. Thomas bundan etkilenir. Bunu fark eden Nina endişeyle tekrar deneyeyim mi diye sorar. Ancak Thomas onun yüzüne bile bakmadan buna gerek olmadığını söyler. Siyah Kuğu, prensin aklını çelmeye başlamıştır bile.

Bu sırada Lilly’nin sırtında iki tane zambak dövmesi görüyoruz ki Lilly İngilizcede zambak demektir.

Nina’nın Yüzüne Sahip Kadın

Nina, metroya doğru yürürken karşısında gördüğü kadının kendisiyle aynı hareketleri yaptığı düşüncesine kapılıyor. Tam yanına geldiğinde bu kadının Nina’nın yüzüne sahip olduğu görülmektedir. Ancak bu durum uzun sürmüyor çünkü Nina’nın aradığı ve onda kendisini bulacağı kişi bu kadın değildir. Nina dönüp ona baktığında kadının kendi yüzünün geri geldiğini görüyoruz. Nina’nın halüsinasyonları gittikçe güçlenmektedir.

Annesinin telefonunu açmaması onun yani Beyaz Kuğu’nun yavaş yavaş özgürlüğünü almak istemesiyle ilgili bir durum. Aksi durumda Nina otoriter annesinin telefonuna mutlaka cevap verecekti. Annesinin iş çıkışında bile onu ısrarla araması Nina’ya hiçbir mahrem alan bırakmadığını bize tekrar hatırlatıyor.

Nina eve geçtiğinde ayna karşısında filmin sonunda en mükemmel haliyle göreceğimiz Siyah Kuğu dönüşünü yapmaya çalışmaktadır; ancak henüz buna hazır değildir ve bu denemesi de aynen seçmelerde olduğu gibi hüsranla sonuçlanıyor. Bu sırada kendisini göremesek de annesinin sesini duyuyoruz. Nina’ya asla mahremiyet alanı vermeyen annesi kendisini ona her an hissettirmektedir.

Evdeki konuşmada annesi Nina’yı neredeyse yenilgiyi kabullenmeye yönlendirmektedir. Onu gizlice pes etmeye zorlamaktadır. Böyle davranmasının nedeni Nina’dan ötürü kariyerini bırakmak zorunda kalması nedeniyle ona karşı derinden derine duyduğu kıskançlık.  Annesi, Nina’nın küpelerini kend eliyle çıkarıyor. Ardında da müzik kutusunu kurarak dolabın üzerine bırakıyor. Onun Nina’ya olan tutumları bir bebeğe olan davranışlardan farksız. Erica, onun büyümesinden ve kendi ayakları üzerinde durmasından çok korkuyor.

Nina, Siyah Kuğu Rolünü Alabilecek mi?

Nina, Thomas’la konuşmaya giderken metroda dudaklarına Beth’in rujunu sürüyor. Öncelikle Beth Nina’nın hayran olduğu bir balerindir ve onun gözünde kusursuzdur. Nina, onun eşyalarını kullanmanın kendisine şans getireceğini düşünüyor olabilir. Bir diğer sebebi de makyaj yaparak ve özenli bir görünüşle Thomas’ı etkileyebileceğini düşünmesi…

Nina özenli makyajı ve fön çekilmiş saçlarıyla tedirginlik içerisinde Thomas’ı beklerken onun görülmesiyle Nina’nın yüzünde şu ana kadar hiç görmediğimiz bir ifade beliriyor. Nina sanki prensini görmüş gibi içten bir gülümsemeyle ona bakmaktadır.

Thomas, onun yüzüne baktığında onun kendisini etkilemek için makyaj yaptığını hemen anlıyor. Nina’nın odaya gelerek rol için savaşması Thomas’ın çok hoşuna gitmiştir. Bu onun yüz ifadesine de yansır. Ancak Thomas onun ne kadar istekli olduğunu görmek istemektedir. Çoktan bir başkasını seçtiğini söyler ve odadan çıkması için kapıyı açar. Nina bunu kabullenerek kapıya yöneldiğinde Nina’nın çıkmasına izin vermez. (Burada bir parantez açarak filmin son sahnelerine gidelim. Aynı durum tekrar yaşanmaktadır. Thomas giyinme odasında geçen konuşmada rolü Lilly’e verdiğini söyler. Ancak Nina bunu asla kabullenmez rolü kendisinin oynayacağını söyler. Evet, Nina’nın değişimi gerçekten de inanılmazdır.)

Thomas, kapının yanında Nina’nın gözlerinin içine sanki onun içini okuyormuş gibi bakmaktadır. Nina neredeyse ağlamak üzeredir ve Thomas onun bu rolü ne kadar istediğini görür. Bence Thomas’ın kesin kararını verdiği an işte bu. Onun gözlerindeki kararlılığı net olarak görüyor ki görmek istediği şey de zaten buydu. Thomas muhteşem bir öğretmen ve yönlendiricidir. Aklındaki kişi zaten Nina’dır ve onun hazır olması için yılmadan vereceği muhteşem savaşa ve Nina’yı yönlendirme gayretlerine başlamıştır bile.

Thomas Eğitime Başlıyor

Nina eğitmenin tüm sözlerini adeta zihnine kazımaktadır. Thomas işte tam burada sihirli cümleleri söylüyor. Nina’nın dans ederken yaşadığı kontrol deliliğine ve kendini asla serbest bırakmayışına dikkat çekiyor. Dört yıl boyunca dans ederken bir kez bile kendini kaybettiğini görmedim. Asla!”

Nina bunu mükemmel olmak için yaptığını söylüyor ama Thomas’ın istediği şey bu değildir. Mükemmellik sadece kontrolle ilgili bir şey değildir. Mükemmellik kendini ve seyirciyi şaşırtmak ve kendini aşmak demektir. Thomas, aniden onun hayal bile edemeyeceği bir şey yapıyor ve onu öpüyor. Bu ani hareket Nina’nın kontrolünü kaybetmesi demekti. Thomas ona yaşattığı bu şokla onun kontrol deliliğine bir darbe vurmuştur aslında. Ona kontrolünü kaybetmenin ne olduğunu yaşatarak öğretmiştir.  Nina geçirdiği şokla onun dudağını ısırır. Nina’nın bu hareketi Thomas’ın çok hoşuna gider çünkü Nina onu şaşırtmayı başarmıştır ve bu onun kendini aşabileceğini gösteriyor.

Tuvalet Aynasında Görünen Yazı

Thomas, yaptığı yazılı duyuruyla kuğu rollerini ve tabi ki baş balerin ünvanını Nina’ya verdiğini ilan eder. Nina’nın mutluktan uçtuğu bir anda tuvalet aynasında gördüğü fahişe yazısı onun dikey bir şekilde yükselen halüsinasyonlarının bir örneği. Yalnız kalmak için sığındığı tuvalette annesiyle konuşurken bile yalnız olmadığını ona hissettiren bu yazı aynı zamanda onun film boyunca yaşayacağı ikileme bir gönderme. Siyah ve Beyaz Kuğu tamamen zıt iki karakterdir ve bu iki karakterin aynı anda onun bedeninde yaşaması gerekmektedir. Nina zıt duyguları aynı anda yaşamayı öğrenmeli ki zıt karakterleri de aynı anda bedeninde yaşatabilsin. Sevinç sahnesinin aniden bu yazıyla kesilmesi işte bu yüzden…

Nina’nın annesinin iç dünyasını gösteren odayı ilk kez görüyoruz. Duvar Nina’nın resimleriyle ve elle çizilmiş portreleriyle doludur. Duvarda onun çocukluğuna ait resimler de bulunmakta. Annesi onun çocuk olarak kalmasını ve büyümemesini istiyor. Nina bir portrenin gözlerinin hareket ettiğini görüyor. Nina annesinin olmadığı bir anda bile bir mahremiyete sahip değildir ve annesi sanki bu çizimleri kullanarak onu izlemektedir.

Nina’nın Sırtı neden Çiziliyor?

Nina’nın sırtının çizilmesi onun ikincil kişiliği tarafından yapılmaktadır ve kişilik bölünmesi kendini hissettirmeye başlamıştır. Bu sırada annesi eve gelir ve Nina’nın mahremiyetini yani özel alanını yine sesiyle işgal eder. Nina kapının açılmaması için çamaşır sepetini sürükler. Nina’nın kendi odası da dahil olmak üzere evdeki kapılarda kilit bulunmuyor. Annesinin Nina’nın asla yalnız kalmaması için geliştirdiği bir yöntem.

Anne Otoritesi

Annesinin Nina’nın yemesi için pastadan kestiği dilim oldukça büyük. Formuna dikkat etmesi gereken Nina bunu annesine söylediğinde bu kadar küçük bir konuda bile otoritesini kaybetmek istemeyen annesi pastayı çöpe atacağını söylüyor. Ancak Nina özür dilediği anda Erica kaybetmekten ölesiye korktuğu otoritesini koruyabildiği için pastayı atmaktan vazgeçiyor. Görüldüğü gibi Beyaz Kuğu’nun özgürlüğü elinden alınmıştır ve o özgürlüğü için mücadele verecektir; tıpkı Kuğu Gölü hikayesinde olduğu gibi.

Şeytani İkizi Dönüşmenin Zorluğu

Provanın sonunda Thomas Beyaz Kuğu’nun sorun olmayacağını zaten bildiğini asıl olayın Şeytani ikize dönüşmek olduğunu söyler. Gerçekten de Nina’nın en çok zorlanacağı bölüm bu olacak.

Nina, fark ettirmeden dikkatli bir şekilde Lilly’nin dansını gözlemlemektedir. Nina’yı Siyah Kuğu rolüne hazırlamak için inanılmaz bir çaba sarf eden Thomas bu fırsatı kaçırmıyor ve Nina’ya yaklaşıyor. Anca burada dikkatimizi çeken nokta Thomas’ın ona fiziksel olarak fazlaca yakınlaşması…Onun kendisine çok fazla yaklaştığını hisseden Nina bunu bakışlarıyla belli ediyor. Ancak sesini çıkarmıyor. Daha önce de söylediğim gibi Thomas mükemmel bir eğitmendir ve Nina’nın kabuğunu ya da tabularını kırmaya çalışmaktadır. Nina’ya bu kadar yaklaşma nedeni bu.

Thomas, Nina’ya Lilly’nin özensiz ama rahat hareketlerini izlemesini söyler. Kusursuzluk peşindeki Nina’nın kontrol takıntısı nedeniyle yapamadığı hareketleri Lilly inanılmaz bir rahatlıkla yapmaktadır. Lilly’i öven cümleler Thomas’ın ağzından çıktığı anda artık Lilly, Nina için açık bir tehdide dönüşür. Siyah Kuğu prensi etkilemeye başlamıştır bile.

Nina bir önceki baş balerin olan Beth’in odasına yerleştiğinde aynanın önünde onun eşyalarının hala orada olduğunu görür. Film boyunca kulağında gördüğümüz küpesini çıkarır ve yerine Beth’e ait küpeleri takar. Nina’nın Beth’i hastanede ziyaret ederken küpeleri çıkarma nedeni bu. Beth’in bunu görmesini istemiyor. Filmin sonlarında yer alan hastane sahnesinde ise Nina’nın Beth’e eşyaları masaya koyarken bu küpeleri de bıraktığını göreceğiz.

Yeni Baş Balerinin Takdimi

Hem sponsor bulmak hem de Nina’yı tanıtmak için düzenlenen gecede Thomas aynı zamanda Beth’in emekliliğini de anons eder. Nina’nın içten gülümsemesi onun Beth’e duyduğu hayranlıktan kaynaklanıyor. Bu takdim sırasında Nina tırnağında  bir kanama olduğunu görüyor. Bu kanamanın bir halüsinasyon olduğunu az sonraki tuvalet sahnesinde anlayacağız.

Nina’nın büyük bir onur duyduğu takdim anının Lilly’nin kahkahası ile kesilmesi tabi ki bir rastlantı değil. Nina yaşadığı bu büyük mutluluk anında kendisine yönelmiş bir büyük tehlike ya da tehdit olarak algıladığı Lilly’nin varlığını iliklerine kadar hissediyor ve yaşadığı bu mutluluk anı yine ani bir kesintiye uğruyor.

Beyaz Ve Siyah Kuğu’nun İlk Yakınlaşması

Takdim gecesinde Nina lavaboya geçtiğinde elindeki derinin adeta bir kabuk gibi yolunmaya başladığını görür. Dikkat ederseniz Nina derisini kaldırırken aynadaki yansımasına bakıyor. Aynadaki yansımadan gözünü ayırdığında yaranın orada olmadığını görüyor. Bu sahnede yine Nina’nın mahremiyetini bozan birisi ortaya çıkıyor ve kapıyı sertçe vuruyor. Bu kişi onun en büyük rakibi Lilly’den başkası değildir. Nina’da beyaz Lilly’de ise siyah bir elbise vardır. Bu sahnede ilk kez tanıştıklarını söyleyebiliriz. Beyaz ve Siyah Kuğu ilk kez yüz yüze konuşuyorlar.

Lilly, Nina’nın tuvaletten çıkmasını istemez ve gözlerini ona dikerek kendisine eşlik etmesini ister. Nina bir an şaşırır ancak bunun ne anlama geldiğini anlar ve utanarak tuvaletten çıkar. Ancak çıkarken Lilly’e olan bakışıyla bu teklifin hoşuna gittiğini göstermektedir. Bu sahnede aslında zıt kutupların birbirini nasıl çektiklerini görmekteyiz. Nina’nın az sonra heykelin yanındayken büyük olasılıkla Lilly’i düşünüyor ve bu yüzden hafifçe gülümseyip utangaç bir yüz ifadesine bürünüyor.

Toplantı dağılırken dışarıda gördüğü heykel Nina’nın ilgisini çeker ve onu dikkatle inceler; çünkü bu heykel kuğu kanatlarına benzer kanatlara sahiptir.

Eski Ve Yeni Baş Balerinlerin Karşılaşması

Bir önceki baş balerin olan Beth’in Nina’yı küçümseyici ifadeler kullanması ve onu rolü almak için Thomas’la birlikte olmakla suçlaması Nina’yı çok şaşırtır ve ona bunun iğrenç bir davranış olduğunu gösteren harika bir mimikle “Hepimizin böyle yapmasına gerek yok” der. Beth ona fahişe diye hakaret eder; bu bize aynen aynada gördüğümüz yazıyı hatırlatır. Thomas Beth’i sakinleştirirken aslında Nina kulağını bu konuşmaya vererek onları dinlemektedir. Thomas Beth’e daha önce yaptığı gibi bir kez daha “Benim küçük prensesim” diye hitap eder.

Thomas yeni kraliçe kuğu ile uzaklaşırken; bir önceki kraliçe kuğu arkadan onlara bakmaktadır. Kameranın açısı mükemmeldir. Beth tam da burada Nina’yı çok etkileyen cümlesini söyler: “Bu günlerin tadını çıkar!” Nina geriye dönüp ona bakar ama Thomas onu yürütmeye devam eder. İlerde göreceğimiz hastane sahnesinde Nina bu sahneye atıf yapacak ve artık onu çok iyi anladığını ifade edecektir.

Siyah Kuğu (2010) Filmi Tek Parça Full HD Nasıl İzlenir?

Black Swan Filmi türkçe dublaj ve türkçe alt yazılı seçenekleri ile Google Play Filmler platformunda yayınlanmıştır. Google Play Filmler web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye bilgileriniz ile giriş yaparak kesintisiz olarak seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir