Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

In The Tall Grass: Her Yardım Sesi Gerçek Değildir!

Netflix’te yayınlanan In The Tall Grass (Uzun Otların İçerisinde) adlı film korku, drama ve gizem etiketleriyle yayınlanan bir yapım. Bu yazında Stephen King’in romanından beyaz perdeye aktarılan bu yapım üzerine konuşalım.

Filmin Konusu

Filmde ıssız sayılabilecek bir yolun kenarında bulunan uzun otların içerisinde yaşanan gizemli olaylar anlatılıyor. Otların yanından geçenler öncelikle bir yardım sesi duyuyorlar. Bu sesin sahibine yardım etmek için otların içerisine adım atanlar çıkışı kaybediyorlar. Sonra da bu uzun otların içerisinde tuhaf olaylar yaşanmaya başlıyor.

Filmi Beğendim mi?

Eğer siteye göz atarsanız filmanalizi.net üzerinde filmlerin detaylı incelemelerinin yapıldığını görebilirsiniz. Ancak bu film için detaylı bir yazı yazmayı düşünmüyorum çünkü net olarak filmi beğenmedim. Ya da şöyle söyleyeyim: In The Tall Grass, vasat bir korku-gerilim yapımı. Hele hele King’in filmlerine ya da romanlarına yabancı olmayanlar için filmde neredeyse hiçbir sürpriz yok diyebilirim.

Yazının bundan sonrası spoiler içermektedir.

Filme yöneltebileceğim en büyük eleştirilerden bir tanesi yapımın muhtemelen yarıdan fazlasının karanlık ortamlarda geçmesi. Otların karanlık atmosferi gerçekten oyuncuları bile bastırabilecek kadar fazla. Bu nedenle filmin seyir zevki düşük.

İkinci olarak King romanlarında gördüğümüz klasik korku unsurlarının çoğu bu filmde de yer alıyor. Birden ortaya çıkan gizemli bir çocuk, kilise teması, zaman kayması, olağanüstü özellikler barındıran varlıklar… Hepsini birleştirdiğinizde yaşananların çoğu sürpriz olmaktan çıkıyor. Otların içerisinden gelen sesin sahte olduğunu en başta tahmin edebiliyorsunuz. İçeriye adım attıklarında karakterlerin birbirlerini kaybetmesi, otların içerisinde kaybolan başkalarının olması, asıl kızı kurtarmak için kendisini feda eden kişiler… Evet, bunların hepsi tahmin edilebilir olaylardı.

Filmin makyajları, çekim kalitesi, atmosferi, özel efektleri (var mıydı ki?) ve oyunculukları çok zayıf. Bunların hepsi bir korku gerilim filmi için hayati öneme sahipler.

Senaryo bence sıradanlıktan kurtulamıyor. Eğer sıkı bir korku-gerilim filmleri takipçisiyseniz olacakların çoğunu (final de dahil olmak üzere) tahmin edebiliyorsunuz.

Sonuç

Eğer King imzası gördüğümüz için bu yapımın üst kalite olduğunu düşünüyorsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Film hiçbir yönden (senaryo, çekimler, finali, oyunculukları vs.) vasatı aşabilen bir yapım değil. Unutmalık, tek seferlik, izleyip geçmelik ve biraz da korku-heyecan barındıran bir film arıyorsanız In The Tall Grass sizin için doğru bir tercih olabilir. Seyredin ve unutun; filmde fazlası asla yok.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir