Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

The Mandalorian Sezon 1 Bölüm 2: The Child

Bir önceki yazında yeni Star Wars dizisi The Mandalorian izlenimlerimi aktarmıştım (Yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.). Dizinin ilk sezonunun ikinci bölümü olan The Child yayınlandı. Bu yazıda ikinci bölümde neler yaşandığını ve dizinin kalitesini koruyup koruyamadığını konuşalım.

Bebeği Kim Öldürmek İstiyor?

Bilindiği gibi ödül avcısı Mandaloryalı, önceki bölümde yeni hedefine (hem de yüksek bir ücret karşılığında) gönderilmişti. Onun peşinde olduğu hedefin minik ve yeşil bir bebek olduğunu (Yoda’nın bir prototipi gibi) görmüştük. Bölüm işte tam buradan başlıyor.

Ödül avcısı, bebekle birlikte gemisine doğru ilerlerken saldırıya uğruyor. Birilerinin bebeği öldürmek için adam gönderdiği anlaşılıyor. Ancak bu kişinin kim olduğunu bu bölümde göremiyoruz. Ödül avcısı, adamların kullandığı aktif bir takip cihazı olduğunu görüyor. Sonuç olarak Mandaloryalı bu saldırıdan hem kendisini hem de bebeği kurtarabiliyor.

Bu saldırıda minik Yoda’yla ilgili (ismini öğrenene kadar ona böyle hitap edeceğim) iki gizemli bilgi öğreniyoruz. Bunların ilki onun ısrarla saldırıda yaralanan Mandaloryalı’nın yarasına dokunmak istemesi. O bir bebek de olsa sanırım yaraları iyileştirme gücüne veya dürtüsüne sahip. O, yaraya dokunamadığı için bu çabasının sonucunu göremedik. Minik Yoda’yla ilgili ikinci gizemli durumdan biraz sonra bahsedelim.

Mandaloryalı gemisine döndüğünde onu bir başka sürpriz bekliyor. Bu gezegende yaşayan bir ırk olan Jawa’ların gemisini soyduğunu görüyor. Onlara ateş etse ve onların gemisine çıkmayı denese de Jawa’ların kaçmasını engelleyemiyor.

Mandaloryalı sonrasında onlarla “I have spoken” repliğinin sahibi (ismi neydi?) aracılığıyla bir anlaşma yapıyor. Jawa’lar gemiden çaldıklarını iade etme karşılığında Mandaloryalı’dan bir yumurta getirmesini istiyorlar. Mandaloryalı bu yumurtanın gergedana benzeyen bir yaratığa ait olduğunu daha sonra alıyor. Bu yaratıkla yaptığı uzun ve yorucu savaşın ardından öldürücü bir darbe almak üzereyken minik Yoda meşhur Jedi hareketiyle bu dev yaratığı havaya kaldırıyor. Evet, onunla ilgili ikinci gizemli bilgi buydu. Onun bu gücü gerçekten inanılmazdı. Ancak bir süre sonra bu ona ağır geliyor ve kendinden geçiyor. Mandaloryalı bu sırada yaratığı öldürerek yumurtayı almayı başarıyor.

Mandaloryalı, gemisini tamir ettikten sonra minik Yoda’yla birlikte gezegenden ayrılıyor. İkinci bölüm sonunda aklımızda beliren sorular şunlar:

– Bölümün başındaki savaşçıları gönderen kimdi? Bu kişi neden bu bebeğin ölmesini istiyordu?

– Minik Yoda, meşhur Jedi üstadı YODA’nın güçlerine mi sahip? Onun soyundan mı geliyor? Jedi eğitmeni YODA’nın gizli bir çocuğu mu vardı?

– Mandaloryalı bebeği gerçekten teslim edecek mi? Eğer teslim ederse onu öldüreceklerini bildiği halde…

Sonuç

The Mandalorian özellikle görsellik bağlamında gerçekten üst kalite bir yapım. Detaylara fazlasıyla önem veren bu dizi Star Wars evrenini dizi dünyasına başarıyla aktarmaya devam ediyor. Yapımcıları tebrik etmek gerekiyor. Diğer taraftan ben hala ilk yazıda söylediğimin arkasındayım. Mandaloryalı’nın karizması Star Wars evreni için bence yetersiz. O kendisine saldıran avcılarla kavga ederken çok kıvrak ve çok karizma bir dövüşçü olmadığını ortaya koydu. Onu Jedi’lerle kıyaslamak haksızlık olur ama onu her seyrettiğimde biraz daha Jedimsi bir savaş daha iyi olmaz mıydı bu dizi için diye soruyorum kendime… İlk bölümde “I have spoken” tarafından kurtarılan Mandaloryalı bu kez de minik Yoda tarafından kurtarıldı.

Ancak bu söylediğim tabi ki minik bir beklentiden ibaret. Bu durum tabi ki dizinin kalitesine toz kondurmuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir