Game of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm-1

Game of Thrones (G.o.t) 8. Sezon 4. Bölüm Analizi

Game of Thrones 8. sezon dördüncü bölümü nihayet seyretme imkanı bulabildim. Ben genel olarak bu bölüme bazı noktalarda eleştirel yaklaşsam da 8. sezonla birlikte başlayan kendi sıradanlığı içerisinde beğendiğimi söyleyebilirim. Bu tarz kaliteli dizilere büyük beklentilerle yaklaşmanın büyük hayal kırıklığı oluşturduğunu LOST’tan hatırlıyoruz. Bu nedenle ben GOT hakkında büyük beklentilere girmeden, dizideki mantık hatalarının peşine düşmeden seyretmeyi tercih ediyorum. Bu benim değil senaristlerin bir tercihi ve onların tercihlerine saygı duymaktayım.

Game of Thrones (G.o.t) 8. Sezon 4. Bölüm Fragman / Trailer İzle

Az önce söylediğim gibi bu bölümü dizinin genel kalitesinden bağımsız ve sadece 8. sezon mantığı içerisinde beğendiğimi söyleyebilirim. Övgü yerine eleştiri yazısı da yazabilirdim (ejderhanın kolaylıkla ölmesi, pusu kuran gemilerin görülmemesi, Missandei’nin o kadar kişi içerisinden burnu bile kanamadan kolaylıkla alınabilmesi…) ancak artık GOT için eleştiriyi bırakmak ve diziyi böyle kabullenmek gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde hayal kırıklığımız daha da büyüyecektir.

Dördüncü bölümde; özlediğimiz taht kavgalarının geri döndüğüne, dizi tarihi boyunca görmeye alışkın olduğumuz beklenmedik ve şok edici sahnelerin yer aldığına şahit olduk. Demir Taht’ın senaristlerce kimin için hazırlandığını, Cersie’nin akıbetinin ne olacağını, Sansa ve Khaleesi arasında neler yaşanacağını hem Jon’un hem de diğer Stark’ların olası bir ayrışmada nasıl ve kimin yanında saf tutacağını az çok anlamış olduk. 

Bu yazıda bölümün ayrıntılarını ve önümüzdeki bölümde bizleri nelerin beklediğini, ne göreceğimizi konuşalım.

Bölüm beklendiği gibi ölenlerin yaslarının tutulmasıyla başlar. Jon’un duygusal bir konuşma yaptığı bu açılış sahnesinde ölülerle yapılan savaşta aramızdan ayrılanlara son bir bakış atarız.

Veda sahneleri arasında beni en çok etkilen Khaleesi’nin Sör Jorah Mormont’la vedalaşması oldu. Khaleesi onu alnından öper ve ona olan minnettarlığını yaşlı gözlerle gösterir. Evet, Khaleesi ona gerçekten çok şey borçlu ve Sör Jorah Mormont bence gerçek bir aşkın nasıl olacağını gösteren onurlu birisiydi. Veda sahnelerinde özellikle sekizinci sezondaki buz gibi katı tavırlarıyla tanıdığımız Sansa’nın ölen Theon için ağladığını görmek de etkileyiciydi.

Ancak kayıplar için tutulan bu yas kısa sürer. Törenin hemen ardından kutlamalara geçilir. Bu kutlama Demir tahtın geleceğinin nasıl şekilleneceğini gösteren olaylara şahitlik eder.

Daenerys kutlamaların hemen başında harika bir hamle yapar. Demirci Gendry aslında kendisi istemese ve dillendirmese bile Fırtına Burnu’nun varisidir. Khaleesi onu herkesin şaşkın bakışları arasında Fırtına Burnu’nun varisi ilan eder. “Oranın lordusun çünkü bu ünvanı sana ben verdim” der.

Onun bu hamlesinin iki amacı vardır: İlk olarak bu hamle Gendry’i ölene kadar kendisine sadık bir lord yapacaktır. İkinci olarak Daenerys bu hamlesiyle herkese kraliçenin kim olduğunu hatırlatmayı amaçlamaktadır.  

Khaleesi daha sonra Tyrion’a döner ve “Gördün mü zeki olan sadece sen değilsin” der.

Onun bu hamlesini şaşkınlıkla izleyen Sansa, Khaleesi’ye bakar ama bu kez onun yaşadığı şaşkınlık yüzünden okunabilmektedir. Evet, Khaleesi kolay bir lokma değildir.

Kutlamalar sırasında Jon Snow ve Khaleesi arasında geçen bölüm uluşan hafif soğukluk dağılmış gibidir. Birbirlerine gülümseyerek bakarlar ve gözlerini kaçırmazlar. Tabi onların her hareketi Sansa’nın yakın takibi altındadır. Kalisee zafer kazanmış bir kraliçedir. Zaferden sonra harika bir hamleyle Kuzeyli’lerin gönlünü kazanmak adına önemli adım atmıştır. Yüzünde memnuniyet ve hoşnutluk görürüz.

Bunları gördüğümü an kendimize, acaba Demir Taht senaristler tarafından onun için mi hazırlanıyor, sorunu sorarız. Ancak… Taht oyunları kendisini göstermeye başlar.

Khaleesi askerlerin kendisinin değil Jon’un etrafını sardıklarına şahit olur. Jon onlarla çok daha yakındır ve herkes onu gerçekten sevmekte ve saygı duymaktadır. Birkaç bölümdür hissettiğimiz Khaleesi’nin yalnızlığını ilk kez bu kadar net olarak görürüz. Evet, Khaleesi verdiği tüm mücadeleye rağmen yalnızdır. Hele hele sör Jorah Mormont’ın ölümü bence onun yalnızlığını katmerleştirdi.

Khaleesi büyük ihtimalle o an Kuzeyli’lerin kendisini değil Jon’u daha çok isteyeceklerini düşünür. Jon’a bakarak gülümsese de düşünceli hali daha ağır basar. Khaleesi’nin bu düşünceli hali bir kişinin dikkatinden kaçmaz: Lord Varys… Onun gelecek bölümlerde çok kritik bir rol oynayacağı şimdiden bellidir. Khaleesi düşünceli bir halde kutlamalardan ayrılır.

Bu kutlama sırasında Sansa’nın Sendor’la yaptığı bu konuşma bence önemli. Hatırlarsanız Sansa önceki bölümlerde Ejderha Kraliçesi ile konuşurken erkeklerin kolayca manipüle edilebildiğini söylemişti. Sendor, geçmişte Kralın şehrinde yaşadıklarından ötürü Sansa’yla pek konuşmak istemez ve onu hafiften tersler. Sansa önce ona bir bakış atar sonra da onun elini tutar ve samimi olduğunu gösterir. Kısa bir süre içerisinde asık yüzlü Sendor’u gülümsetmeye başarır. İşte bu sahne bizlere onun iletişim becerisinin sandığımızdan daha fazla olduğunu göstermektedir.

Kraliçe tarafından lord ilan edilen Demirci Gendry sevinçle Arya’ya koşar ve ona kendisinin leydisi olmayı yani evlenmeyi teklif eder. Ancak Arya kendisinden bekleneni yapar ve onun bu teklifini reddeder.

Bence bölümün bombalarından birisi Jaime Lannister ve Brienne’ın birlikte oldukları bu sahne. Ancak ben Jamie’in bu hamleyi onu mutlu etmek için yaptığını düşünüyorum. Az önceki kutlamalarda Brienne kendisinin bakire olduğu söylendiğinde üzülerek ortamdan ayrılmıştı. Jamie hayatını borçlu olduğu bu kişiye belki de ölmeden ve ayrılmadan önce son bir iyilik yapmak ister. İşte onların birlikte olma nedeni budur. Zaten Jamie, Brienne’in tüm ısrarlarına ve gözyaşlarına rağmen Kuzey’den ayrılacaktır. Kim bilir Jamie belki de Cersie’yi öldüren kişi olur. Eğer böyle olursa bu ölümün Cersie’ye ve çok diziye çok yakışacağını düşünüyorum.

Dördüncü bölümdeki kritik konuşmalardan birisi Jon ve Daenerys arasında geçer. Birbirlerine asla düşmanlık beslemeseler de aralarının eskisi gibi olmadığı kesindir. Hatta öpüşmeyi kesen taraf Jon olur. Onun böyle davranması Khaleesi’ye acı verir. Bu acıyı onun yüzünde görürüz.

Jon bu konuşmada Khaleesi’nin önünde diz çöker. Kendisine teklif edilse bile tahtı asla kabul etmeyeceğini söyler. Ama belli ki Khaleesi’nin endişesi Jon değildir. Kutlamalar sırasında Kuzeylilerin ve diğer herkesin Jon’a nasıl baktıklarını görmüştür. Eğer onun tahtın varisi olduğunu öğrenirlerse kendisini kabullenmeyeceklerini çok iyi bilmektedir. Khaleesi, Jon’a bunu (ya kendisinin tahtın varisi olduğunu) hiç kimseyle paylaşmaması için adeta yalvarır.

Ben burada Khaleesi’nin Demir Taht’ı düşündüğü kadar Jon’u da önemsediğini söyleyebilirim. Khaleesi onu gerçekten seviyor ve yalnız kaldığı bu zamanda onu kaybetmek istemiyor.

Ancak kader onların ağlarını yavaş yavaş örmektedir. Jon bu bilgiyi kardeşleriyle yani Sansa ve Aryayla paylaşacağını söyler. Özellikle Sansa’nın bunu öğrendiği an bu bilgiyi Khaleesi’nin aleyhine kullanacağı kesindir. Khaleesi, Jon’u odada yalnız bırakır ve ayrılır.

Savaş stratejisinin konuşulduğu toplantıda bence alınabilecek en mantıklı karar alınır. Yüksek surlarla çevrili şehre doğrudan saldırmak bir açıdan intihar olacaktır. Şehri kuşatmaya karar verirler. Bu toplantıda şu an kadar aralarında bakışmalar dışında sert bir konuşmaya şahit olmadığımız Sansa ve Khaleesi arasında sert bir konuşmanın geçtiğini de not etmek gerekir. Khaleesi, kraliçe olduğunu ona hissettirir ve gözlerinin içine bakarak onunla sert konuşur.

Jon, bence hayatının hatasını yapar ve kendisinin Targaryen soyundan geldiğini ve dolayısıyla tahtın varisi olduğunu Arya ve Sansa ile paylaşır. Kuzgun zaten bunu bilmektedir. Jon onlardan kimseyle paylaşmayacakları sözünü alsa da Sansa’nın bunu kullanmayacağını düşünmek büyük saflık olur. Ben konuşma için Jon’un taht için uygun olmadığını, harika birisi olsa da Demir Taht’ı yönetemeyeceğini net olarak gördüğüm sahne diyebilirim. Daenerys, Sansa’nın hamlesini görebilirken Jon onlara güvenmeyi seçti ve yanıldı. Sansa bulduğu ilk fırsatta bu bilgiyi Tyrion’la paylaşır. Tyrion da Lord Varys’la… Bu artık bir sır olmaktan çıkar ve herkesin bildiği bir bilgiye dönüşür.

Görüldüğü gibi Khaleesi’nin Demir Taht şansı git gide azalmaktadır.

Bu arada kaleye gelen sör Bronn ne kadar güvenilemeyecek birisi olduğunu bir kez daha ispat eder ve eğer istediğini alırsa Cersie’ye ihanet edeceğini söyler. Onu nasıl bir sonun beklediğini göreceğiz. Onun yetenekli bir katil olması gelecek bölümlerde savaşı kazanan tarafı lehine kritik hamleler yapabileceğini gösteriyor.

Bu arada hiç kimsenin beklemediği bir şey olur. Deniz yoluyla Kralın Şehri’ne doğru giden gemiler pusuya düşerler. Veeee ne yazık ki Daenerys bu saldırıda gözlerinin önünde bir ejderhasını daha kaybeder. Ejderha kendisine saplanan dev oklarla denize düşer ve ölür. Cersie’nin yeni müttefikleri az bir kuvvetle ve hiç kayıp vermeden tüm dengeleri değiştirecek bir hamle yapmayı başarırlar. Ayrıca Missandei’i esir alarak Cersie’nin eline bir koz daha verirler.

Cersie’nin tahtı vermemek için kelimenin tam anlamıyla her şeyi yapacağını bir kez daha görürüz. Cercesi kale kapıları halkı korumak için açtığını söyleyerek onları şehre doldurur. Ama şeytani zekasıyla kurduğu oyun başkadır. Onun halkı zerre kadar umursamadığı bellidir. Şehre masumları doldurma amacı sivilleri savaşta bir kalkan gibi kullanma isteğidir.

Lord Varys, Cersie’nin bu hamlesinin ne anlama geldiğini çok iyi anlar ve bunu Khaleesi’ye iletir. Ancak Khaleesi görünüşe göre neye mal olursa olsun bu saldırıyı yapacaktır. Lord Varys’ın bu sahnede ona bakışları onu tanıyanlar için bence yeterince korkunç…

Zaten bu konuşmanın hemen ardından Tyrion ve Lord Varys arasında geçen konuşmada taht oyunlarının en çarpıcılarından birisine daha şahit oluruz. Lord Varys, açıkça Khaleesi’nin tahta oturmasını desteklemediğini söyler. Ona göre taht Jon’un hakkıdır. Lord Varys, Tyrion’a tarafını doğru seçmesini söyleyerek adeta bir gözdağı verir. Bu arada Tyrion’ın “Peki ya Khaleesi ne olacak?” sorusuna cevap vermese de onun öldürüleceğini kastettiğini anlarız.

Ordular Kralın Şehri’ne doğru hareket ettiğinde Sansa Kuzey’de kalır. Ejderhanın öldüğü haberi nedeyse onu sevindirdi desem inanın abartmış olmam.

Final sahnesinde şehrin yüksek surlarını ve ejderhalar için konuşlandırılmış dev okları görürüz. Tyrion ölümü göze alarak surlara yaklaşır ve Cercie’yi teslim olması için ikna etmeye uğraşır. Cersei tek kelime bile etmez ama onun kendisi dışında hiç kimseyi düşünmediğini zaten biliyoruz. Cersei, şehirde taş üstünde taş kalmayacağını bilse bile teslim olmayacaktır.

Cersei’nin Tyrion’a cevabı ne yazık ki Missandei’i öldürmek olur. Khaleesi nefret dolu bakışlarla oradan ayrılır. Ne onun ne de Cersie’nin teslim olmaya niyeti yoktur.

Peki, gelecek bölümde ne olacak? Sadece bir ejderhanın kaldığını ve orduların savaş yorgunu olduğunu düşünürsek onların bir kuşatma savaşı yapacaklarını ön görebiliriz.

Bu kuşatma sırasında kaleye sızmak gibi ya da kaleden onların arasına birisilerinin sızması gibi sürpriz ve heyecanlı hamleler görebiliriz.

Savaşın sonucunun ne olacağına yönelik düşüncem şu.

Tüm dengeleri beraber düşünürsek Cersei’nin bu savaşı kazanacağı kesin gibi.. İşte tam olarak bu nedenle Cersei kaybedecek. Hatta onu daha önce söylediğim gibi Jaime Lannister öldürebilir. Cersei’nin kaybedeceğinin en büyük işareti zaten ondan sonrasına yapılan yatırımlar. Bölüm boyunca neredeyse herkes Cersei’den sonra ne olacağını konuştu. Dengeler ve taraflar netleşmeye başladı. İşte bu nedenle nasıl olur bilemem ama Cersei bu savaşı kaybedecek. Kaybettiği zamanda hayatta kalamayacağına göre muhtemelen ölecek.

Demir Taht’ın kimde kalacağı konusu bence yine sürprizlere gebe… Dengeler Khaleesi’nin aleyhine değişti ama Jon Snow’un onu yalnız bırakacağını düşünmüyorum. Tüm sevgimize rağmen Jon Snow Demir Taht için uygun değil. Taht oyunlarını bilmiyor eğer tahta çıkarsa onu çiğ çiğ yerler. Tahta Khaleesi daha çok yakışıyor hem de her açından…

Game of Thrones 8.sezon 4.bölüm (2019) Dizisi Tek Parça Full HD Nasıl İzlenir?

G.O.T 8.sezon 4.bölüm Dizisi türkçe dublaj ve türkçe alt yazılı seçenekleri ile BluTv platformunda yayınlanmıştır. BluTv web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden üye bilgileriniz ile giriş yaparak kesintisiz olarak seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir