Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

Leyla ile Mecnun: Masalsı Bir Acının Komediyle Dillenişi

Leyla ile Mecnun, sadece bir dizi senaryo ya da kurgudan ibaret değildir. O, aslında Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş mitlerini, kaybolan mahalle-şehir kültürünü ve erozyona uğramış insan ilişkilerini, sokak edebiyatından yola çıkarak, tekrardan insan hayatına sokmayı arzulayan bir folklorik projedir. Buradan bakıldığında Leyla ile Mecnun projesi, hem felsefi hem de sosyolojik yönüyle incelemeye değer bir alanı işaret etmektedir. Yazının amacı, dizinin alt metinlerinin, baskın karakterler üzerinden felsefi anlamda irdelenmesi ve bazı psiko-felsefik tanımlamalara bu sayede ulaşmaktır.

Leyla ile Mecnun hikâyesi, acıdan beslenen toplu histeri nöbetleriyle zenginleştirilmiş fantastik bir kurgudur. Bu yüzden bedenin ve iradenin yegâne düşmanı olan bir rüyalar manzumesinde vuku bulur. Senaryo ve hikaye aşkın acıyla hiç bıkmadan sevişmesinden mütevellittir. Aşk, fantastik bir acı halini aldığında, tamamen ümitsiz bir hastayı öyle rüyalara gark eder ki tüm şiirler, şarkılar aşık olunan kadına yazılır, tüm şairler onun kölesi olur.

Mecnun olma hali, öyle bir hastalıktır ki her daim insan ruhundan kaynağını bulur, bu yüzden sürekli iltihaplı bir yara gibidir. Sürekli taze kalan yara aslında Mecnun için biçilmiş kaftandır. Mecnun, varoluşunu, acının (masalsı-ümitvari) sonsuzluğundan besler ve bunu bir ilaçmış gibi çevresindekilere de kolayca kabul ettirir çünkü tüm kahramanların yaratıcısı da yine kendisidir

Aşk Acısına Meyilli Bir Adam: Mecnun

Mecnun bir aşk adamıdır her ne kadar beceremese de bunu çok ister. Sürekli aşık olmayı adet edinmiş bir ahmaktır. Ne istediğini bilmeyen, savruk, dengesiz bir hayalperesttir. Mecnun işe yaramaz gibi görünen ama sürprizlerle bazen seyirciyi duygusal anlamda alt üst etmeyi başaran bir karakter çizer. Bu onun hem karizmasını hem de cazibesini oluşturmaktadır.

Onun uzmanlık alanı aşk acısı çekmektir. Klasik Edebiyattaki Mecnun’dan hiçbir farkı yoktur. Tek farkı hem salak hem de beceriksiz olmasıdır. Mecnun’un genetiğine kazınan bu derbederlik nereden gelir bilinmez ama kendisi bu dünyaya terkedilmek üzere gelmiştir. Hayali mutlulukların peşinde sürüklenen ve bu uğurda aşkını anlamlandırmaya çalışan Mecnun dizinin omurgasını oluştururken hikâyeye de kaynaklık etmektedir.

Mecnun hayatı bilmeyen bir adamdır. Öğrenmeye de niyeti yoktur. Onun kafasından geçenleri izleyen seyirci kah güler kah ağlarken aslında unutturulan birçok şeyi de beraberinde hatırlar. Bunlar dostluk, mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri, evrendeki iyi – kötü savaşı vs… gibi şeylerdir. Senarist Burak Aksak bunları amaçlamış mıdır bilinmez ama Mecnun gibi bir karakter üzerinden bunu becerebilmek hem absürt hem de çok anlamlı gibi duruyor. Zaten Mecnun karakterine ve diziye olan yoğun ilginin altında bu absürt komedi öğeleri yatıyor.

Sonuç

Leyla ile Mecnun dizisi halen bir fenomen görüntüsüne sahiptir. Bu özelliğiyle de Türk dizi sektörüne farklı bir soluk getirmiş, yarattığı karakterlerle farklı bir üsluba sahiptir. Her ne kadar tuhaf biçimde yayından kaldırılsa da hem senaryo hem de kurgu olarak birçok diziden ayrılmaktadır. Hayata bakış tarzı, aşkı işleyişi, insan ilişkilerini irdelemesi açısından da Türk Dizi Geleneğine farklı bir soluk getirmiştir.

FRAGMAN


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir