FilmAnalizi.net

Film Analizinin Vazgeçilmez Merkezi!
iron-man-3

Iron Man (2008) – Demir Adam Film Analizi

Marvel evreni filmleri üzerine konuşacağımız bu ikinci yazının kahramanı Demir Adam. Demir Adam şahsen benim en çok sevdiğim süper kahramanlar arasında… Demir Adam zırhın karizması ve ihtişamı gerçekten muhteşem ve bence Demir Adam sinemaya aktarılan en başarılı süper kahramanlardan birisi.

Iron Man (2008) – Demir Adam Fragman / Trailer İzle

Demir Adam’ın doğuşunu ve zırhın içerisinde yer alan Tony Stark’ın geçirdiği zihinsel dönüşümü anlatan bu yapım bence IMDB puanını sonuna kadar hak eden başarılı bir süper kahraman filmi.

Tony Stark’ın geçirdiği zihinsel dönüşüm

Bence filmin en başarılı yönlerinden birisi şımarık bir silah tüccarı Stark’ı Demir Adam’a dönüştüren zihinsel değişimin adım adım ve başarılı bir şekilde yansıtılabilmesi. Stark’ın babasını yani Howard Stark’ı daha önce Kaptan Amerika İlk Yenilmez’de zengin bir silah tüccarı olarak seyretmiştik. Filmin hemen başında Tony Stark’ın babasının mirasını devam ettiren başarılı bir silah üreticisi olduğu vurgulanmaktadır. Ancak Tony Stark’ta babasında bulunmayan bir tür şımarıklık olduğunu gözlemliyoruz. Kendisine ödül takdim etmek için düzenlenen geceye katılmayan Tony, aynı vakitlerde bir kumarhanede kumar oynamaktadır. Üstelik ona verilen ödülü umursamadan bir başkasına verdiği görülmektedir.

Şımarık tavırlarıyla ve bir koruma ordusuyla ortalıkta gezinen Stark, aslında yaptığı bu işin yararlı olduğuna sonuna kadar inanmakta ve silah üretiminin barışı korumanın tek yolu olduğunu söylemektedir.

Ancak Tony’nin inandığı tüm bu değerler kökünden sarsılmak üzeredir. Tony, Afganistan’da bizzat kendisinin ürettiği yeni nesil bir roket tanıtım gösterisine katılmıştır. Bu gösteride herkesi yeni silahına hayran bırakan Tony’nin konvoyuna yolculuk sırasında bir saldırı düzenlenir. Tony Stark bu saldırıda ölümcül yaralar almış ve esir düşmüştür.

Kendisini esir alan bu kişiler ondan yeni nesil roketin aynısından üretmelerini istemektedirler. Ben bu sahneyi izlerken,  bir mağarada seri üretim yapılamayacağına göre sadece bir roketin üretimi için neden Tony Stark kaçırılır ki diye düşünmeden edememiştim. Ama bu kaçırma işinin içerisinde Tony’nin ortağının olduğunu ve onun bir taşla iki kuş vurmaya çalıştığını daha sonra anlayacağız. Tony’e ihanet eden ortağı bu hamlesiyle hem silahın üretim planlarını ele geçirecek hem de Tony’den kurtulmuş olacaktır.

Tekrar Tony’nin zihinsel dönüşümüne gelirsek, o tam üç ay boyunca yaşadığı bu esir hayatında silahların yanlış kişilerin elinde bir zulüm aracına dönüştüğünü bizzat görmüş oldu. Kendi yaralandığı silah, mağarada ona doğrultulan silahlar ve daha sonra mağara dışında yığınak halinde gördüğü tüm malzemeler kendi şirketinin üretimidir. 

Tony Stark’ın, Afganlılar tarafından Amerika tarihinin en ünlü kitle katliamcısı olarak tanınması da ona ayrıca bir şok yaşatan gelişmeler arasında sayılabilir.

Stark ardarda yaşadığı tüm bu şoklardan sonra ürettiği silahların kendi düşündüğü gibi barışa değil dünyanın yıkımına hizmet ettiğine tam olarak ikna olmuştur. Tony, eğer bir nedeni olmasaydı hayatta kalamayacağını, hala hayatta olmasının bir sebebi olması gerektiğini düşünmektedir. Ona göre hayatının amacı artık daha önce tehlikeye attığı insanların yardımına koşmaktır.

Bu arada mağarada kendisi gibi esir olan bilim adamı Yinsen’ın, Tony’ye “Ailen var mı?” diye sorması Tony’nin kendisini bir anda her şeyi olan ama aslında hiçbir şeyi olmayan birisi gibi hissetmesini sağlamıştır. Tony Stark, daha önce doğum gününü bile umursamadığı yardımcısı Pepper’a “Senden başka hiç kimsem yok” diyecektir ki bu onun ne kadar değiştiğini gösteren bir diğer ipucudur.

Onun şımarık silah tüccarı kimliğinden masumları koruyan ve onlar için savaşan Demir Adam’a dönüşüm hikâyesini böyle özetleyebiliriz.

Rakip şirketler neden başka bir Demir Adam üretemiyorlar?

Seyircilerin bu soruyu soracağını bilen yapımcılar cevabı filme özenle yerleştirilmiş. Bilindiği gibi Tony Stark’ın Afganistan’da aldığı ve kendi silahlarının neden olduğu yara aslında ölümcüldü. Mağaradaki doktor ya da bilim adamı onun kalbine doğru ilerlemekte olan şarapnel parçaları olduğunu ve onları vücudundan çıkaramadığını söylemektedir. Yinsen, onların Tony’nin kalbine gitmesini bir tür elektro mıknatıs yardımıyla engellemiştir. Ancak bu mıknatıs kocaman bir akü sayesinde çalışabilmektedir.

Tony mağarada bulunan malzemelerle kendisine küçük bir ark reaktörü yapmayı başardı. Böylelikle kendisini kocaman bir aküye bağlı yaşamaktan kurtarmış oldu. Stark’ın mağarada ürettiği bu mini reaktör aslında daha önce fabrika ürettikleri dev reaktörün minik bir kopyasıydı. Stark’ın ürettiği bu mini reaktör ilk demir adam kostümü için gerekli enerjiyi içinde barındıran eşsiz bir teknoloji içeriyordu. Stark bu sayede mağaradan kurtulmayı başarmıştı. Onun bu teknolojiyi kullandığını bilen hain ortağı Obıdaya, kendisine büyük bir demir adam zırhı yaptıktan sonra elindeki tüm bilim adamlarını kullansa da zırha enerji verecek minik bir reaktör yapmayı başaramadı. Obıdaya için çalışan bilim adamı bu reaktörü üretmenin imkansız olduğunu söylemektedir. İşte bu konuşmanın ardından neden başka bir Demir Adam yapılamayacağını anlıyoruz. Taklit zırhların üretimi başarılsa bile zırhlara güç verecek teknolojiyi üretebilecek beyin sadece Tony Stark da bulunmaktadır.

Kötü Adamların Karakteristik Özelliği: Güç Çılgınlığı

Ne alaka diyebilirsiniz ama Demir Adam’daki bir sahne bana uzun yıllar önce çevrilen Deli Yürek dizisindeki bir sahneyi hatırlattı. Demir Adam’ın kötü karakterlerinden birisi olan Raza karakteri mağarada geçen konuşmada dünyayı yönetme sırasının kendisine geleceğini söylemektedir. Bana Deli Yüreği hatırlatan sahne işte tam olarak bu… Afganistan’da 10 YÜZÜK adlı küçük bir örgütü yöneten bu adamın dünyaya hükmetme hayali kurması… Deli Yüreğin bilge bir karakteri olan Kuşçu, mücadeleden yorulan ve gitmek isteyen Yusuf’a şöyle söyler: “Gittiğin yerin Tanrısına benden selam söyle…” Kuşçu, bununla insanın içerisindeki güç çılgınlığını anlatmak istemiştir. Kötü adamların klasik özelliği güce tapmaları ve hep daha fazlasını istemeleridir. Afganistan’da küçük bir birliğin başında olan bu adam kendi çapında bir tanrıcılık oynamaktadır. Ama onun daha büyük bir tanrıcık tarafından sinek gibi ezildiğine şahit olacağız.

Demir Adam Filmi ile İlgili Son Sözler

Bu arada bu süper kahramana Demir Adam isminin gazeteler ya da Tony Stark’ı uçarken gören kimseler tarafından verildiğini anlıyoruz. Demir Adamın doğuşunu hiç aceleye getirmeden oldukça etkili bir şekilde beyaz perdeye aktaran bu yapım en güzel süper kahraman filmleri arasında yer almaktadır.

Filmin sonlarında S.H.I.E.L.D. ajanları aynen Kaptan Amerika İlk Yenilmez’de olduğu gibi Demir Adam’la iletişime geçmişlerdir. Bu arada Demir Adam filmi S.H.I.E.L.D. isminin ilk kez duyulduğu yapımdır.

Bu yazıda Demir Adamın doğuşunu anlatan yapımı inceledik. Diğer Marvel filmleri anlatımında buluşmak üzere…

Marvel Evrenindeki Filmlerin Kronolojik İncelemeleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir