Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Netflix’ten Oryantalist Nakışlarla İşlenmiş Bir Tarih Dizisi

Netflix’in bir süredir merakla beklenen ve İstanbul’un fethini anlatan dizisi nihayet yayınlandı… Dizi tam sekiz bölümden oluşuyor ve bölümlerin uzunluğu ortalama 45’er dakika…

Yapımın görsel anlatımı ve sinematik dili gerçekten başarılı. Bölüm bittiği zaman diğerini seyretmek için içinizde bir istek uyandırabiliyor. Bu anlamda başarılı bir yapım olmuş. Sığ, sıradan ve durağan bir anlatım dili yerine zengin görsellerle desteklenen akıcı bir dil kullanılmış.

Dizi içeriğinin tarihi gerçeklerle uyumlu olup olmadığını eminim ki tarihçiler enine boyuna tartışacaktır. Ancak ben şu kadarını söylemek istiyorum: Dizide yer verilen Fatih Sultan Mehmet karakteri oldukça taraflı, sığ ve Oryantalist bir bakışla anlatılmış. Yer yer küçüklüğünden kareler verilen sultan Mehmet devlet aklına sahip bir sultandan ziyade hırslarının peşinde koşan, intikamcı, başına buyruk ve kimseyi dinlemeyen birisi olarak aktarılıyor. Ben Netflix’ten bu kadar taraflı ve gerçekleri bu kadar çarpıtan bir dizi beklemiyordum ve tam bir hayal kırıklığı yaşıyorum.

Fatih Sultan Mehmet bilindiği üzere henüz 19 yaşında tahta geçmişti. Pek çok kaynaktan kolaylıkla ulaşılan bilgilerde bu genç yaşında bile nasıl bir eğitime sahip olduğu detaylıca anlatılıyor.

Fatih tahta geçtiğinde dönemin en önemli dillerinden olan Arapça ve Farsçayı çok iyi biliyordu. Bunları kusursuzca konuşabiliyor ve bunlar üzerinde kalem oynatabiliyordu. Diğer taraftan İlber Ortaylı onun tam bir entelektüel olduğu ve Yunancayı da bildiğini söylüyor. Fatih’in kendi özel kütüphanesinde sadece Şark kültürüne ait eserler olmadığını orada Yunanca, Latince ve Ermenice eserler olduğunu söylüyor.

Onun bir şehzade olarak Enderun Mektebinde aldığı eğitim üst seviyedeydi ve bunların dışında Bizzat babasından devlet yönetimine dair dersler almıştı.

Sonuç olarak Fatih tahta geçtiğinde, devrin en üst eğitimlerini almış, pek çok yabancı dil bilen ve sadece doğu kültürünü değil Batı kaynaklarına da hakim bir entelektüeldi. Dizide tarihi gerçeklerden koparılmış bambaşka bir Fatih seyrediyoruz. Çocukken ona verilen eğitim sırtının kırbaçlanmasından ibaret. Evet, Sultan Mehmet mütevazi olması için kırbaçla dövülüyor.

Bilindiği üzere gerçekten de Sultan Mehmet henüz 13 yaşındayken babası II. Murat tahtı ona bırakıyor. Onun bu kararı devletin geleceği açısından ne kadar doğrudur veya ne kadar yanlıştır bunu bilemiyorum. Tarihçiler bunu daha iyi değerlendirebilir. Ben dizide bu olayın nasıl aktarıldığından bahsetmek istiyorum.

Dizide genç Sultan Mehmet 13 yaşında tahta geçince bu inanılmaz güce erişince neredeyse o yaşında bir diktatöre dönüşüyor. Sadrazamların hiçbirisini dinlemiyor. Hatta söylediklerimi yapmazsanız yeni sadrazamlar bulunurum, diyerek hepsini tehdit ediyor. Yeniçerilere açgözlü haydutlar diyor. Hatta orada bulunan bir yeniçeri neredeyse onun üzerine yürüyecek ama paşa tarafından durduruluyor.

Bu olaylar üzerine Sultan Mehmet’in babası II. Murat tahta ani bir baskın yapıyor. II. Murat tiplemesi dizide sinirli, itici ve kaba saba birisi olarak resmedilmiş ki bu da ayrıca dikkat çekici. II. Murat, Fatih’e net bir sebep sunmadan onun tahtan alındığını söylüyor. Henüz bir çocuk olan Sultan Mehmet sinirleniyor ve sadrazama hain köpek, senin kelleni alacağım diye bağırıyor. Yani olay bildiğiniz taht oyunlarına dönmüş.

Halbuki gerçekler bu dizide anlatılanlardan çok ama çok farklı. Fatih Sultan Mehmet, 13 yaşında tahta geçtikten sonra onun çömezliğinden yararlanmak isteyen devletler bir orduyla harekete geçiyor. Macar kralı bu hareketin başını çekiyor. Hatta Osmanlıyla yapılan barış anlaşmasını bile bozuyor. Genç Sultan bunun üzerine divanı topluyor ve oradan çıkan karar sonrasında babasını tahta geri çağırmaya karar veriyor. Yani II. Murat dizide gösterildiği gibi bir haydut gibi tahtı basmıyor. Oğlunun bu teklifini önce geri çeviriyor ve diyor ki:

“-Oğlumuz Mehmet’e padişahlığı vermekten maksadımız, kalan ömrümüzü ibâdât ü tâat üzere geçirmektir. Eğer sahip olduğu padişahlık kendisine lâzımsa, dîn ve devleti muhâfaza eylesin!..”

Yani özetle ben geri kalan ömrümü ibadetle geçirmek istiyorum; bu işlerden elimi ayağımı çektim diyor. Sultan Mehmet bunun üzerine ona şu tarihi cevabı içeren bir mektup yazıyor:

“ – Devletlü babam! Dîn ve devlet tehlikededir. Eğer pâdişah iseniz, buyurun ordunuzun başına geçin!.. Yok eğer pâdişah ben isem, sizi, orduma başkumandan olarak nasb ve tâyin eyliyorum!..

Evet, dizide tüm bu gerçekler inanılmaz bir şekilde çarpıtılıyor ve Fatih taht peşinde koşan hırslı, eğitimsiz ve diktatör tarzında birisi gibi aktarılıyor.

Değinmek istediğim bir başka nokta da şu. Onun dizide henüz küçükken bile Konstantinopolis’i almak için hayaller kurduğu gösteriliyor. Onun daha önceden Rumeli Hisarını yaptırması, babasıyla beraber başarısız olan seferlere katılması gibi noktaları düşününce bu muhtemelen doğru. O daha henüz çocukken İstanbul’u almayı kendisine bir hedef olarak koymuş birisi. Ancak Celal Şengör’un anlatımında farklı bir tablo çıkıyor karşımıza. Onun cümleleri aynen şöyle: “Tahta geçen bu delikanlı ne yapacaktı? Büyük bir başarıya ihtiyacım var, dedi. Bu ne olabilirdi? Konstantinapol’ü almak…” Bu cümlelerde tahta geçtikten sonra kendi hanesine büyük bir başarı hikayesi yazmak isteyen ve bunun için de bu fetih olayına karar veren bir Sultan görüyoruz. Bu anlatım dili bizzat dizi senaryosuyla çelişiyor zaten. Dizide o çocukluğundan beri orayı alma hayalleri kuran birisi tahta geçince birden bir maceraya atılmak isteyen bir Sultan değil.

Netflix beni kelimenin tam anlamıyla bir hayal kırıklığına uğrattı. Bu kadar taraflı, yanlış ve sığ bir dizi asla beklemiyordum. Çok yazık olmuş.

 

  1. Dizinin senaryo danismani Celal Sengor. O adamin tarih bilgisini arastirirsan ilber ortayli duzeyinde oldugunu bilirsin. Fatih i objektif bir gozle anlatmis yani oldugu gibi. Sen daha mı iyi biliyorsun admin. Tarih senin tarafli ortaokul lise kitaplarinda anlatilanlar gibi degil

    1. 🙂 Teşekkür ederim hatırlattığınız için tarihin ortaokul kitaplarında yazılı gibi olmadığını…
      Sizi o zaman gerçek tarihçilerle baş başara bırakayım; onların videolarının yorumlarına da bunları yazınız… Ardından da bu tarihçilerin söyledikleriyle benim yazdıklarım arasındaki çelişki görürseniz – yorumlar kısmına belirtebilirsiniz. “Ben daha iyi bilmiyorum”; tarihçilerin görüşlerine başvuruyorum. Ek olarak Fatih’in kendisine gönderilen elçilerin “kafasını kesip” gönderen birisi olduğunu hiçbir yerde okumadım. Siz okudunuz mu? Madem dizi objektif hangi kaynağa dayanmışlar acaba? Oryantalistlerden mi öğreneceğiz kendi tarihimizi?

      Netflix’ten Akıl Almaz Hatalar – Rise Of Empires Ottoman – Ahmet Şimşirgil
      https://www.youtube.com/watch?v=SIL5xiY0SlE&t=1671s

      Rise of Empires Ottoman – Anlatılanlar Ne Kadar Doğru – Soru Cevap 21
      https://www.youtube.com/watch?v=Zjwi6QbvP4M&t=2574s

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir