Filmanalizi.NET

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!

NEFESİNİ TUT – 2018 EN İYİ ORİJİNAL HİKAYE ÖDÜLLÜ TÜRK YAPIMI KISA FİLM

Nefesini Tut, IMDB’S INDEPENDENT SHORTS AWARDS LOS ANGELES 2018 gibi ödüller kazanmış Türk yapımı bir kısa film. Emin Murat Kılıç’in yazıp yönettiği Nefesini Tut’un aldığı ödüller arasında 2018 en iyi orijinal senaryo ödülü de bulunuyor.  

Yayınlandığı Youtube kanalında en çok ödülü Amerika’dan alan Amerika eleştirisi kısa film tanıtımıyla verilmiş. Sanırım bu tanımlama filmde görülen bir politikacının konuşmalarından esinlenerek yapılmış ama bence sığ ve eksik bir ifade. Eleştirel yaklaşım sadece politikacılar için sergilenmiyor; hepimiz için gösteriliyor. Şimdi filme bir göz atalım.

YALAN KORKAKLARIN MASKESİDİR

Güray nefesini tuttuğu anda o an konuşan kişilerin aslında ne söylemek istediği ya da ne düşündüğünü duyabiliyor. Sanki o nefesini tuttuğunda diller susuyor ve şuuraltı konuşmaya başlıyor.

Kısa filmde eğitimcilerin sahtekarlığından, siyasilerin düzenbazlığına, oradan iş hayatının iki yüzlülüğüne kadar hayatın her alanına değinilmiş. Dokuz dakikalık bu kısa film bence bir ayna görevi üstleniyor ve ne yazık ki aynada yansıyanlar hiç de iç açıcı değil.

Öğrencilerin yeteneklerini bile umursamayan ve onları sadece bir müşteri gibi gören sahtekar eğitimciler…

Belli bir coğrafyaya barış getirdiğini söyleyen ama gerçekte silah pazarı oluşabilmesi için çatışma çıkmasını arzulayan ikiyüzlü politikacılar…

İnsanın yüzüne gülerken aynı anda hakaret edebilen iş soytarıları…

Çalışanlarını köle gibi çalıştıran, onlara verebildiği en düşük maaşı veren kara ruhlu kapitalist zihniyetli iş sahipleri…

Bir başkasının eşine sulanan adi mahluklar…

Facebook üzerinden caka satan zavallılar…

Ve eşini aldatan sözüm ona namuslu namussuzlar…

Güray belki bunların bir kısmını kendisine bu yetenek gelmeden önce de sezebiliyordu belki de sistem onu düşünmekten uzaklaştıran yarışmalarla, zekayı körelten ve saatlerce süren kopyala yapıştır aşk dizileriyle daha bilmem nelerle… körleştirdiği, hissizleştirdiği ve zombiye dönüştürdüğü için çevresini saran bu sahteliği göremiyordu bile.

SON SIĞINAK ANNE EVİ

Ancak bir anda gözleri açılınca o kadar bocaladı ki… Soluğu anne evinde aldı… Güray’ın artık bu hayata devam etmeye gücü kalmamıştı. Büyük olasılıkla intihar edecekti…

Çevresinde sadece kendisi için gözyaşı döken annesi vardı. Şair bu gözyaşları için boşuna söylememiş şu satırları…

Erişmek ne mümkünmüş meğer

Anneler gibi ağlamanın yiğitliğine? (Nazım Hikmet…)

Güray son bir kez nefesini tutuyor. Eğer hayatta güvendiği son sığınağı da farklı şeyler geçiriyorsa içinden o nefesi tekrar almasına gerek kalmayacaktı…

Onunla birlikte biz de nefesimizi tuttuk adeta…

Ancak anne yüreği bu…. Evladına karşı düşündüğünden farklı söylemesi ne mümkün?

Dışı neyse içi de o…

Güray nefesini tekrar tutar tekrar dinler bu kalp sesini… Sonra çıkar ve annesine sarılır. Evet, herkes ama herkes senin kötülüğünü isteyebilir. Sırtından bir hançer saplayabilir en ummadığın anda… Saklayabilir yüzünü seni uçurumun kenarına getirene dek…

Ancak bu hayatta ardına bile bakmadan sığınabileceğin tek liman annendir. Bu hep böyleydi ve böyle kalacak.

Ağarsa anam ağlar; gerisi yalan ağlar…

Nefesini Tut adlı kısa filmin incelemesini 25. Kare Youtube kanalından seyredebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir