Skyfall Konusu İnceleme Analiz ve Fragman

Skyfall Konusu

MI6 ciddi bir saldırıya uğrar ve kurumun değerleri temelden sarsılır. M’e karşı sadakat testinden geçen ajan James Bond kişisel bedelleri ağır olsa da, tehdidi bulup her ne pahasına olursa olsun yok etmelidir. Zira MI6’yı ciddi riske sürükleyen isim Silva adında gözü kara, gizemli bir adamdır…
Sinema tarihinin en uzun soluklu aksiyon film serisi olan gizli ajan 007 James Bond’un nefes kesen macerası bu sefer Türkiye, Çin ve İngiltere ekseninde geçiyor.
Serinin 23. filmi olan Skyfall’da 2000’li yılların son Bond’u olarak Daniel Craig’i izlerken ünlü aktöre M rolünde seyircinin alıştığı üzere Judi Dench, Silva rolünde Javier Bardem, hukümet görevlisi Mallory olarak Ralph Fiennes, seksi Bond kadınları olarak ajan Eve rolünde Naomie Harris ve Severine rolünde Bérénice Marlohe eşlik ediyor.
Yönetmen koltuğunda Sam Mendes’in oturduğu filmin Türkiye dışındaki diğer çekim mekanları arasındaysa Şangay, Londra ve İskoçya’nın kuzey bölgeleri yer alıyor.

 

Skyfall İnceleme  – Analiz

2012 gişe hiti süper kahramanlarında gözle görülür bir “insanileşme” var. Mayıs ayında Yenilmezler’in de boyunu aşan kötücül güçler olabileceğini gördük, Temmuz’da Batman -sonradan toparlansa da -karizmayı önce birkaç tur Bane’e kaptırdı, geçtiğimiz hafta ilk fragmanı görücüye çıkan Iron Man 3’te Stark imparatorluğunun yerle bir olma sahnelerini izledik… 1962’den itibaren hayatımıza giren 007 Ajan James Bond da, serinin 24. filmi Skyfall ile gerçekten düşüyor. Anlaşılan o ki Hollywood, en sıkı maceradan “sıyrık almadan kurtulan kahraman” klişesini artık yemediğimizi idrak etti.

Bu sene 50. yaşına basan Bond efsanesi, sinema tarihinin en uzun soluklu serisinin olmasının yanı sıra, geride bıraktığımız 50 yıllık politik, bilimsel ve sosyo-ekonomik dönüşümlerin de iz düşümü adeta. Doktor No, Amerikan uzay üssünü sabote ettikten 7 yıl sonra ilk kez insan aya ayak bastı, 70’li yıllara damgasını vuran her türlü kaçakçılık James Bond öykülerinin besleyici unsuru oldu ve pek tabii ki Amerika ile Sovyetler arasında 30 seneden fazla süren Soğuk Savaş yıllarının tüm nükleer etkisi 007 kod adlı ajanımıza yansıdı.

2000’li yıllara gelindiğinde MI6’nın her koşulda en iyi kozu olan James Bond’u bu sefer küresel bir tehdit olan terör örgütleri bekliyor ki yine medeniyet tarihimizle paralel giden olay örgüleri var karşımızda. Başrol karakteri hiç değişmeyen bir serinin 50 yıldır izlenmesinin sırrı belki de burada saklıdır.  1962’den itibaren Ian Fleming’in romanlarından mot-a-mot olmasa da paralel kurgularla uyarlanan James Bond filmleri, özellikle Daniel Craig’in başrolde olduğu son 3 filmde iyice özgünlük ve özgürlük kazandı. Zira 2006 tarihli Casino Royale yine bir Fleming romanından yola çıksa da, bu sefer karşımızda daha insani yönlerini gördüğümüz, uyum sorunları yaşayan, terfisini kaldıramayan, hata da yapabilen, yara alan bir 007 vardı.  Paul Haggis, Neal Purvis ve Robert Wade üçlüsünün kaleminden çıkan ve Craig’in oldukça başarılı performansıyla yeniden dirilttiği, “ajan kadar insan da olan” Bond’u, seyircisi de, eleştirmeni de çok sevdi. Bu hafta vizyona giren Skyfall ‘da ise James Bond resmen düşüyor! Nerede ve nasıl kalktığına filmin sürprizlerini bozmamak için girmeyelim ama sinema tarihinin en başarılı ajanının da düşebileceğini görmek, insana iyi geliyor.

Skyfall Fragman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir