Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Çok Etkileyici Bir Gizem Filmi: İskelet Anahtarı

İskelet Anahtarı, gizem ve gerilim dozu hayli iyi ayarlanmış başarılı bir yapım. Seyircilerin zihinleriyle oynuyor ve onları film sona erdikten sonra tüm filmi tekrar en baştan düşündürmeye zorluyor.

Filmde bir hasta bakıcının yaşlı ve bakıma muhtaç bir adamın bakıcılığını yapmaya başladıktan sonra yaşananlar anlatılıyor. Konuşma yetilerini bile yitirmiş bu adam için doktorlar çok az bir ömür biçmişlerdir.

Eğer filmi henüz seyretmediyseniz ve gizem filmlerinden, kaliteli senaryolardan ve başarılı kurgulardan hoşlanıyorsanız bu filme mutlaka bir şans vermelisiniz.

Yazının bundan sonrası sadece filmi seyredenler için ve spoiler içeriyor.

Kurban Büyüsü

Aslında filmdeki tüm olayların ardında işte bu büyü var. Fotoğraflarını sıkça gördüğümüz bu siyahi adamın adı Justify. Justify, filmdeki zaman örgüsüne göre 90 yıl önce bu evde karısı Cecile’yle beraber yaşayan bir uşaktı. Aslında onların ikisi de büyücüydü ama bunu kimse bilmiyordu. İşte bu adam ve karısı kimsenin bilmediği yeni bir büyü buluyor veya icat ediyor. Bu büyünün detaylarını bu yaşlı kadından öğreniyoruz. Büyüye göre birisi kurban edildiği zaman onun kalan ömrü büyüyü yapan kişiye geçiyor. Yaşlı kadın adamın bu büyüyü yapmayı öğrenemeden öldürüldüğünü söylüyor. Ancak onun yani bu yaşlı kadının yanıldığı tam iki nokta bulunuyor.

Bunların birincisi şu: Aslında adam ve karısı büyüyü yapmayı öğrenmişlerdi. Çatı katında düzenlenen bu ayin başarılı olmuştu. Adam ve kadın bu çocuklarla yer değiştirmişti. Yani ev sahipleri köle kadını ve adamı astığını sanarken aslında kendi çocuklarını öldürmüşlerdi.

Kadının yanıldığı ikinci nokta şu: Büyü sadece onun düşündüğü gibi ömüre ömür katmıyor. O aynı zamanda büyü yapan kişinin kurbanın bedenine geçmesini sağlıyor. Tabi ki bilgi o kadar değerli ki çocukların bedeninde yaşayan bu çift bunu hiç kimseyle asla paylaşamazdı ve paylaşmadılar.

Büyü Ölümsüzlük Mü Veriyor?

Hayır, büyü yapan kişi yeni bedenine geçince normal fiziksel yaşlanma süreci devam ediyor. Bu nedenle onlar sürekli yeni bedenler bulmak zorunda… Onların değiştirdiği bedenleri senaryodan takip edelim.

Büyücü çift önce bu çocukların bedenlerine geçiyorlar. Daha sonra kendilerine kötü davranan ev sahiplerini öldürüyorlar. Tabi herkes bunun intihar olduğunu düşünüyor. Çocuklardan kimse şüphelenmiyor. Adam ve kadın çocukların bedeninde evin içerisinde yaşamaya devam ediyorlar. Ancak 1962’ye gelindiğinde artık yeni bir bedene geçmeleri gerekiyordu; çünkü çocukların bedeni artık yaşlanmıştı. Onlara ne olduğunu Caroline’dan önceki bakıcıdan öğreniyoruz. Görünüşe göre evin son sahipleri olan zengin kardeşler evi sattıktan sonra felç geçirmiş ve ölmüşlerdi. Yaşlı kadın eve 1962’de geldiklerini söylemişti. Olan şey aslında şuydu: Çocukların bedeni yaşlanınca büyücü çift yeni bedenlere geçmeye karar veriyor. Bu nedenle evi satılığa çıkarıyorlar. Böylece kendi bedenleriyle beraber ev de el değiştirecek ve evin yeni sahiplerinin bedenlerinde bu evde yaşarken kimsenin dikkatini çekmeyeceklerdi. Evi satın almak için gelen çift Violet ve Ben ikilisiydi. 

Büyücü adam ve kadın evi almak için gelen genç çifte büyü yaptılar onların bedenini ele geçirdiler. Sonra da eski bedenlerine yani çocukların bedenlerine transfer olan bu yeni çiftin felç geçirip ölmesini sağladılar. Öldürdükleri kişiler aslında yaşlanan çocukların bedenine geçen ve evi satın alan Violet ve Ben çiftiydi.

Artık evin yeni sahipleri onlardı ve ikinci bedenlerine geçmişlerdi. Violet ve Ben’in bedeninde yaşıyorlardı. Ama bir süre sonra bu çiftin bedeni de yaşlandı. Büyücü, bir mülk avukatı olduğunu söyleyen bu adamın bedenine geçti. Bu kısmı biz görmedik. Ancak onun evinde başlangıç hukuku kitapları bulunmasının nedeni işte buydu. Adam hukuk öğreniyordu. Gerçek avukat ise baştan beri gördüğümüz bu yaşlı adamın (yani Ben’in) bedeninde esirdi. Diğer taraftan büyücü kadın için de bir beden gerekiyordu. İşte bu yüzden gazeteye ilan verdiler ve eve bir bakıcı gelmesini sağladılar. Caroline eve gelen beşinci bakıcıydı. Öncekilerin bir kısmını muhtemelen büyücü kadın beğenmemişti; çünkü yeni bedeninin istediği gibi olmasını istiyordu. Dikkat ederseniz yaşlı kadın pek çok sahnede Caroline’ın fiziksel görünümüyle ilgili yorumlar yapıyor ve ona vücuduyla alakalı sorular soruyordu. Büyücü kadın aslında yeni bedenini merak ediyordu.

Avukat ve Caroline burada beraber görüldüğünde yaşlı kadın aslında kocasını kıskanmıştı (31:20). Onun nasıl trip yaptığını görebilirsiniz.

Caroline’dan bir önceki bakıcı bataklık bölgesindendi ve evde kötü bir şeyler olduğunu sezip işi bırakmıştı. Bataklık bölgesinde pek çok kişinin büyüyle uğraştığını farklı sahnelerde defalarca gördük zaten.

Büyüye İnanmak Ya Da İnanmamak; İşte Tüm Mesele Bu

Büyücü çiftin tek derdi ve tek amaçları bu yeni avlarını büyünün varlığına inandırmak. Aksi durumda büyü işe yaramıyor zaten (39:18). Aynalar, yaşlı adamın kaçma sahnesi, çatı katı, oraya bırakılan fotoğraf albümü, kutsal korunma büyüsü yazan defter parçası… İşte tüm bunlar planlarının bir parçasıydı… Caroline’ı büyüye inandırma işi o eve yerleştikten sonra filmin sonlarına kadar giden bir süreç. Bu yüzden ben tüm sahnelere olmasa da bir kısmına hızlıca değinmek istiyorum. Tüm sahneleri bu söylediğim mantıkla seyrederseniz burada bahsedemeyeceğim pek çok detayı yakalayabilirsiniz.

The Skeleton Key (İskelet Anahtarı) film incelemesinin devamını 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir