Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Deprem Kuşu (2019): Son Yılların En İyi Psikolojik Filmi Olabilir

İzledikten sonra tekrar bir daha seyretme istediği duyduğumuz filmlerle her zaman karşılaşmayız; hayatımızda iz bırakabilecek kadar iyi filmlerle de… Deprem Kuşu benim için yazdığım bu iki kriteri de sağlayan bir yapım oldu. Yapım oyunculuk, detay (özellikle bu… detay…), heyecan ve gizem arayanları için gerçekten muhteşem bir seyir zevki sunuyor. Lucy Fly’yi canlandıran Alicia Vikander bu muhteşem performansıyla filmi adeta tek başına alıp götürmüş. Tabi ki fotoğrafçı rolündeki Naoki Kobayashi’yi de unutmamak gerekiyor.

Tüm bunların yanında konusunun orijinalliği, Japon kültürünü ve toplumunu içten ve yalın bir bakışla aktarabilmesi, bizlere yaşattığı zihinsel ikilemler, özellikle Lucy’nin psikolojisini aktarma konusunda yakaladığı sanatsal ve şiirsel anlatım harika bir seyir zevki sunuyor. Ben filmi seyrederken yönetmenin bir Japon olduğunu düşünmüştüm. Sonrasında Wash Westmoreland adlı İngiltere doğumlu bir yönetmen ismiyle karşılaşınca çok şaşırdığımı itiraf edeyim. Çünkü yönetmen gerçekten sıra dışı ve bence şiirsel bir anlatım yakalayabilmiş. Bu anlatım Japon toplumu içerisinde yaşayan ve artık kendisini bir Japon olarak gören birisi üzerinden yapıldığı için yönetmenin bir Japon olduğunu hayal etmiştim.

Filmin Konusu

Film konusu spoiler vermeden ifade edilirken size çok basit gibi gelebilir ama film ilerledikçe onun gerçekten derinleşen bir kurguya sahip olduğunu görüyorsunuz. Filmde Japonya’da yaşan Lucy adlı bir tercümanın hikayesi anlatılıyor. Beş yıldır Japonya’da yaşayan Lucy Japoncayı anadili kadar rahat konuşabiliyor. Bu nedenle bu ülkeye adaptasyon sorunu yaşamamış. Hayatını yalnız olarak devam ettiren Lucy günün birisinde Teiji adlı karizmatik bir Japon’la tanışıyor. Lucy gerçekten zeki ve aynı zamanda kararlı, ne yapacağını iyi bilen ve ayakları yere sağlam basan birisi. Ancak Teiji’nin bazı özellikleri onu çok etkiliyor ve aralarında bir yakınlaşma başlıyor.

Son Sözler

Yapım hızlı ilerleyen bir macera filmi değil. Yoğun diyaloglar bulunan, karakter temelli, kurgusunda bolca sürprize yer veren, gerilim ve gizem dozu yavaş yavaş ama sağlam yükselen bir psikolojik yapım. Ben filmi gerçekten çok beğendim ve nasıl bir tarzı olduğunu anlatmaya çalıştım.

Yazıda spoiler vermedim çünkü filmin ayrıntı incelemesini 25. Kare Youtube kanalı üzerinde yapmayı planlıyorum. Filme yöneltebileceğim sadece minik bir eleştiri var ama şu an için bunu kendime saklıyorum; çünkü spoiler vermeden bahsetme imkanı bulunmuyor.

Deprem Kuşu’nu kaçırmayın derim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir